Türkiye'de işçi maliyeti yüksek!

Türkiye'de işçi maliyeti yüksek!

Hükümetin asgari ücretlinin yükünü işverene yükleyerek götürme politikasından vazgeçmesi gerektiğini hatırlatan KSO Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil, "Asgari ücrette işçinin eline geçen değil, işveren maliyeti yüksek" dedi.

Konya Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil, asgari ücrette işçinin eline geçenin değil, işveren maliyetinin yüksek olduğunu söyledi.
Asgari ücretin yüksekliğinin IMF Birinci Başkan Yardımcısı Anne Krueger'in yaptığı açıklama ile yoğun bir şekilde tartışıldığını hatırlatan KSO Başkanı Büyükhelvacıgil, "İşçilerin eline geçen meblağı göz önüne alan yazarlar bu açıklamayı son derece şiddetle eleştirmektedirler. Ancak bu, konunun sadece bir yönüdür. Olaya asgari ücretin işverene maliyeti açısından bakılmadan konu net bir şekilde anlaşılamaz. Bunun da ötesinde ülkemizde niçin kayıt dışı istihdamın yaygın olduğu sorusuna cevap verilemez" dedi.

Bir işçinin asgari ücret üzerinden istihdamı halinde işçinin eline geçen bedelin yüzde 70'inin vergi, prim ve diğer kesintiler nedeniyle işverene yük bindiğine işaret eden Başkan Büyükhelvacıgil, "Bu durum sistemimizin açmazıdır. Bu açmaz ülkemizde işçilik maliyetlerini yükselten temel sebeptir" diye konuştu. Türkiye'de 16 yaşından büyük bir işçinin eline 350.15 YTL net asgari ücret geçtiğini, buna karşılık bu işçinin işverene maliyetinin 593.77 YTL olduğunu belirten KSO Başkanı Büyükhelvacıgil, "Bu tutara işyerinde sağlanan iaşe giderleri, ulaşım giderleri, kıdem tazminatı karşılıkları ve harcırahlar dahil değildir" şeklinde konuştu.

İşverenler olarak asgari ücretin net rakamlarla Türkiye standartlarında istenen seviyede olmadığının bilindiğini belirten Büyükhelvacıgil, hükümetin asgari ücretlinin yükünü işverene yükleyerek götürme politikasından vazgeçmesi gerektiğini aktardı. İşverene mal olan bir asgari ücretlinin maliyetini düşürmeye yönelik yeni kararlar alması gerektiğini öneren KSO Başkanı Büyükhelvacıgil, asgari ücret belirlenirken bölgesel farklılıklarında göz önünde bulundurulmasının; hem ekonomik, hem sosyal, hem de toplumsal huzur açısından olumlu sonuçlar doğuracağını kaydetti.

Sınai üretimde rekabetçi fiyatlara ulaşabilmek için maliyetlerin kontrol edilebilir olmasının son derece önemli olduğuna işaret eden KSO Başkanı Büyükhelvacıgil, "İstihdamın artırılması da buna bağlıdır. Rekabet edilen ülkelerde bu tür yasal yükler daha rekabetçidir. Bu nedenle asgari ücretin vergi dışı tutulması ve sosyal güvenlik primlerinde indirime gidilmesi kaçınılmazdır. Asgari ücret üzerinden vergi ve sosyal güvenlik primlerinde indirim gündeme geldiğinde kamu açıklarının finansmanında güçlüklerle karşılaşılacağı dile getirilmektedir. Oysa bu yolla kayıt dışı istihdam ortadan kalkacak ve buna bağlı olarak vergi ve prim gelirlerinde bir azalma olması bir yana, artış dahi gerçekleştirilebilecektir" dedi.

Sosyal güvenlik sisteminin tüm mali yükünün girişimcilerin üzerinde olduğunu açıklayan KSO Başkanı Büyükhelvacıgil, sözlerine şöyle devam etti:
"Bunun da ötesinde gelir vergisinin ana kaynağı ücretlilerden kesilen vergilerdir. Asgari ücretin vergilendirilmesi, sigorta primleri, işsizlik sigortası primleri, ihbar tazminatı, kıdem tazminatı gibi sosyal güvenlik kesintilerinin ulaştığı boyut istihdamın maliyetini olağanüstü artırmaktadır. Bu denli yüksek maliyetler ise kayıtlı ekonominin önündeki temel engellerden birisidir. Sosyal güvenlik sisteminin genç yaşta emeklilik gibi rasyonel olmayan uygulamalar neticesinde bozulan dengesi sosyal güvenlik sisteminin maliyetini giderek artırmaktadır. Bu şekilde artan maliyetler sebebi ile ya tamamen kayıt dışı istihdam yani kaçak işçi çalıştırma gündeme gelmekte yada kayıtlı istihdamda vergisel kayıt dışılık ortaya çıkarılmakta yani çalışanlara ödenen ücretler düşük gösterilmektedir"