Türkçe bizim kimliğimizdir
Doç. Dr. Can “Dil, bizim şahsiyetimiz ve kimliğimizdir. Dil bizim inancımız ve her şeyimizdir. Bir memleket tank ve tüfekle değil, kelimelerle korunur” dedi.
Doç. Dr. Ali Can, Konya Aydınlar Ocağı’nın Salı Sohbeti’nde yaptığı konuşmada, dil bilimi açısından Türkçe ibadetin mümkün olmadığını söyledi.
Sille Kültür Evi’nde gerçekleşen sohbette Dr. Ali Can, İslâm’da reform hareketlerinin ülkemizde zaman zaman gündeme geldiğini ve getirildiği kaydederek “Dil (lisan) bir toplumun kimliği ve bir milletin geçmişidir” dedi.
Arap alfabesi ile Latin alfabesi arasında farklar bulunduğunu ve bu harfler ile kelimelerin birbirlerinin yerini tutmadığını ifade eden Dr. Can, “Kur’an lafzının bizim için ayrı bir yeri ve önemi vardır” dedikten sonra şunları kaydetti:
Kelimelerin her birinin bir geçmişi ve evresi vardır. Kelimeler kültürlerle yaşarlar. Kültürel değer ve normlarla hayatta kalırlar. Kelimeler, yüzyıllar içerisinden süzüle gelen değerdir. Her birinin bir anlamı, kullanım alanları ve ayrı dünyaları vardır. Meselâ; savcı, türedi bir kelimedir. Devlet adına avukatlık yapan kişi demektir. Ama savcı, bunun yerini tutmamaktadır. Savcının görevi geleni savmak mıdır? Biz “günaydın” diyoruz. İngilizler “good morning”, Araplar ise “sabah’ül hayr” diyorlar. Bunların üçü de birbirlerini tutmuyor. Gününüz aydın olsun ile sabah şerifleriniz hayırlı olsun arasında çok fark var.”
Eğitimin “kelime öğrenme süreci” olduğunu ve kitap tercümelerinin, orijinalin aynısı olmadığına dikkati çeken Dr. Can, “Dilimizin sınırları, aynı zamanda düşüncelerimizin de sınırlarıdır. Ufuk açma kelimelerle olur, mümkündür. Yabancı dil kullanmakla bu memlekete en büyük kötülüğü yapmış olursunuz. Dil, bizim şahsiyetimiz ve kimliğimizdir. Dil bizim inancımız ve her şeyimizdir. Bir memleket tank ve tüfekle değil, kelimelerle korunur” şeklinde konuştu. Memleket