Türkiye 2080de sular altında

Türkiye 2080de sular altında

SÜ'den Prof. Dr. Mustafa Pehlivan, “Yaşam şekillerini değiştirmeden su sorununu çözemeyiz” dedi.

Küresel ısınma ve sonuçlarıyla ilgili önemli açıklamalar yapan Prof. Dr. Mustafa Pehlivan, iklim değişikliklerinden dolayı Türkiye’nin sahil kıyılarının, 2080 yılında sular altında kalacağını belirterek “Yaşam şekillerini değiştirmeden su sorununu çözemeyiz” dedi.

 

Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Pehlivan, küresel ısınmanın karbondioksit ile sera gazlarından kaynaklandığını ve bu gazların miktarındaki artışla birlikte atmosferdeki ısının yükseldiğine dikkat çekti.

Sanayileşmenin yüzde 24, enerji kullanımının yüzde 49 oranında küresel ısınmaya katkı sağladığına işaret eden Prof. Pehlivan, “Bu durumun, buzulların erimesi ve okyanusların yükselmesi gibi ciddi sonuçlar doğuracak iklim değişmelerine yol açmasından endişe edilmektedir” dedi.

Konya Aydınlar Ocağı’nın Sille Kültür Evi’nde düzenlediği Salı Sohbetleri’nde, “Küresel Isınmanın Çevresel Etkileri” konulu bir sunum gerçekleştiren Prof. Dr. Pehlivan, küresel ısınmaya insan kaynaklı sebepleri sayarken “tropik ormanların yok olmasının yüzde 15, enerjinin (hava kirliliği) yüzde 50, kimyanın (fabrikalar) yüzde 20, tarım ve atık maddelerin yüzde 15” sera etkisi sağladığını belirtti.

Dünyayı en çok kirleten ülkeler arasında Amerika’nın başı çektiğini ve bunu sırasıyla Belçika, Danimarka, Almanya, Japonya ve diğer AB ülkelerinin takip ettiğini ifade eden Prof. Pehlivan, ozon tabaksının da çeşitli gaz kullanımlarından dolayı büyük tahribata uğradığını belirterek “Küresel ısınmayla birlikte dünyada 1 milyona yakın tür yok olacak”  diye konuştu.

Küresel ısınmanın çevresel etkileriyle ilgili olarak “çölleşme, kutuplardaki buzulların erimesi ve sağlık problemleri”ni gösteren Prof. Pehlivan, “Yeryüzünün aşırı derecede ısınmasının kuraklığı, erozyonu ve tarımsal üretimdeki hızlı düşüşü beraberinde getireceğini; buzulların erimesiyle birlikte deniz ve okyanus seviyelerindeki yükselmelerin artacağını ve bunun da sel baskınlarına, fırtınalara. kıyı şehirleri ile adaların su altında kalacağına yol açacağını; sıtma ve bulaşıcı hastalıkların, kıtlık ve kıtlığa bağlı sağlık sorunlarının, göz hastalıklarının (Katarakt vb.), kalp ve solunum yolları hastalıklarının, ruhi depresyonların çoğalacağını” söyledi.

TÜRKİYE ÇÖLLEŞİYOR

Türkiye’nin su ve toprak erozyonuyla birlikte gittikçe çölleştiğini, M.Ö. 10 binli yıllarda Anadolu’nun yüzde 72’sinin ormanlarla kaplı olduğunu hatırlatan Prof. Pehlivan, bugün bu oranın yüzde 22’nin altına düştüğünü belirterek şunları söyledi:

Türkiye, küresel ısınmadan dolayı büyük bir kuraklık yaşamakta, su ve toprak erozyonundan dolayı da giderek çölleşmektedir.

Dünyada yılda 24 milyar ton, Türkiye’de ise 500 milyon ton tarım toprağı erozyonla yok olmaktadır. Türkiye’nin 2010’daki nüfusu yüzde 2 artarak 80 milyona, tarım arazisinin de yüzde 15 dolayında azalarak 20 milyon hektara düşeceği, bu da kişi başına düşen buğday miktarının yüzde 30 azalarak 150 kg. olacağı anlamına geliyor. Peki ya sonra…”

İklim değişiklikleri nedeniyle 2080’de, deniz seviyesinin 44 cm. yükselmesi sonucunda su altında kalacak ülkeler arasında Türkiye’nin de bulunduğuna dikkat çeken Prof. Pehlivan, “Dünyadaki toplam su miktarı, 1.4 milyar kilometreküp. Bunun yüzde 97.5’i okyanus ve denizlerdeki tuzlu su. Sadece yüzde 2.5’i tatlı su. Tatlı suyun da yüzde 90’ı buzullarda, toprakta, atmosferde ve yeraltında. Kullanılabilir su miktarı ise sadece yüzde 0.3.  

Bu nedenle, hızlı nüfus artışı ve su kaynaklarının azalması, dünyada ve ülkemizde su problemini de beraberinde getirmektedir” dedi.

Prof. Pehlivan, kuraklık ve su sorunundan dolayı Türkiye’yi bekleyen tehlikeleri de şöyle sıraladı: Kuraklık ve kuraklığa bağlı olarak sıcak hava dalgaları, su kıtlığı, tarım ürünlerinde azalma, orman yangınları, ani seller, mesela bir şimşek ve gök gürültüsü ile başlayan bir saatlik yağışlar. Özellikle şehirlerde sellere neden olacak türden problemler, uzun vadede (2100’e kadar) Türkiye’nin güneyini de içine alan su baskınları-denizlerin yükselmesi.

Su yönetimi ile ilgili tavsiyelerde de bulunan Seydişehir Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Mustafa Pehlivan, bununla ilgili şunları kaydetti: Tarımda Yüzde 20 tasarruf yapılmalı.

Yetkililer çiftçinin teknoloji ihtiyacını karşılamalı ve eğitmeli. Altyapı tesisleri düzeltilmeli; sanayide suyun tekrar tekrar kullanımı için yatırım yapılmalı, yetkililer bu konuyu teşvik etmeli. Suyun doğru paylaşımı yapılmalı. Su Ekonomisi Bakanlığı kurulmalı; hava, iklim, su konuları tek kurumdan yönetilmeli. Bu amaç ve ilkeler doğrultusunda ‘su politikaları’ yapılandırılmalıdır. Memleket