Türkiye Ortadoğu'da aktif olarak rol almalı

Türkiye Ortadoğu'da aktif olarak rol almalı

ASKON Konya Şube Başkanı Yakup Yıldırım: Türkiye Ortadoğu'da aktif olarak rol almalı

Ortadoğu ve Kuzey Afrika Ülkeleri, Tunus, Mısır, Ürdün’de başlayan halk ayaklanmasını değerlendiren ASKON Konya Şube Başkanı Yakup Yıldırım, “Yıllardır değişmeyen iktidarlar, Otoriter, baskıcı ve toplumu dışlayan modeller. Aynı zamanda ekonomik olarak sürekli kötüye gidiş, Tunus, Mısır ve Ürdün’ü bu hale getirdi, bu gün bu ülkeler baktığımız zaman Sokaklara dökülen milyonlarca insanın bağımsız, adil, insanca bir yaşamın direnişini göstermekte olduğunu, özgürlüklerinin savaşını vermekte olduğunu görürüz” dedi

Bugüne kadar İsrail-Filistin gerginliği merkezinde gündemde olan bir bölge, kendi halkının baskıcı rejim altında ezilmişliğine, yoksulluğuna, kanayan yaralarına uzak, fakat ABD ve İsrail e yakınlığı ile bilinen bir başkanın ülkeyi sokaklara döktüğünü, sokaklarda aynı halkın insanının çatıştıklarının altını çizen Yıldırım şu tespitlerde bulundu: Başta ABD olmak üzere Batılı ülkeler Ortadoğu'da değişim istemiyor. Her ne kadar farklı zamanlarda demokrasiyi destekler çıkışlar yapsalar da, samimi olmadıkları için bir şey değişmiyor. Ancak son yıllarda Ortadoğu köklü bir değişim yaşıyor. Yıllardır değişmeyen iktidarlar. Bunların bazısı krallık, bazıları cumhuriyet adını taşıyor ama yönetim biçiminde çok fark yok. Otoriter, baskıcı ve toplumu dışlayan modeller. Aynı zamanda ekonomik olarak sürekli kötüye gidiş söz konusu. Bu iki olgu bugün yaşananların en temel nedenleri. Bu tabloyu ağırlaştıran dışsal koşul ise bu yönetimlerin Batı tarafından sürekli desteklenmesidir. Yani başta ABD olmak üzere Batılı ülkeler Ortadoğu'da değişim istemiyor. Ancak son yıllarda Ortadoğu köklü bir değişim yaşıyor. Bu değişimin merkezinde Batı'nın bölge üzerinde uyguladığı politikaların iflası var. Batılı ülkelerin bölgede desteklediği tüm muhalif hareketler başarısız oldu. İran konusunda, Suriye konusunda vs. sürekli bir başarısızlık söz konusu. İşte Batı'nın bu başarısızlığı kaçınılmaz olarak bölgede önce bir sorgulama sonra da bir değişim sürecini tetikledi. Örneğin ABD İran'da rejimi tasfiye edemediği gibi, İran kendi nükleer programını geliştirdi ve bölgede dikkate alınması gereken bir ülke oldu. 2005'te Refik Hariri'nin öldürülmesiyle ABD'nin iki hedefi vardı: Bir, Suriye'yi Lübnan'dan daha doğrusu Suriye'yi Ortadoğu siyasetinde uzaklaştırarak etkisiz kılmak, ikincisi bununla bağlantılı olarak Hizbullah'ın askeri gücünü tasfiye etmek. Ama ne oldu, proje başarıya ulaşmadı ve ABD Suriye ile masaya oturmak zorunda kaldı. Hizbullah tasfiye edilemeyince İsrail, Lübnan'a saldırdı, o da bir sonuç vermedi. Yine Filistin'de Ortadoğu'nun en demokratik seçimleri yapıldı, Batılıların neredeyse seçime girsin diye yalvardıkları Hamas iktidara geldi. Bu kez Hamas düşman ilan edildi. Kısaca artık Ortadoğu ABD'nin istediği Ortadoğu değil. Yeni bir Ortadoğu'dan bahsedebiliriz.

ABD KORKUYOR
Mısır’ın Arap dünyasında ve jeopolik açıdan önemli bir ülke olduğuna dikkat çeken Yıldırım, “ABD' ve İsrail in bölgedeki en büyük müttefiki, Bu gün ABD başkanının Mısır temsilcisi açıklamasın da Mısır’ın İsrail ile yaptığı anlaşmalara sadık, barışçı ve ılımlı olabilmesi için Mübarek’in iktidarda kalabilmesi son derece önemli diyor. Öbür taraftan İsrail başbakanı savaş alarmı veriyor genelkurmay başkanı ise birkaç cephe de savaşa hazırlıklı olmaları gerektiğini söylüyor. Bu açıklamalar bu gelişmeler ABD ve İsrail in Mısır üzerindeki otoritesini ve hâkimiyeti ni yitirme korkusundan başka bir şey değildir. Ancak Mısır'daki tablo da diğer Arap ülkelerinden farklı değil. Sokaktaki isyan, Mısır'da köklü bir değişimi istiyor. Üzerinde batının hâkimiyet i olduğu ve yönettiği bir ülke değil, inançları için yaşayabilecekleri bir ülke istiyorlar. Türkiye’nin bölgede istikrarlı bir şekilde hareket etmesi gerektiğini kaydeden Yıldırım, Mübarek bir açıklamasında Türkiye karışmasın diye mesaj gönderiyor. Bu mesaj Mısır liderinin mesajımıdır yoksa ABD ve İsrail in mesajımıdır, Türkiye’nin de yeniden şekillenen bir Ortadoğu’nun içerinde bulunmasından çekinenlerin mesajımıdır. Türkiye elhamdülillah Müslüman bir ülkedir, bulunması gereken safta Müslümanların safıdır. Olayları yakinen takip eden dışişleri bakanlığı ve hükümet yetkililerimizin de bizim gibi hissettiklerini düşünüyor, Yeniden şekillenen Orta doğuda Türkiye kesinlikle aktif olarak rol alması gerektiğine inanıyoruz” ifadelerine yer verdi.