Türk Savunma Sanayii Zirvesi

Türk Savunma Sanayii Zirvesi

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: (3)- "İdlib'de bu harekatlarımızın başarısından aldığımız destekle, yürüttüğümüz politika sayesinde büyük bir insani krizin önünü Rusya ile beraber orada geçtik. Sıra Fırat'ın doğusundaki terör öbeklerini dağıtm

ANKARA (AA) - Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İdlib'de büyük bir insani krizin önüne geçtik. Sıra, Fırat'ın doğusundaki terör öbeklerini dağıtma kararımızı hayata geçirmeye geldi." dedi.

Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde, Türk Savunma Sanayii Zirvesi'ndeki konuşmasında, Teknofest'te gençleri gördüğünü, hepsinin dinamik bir zihne ve zekaya sahip olduğunu ifade etti.

Devletin ve milletin tek bir kuruşunun dahi amacına uygun olmayan yerlerde kullanılmasına rıza gösterilemeyeceğinin altını çizen Erdoğan, "Kaçak göçek de olsa bu yollara tevessül edenler varsa eninde sonunda meselenin ortaya çıkacağına ve kendilerinden hesap sorulacağına bir defa emin olsunlar. Aksi yönde baskıya uğradığını düşünenler varsa, durumu bizzat bizlere bildirmelerini istiyorum." diye konuştu.

Erdoğan, hiç kimsenin kişisel çıkarının ülkenin ve milletin menfaatlerinin üzerinde olamayacağını vurgulayarak, Şeyh Edebali'nin Osman Gazi için söylediği nasihatı hatırlattı.

Türkiye'yi hedeflerine fazilet ve adaletten ayrılmayan ilim, irfan, idare erbabıyla ulaştıracaklarına inandığını aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin savunma sanayi alanındaki çalışmaları keyfe keder bir tercihten değil, mecburiyetten kaynaklanıyor. Dikkat ediniz, geçmişten bugüne doğru baktığımızda ne zaman ülke ve millet olarak başımız dara düşmüşse hepsinde de aynı anda ciddi bir ambargoya maruz kaldık. Kıbrıs Barış Harekatı'nda terörle mücadelemizin her safhasında, son Suriye krizinde bu tecrübeyi acı bir şekilde yaşadık.

Teknolojinin ulaştığı boyut, artık en modern araç gereç ve imkanlarla donatılmayan ülkelerin sadece yürekle ve bilekle netice alabilmesinin giderek daha da zorlaştığına işaret ediyor. Şayet, geride bunu destekleyecek gücünüz yoksa diplomasi dahil uluslararası kurumlar ve kurallar dahil diğer her şey sadece sizi oyalayan birer araca dönüşebiliyor. Ne kadar haklı olursanız olun, bunu sahada uygulayacak imkanınız yoksa kuru laftan başka bir şey elinize geçmiyor."

Bu bakımdan Suriye krizi sırasında yaşanılanların çok ibret verici derslerle dolu olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Çok ders aldık, işte güneyimizde görüyorsunuz, Suriye'nin kuzeyi bizim güneyimiz. Terör koridorunu orada inşa etmenin gayreti içindeler. Biz, 'Bunlar teröristtir' diyoruz, bizim stratejik ortaklarımız, başta Amerika olmak üzere 'Bunlar terörist değildir' diyor. Bunlar PKK'nın yan kollarıdır, bütün ispatlar ortada. Siz bizimle niye hareket etmiyorsunuz da gidip onlarla hareket ediyorsunuz?" ifadelerini kullandı.

- "Kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz"

Bunları bizzat kendilerine söylediğine işaret eden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"NATO'da beraber değil miyiz, beraberiz, stratejik ortağız. DEAŞ'a karşı bir şey yapacaksan gel bunu beraber yapalım, Rakka'da beraber yapalım, bırakın bu teröristleri. Münbiç'te hala netice alamadık. Şimdi açıklama yaptı Sayın Başkan, diyor ki '30 günde bunların tamamını temizleyeceğiz'. Göreceğiz. Temenni ederiz ki temizlesinler.

Kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Her şeyimizle, teknolojik olarak, insan unsurlarımızla. Güçlü bir orduya sahibiz, bunu hepsi kabul ediyor ama yanıltılıyorlar. Ne zaman biz Suriye'de sahaya indik, işte o zaman işin gidişatı değişti ama bizi çok oyaladılar. Dedik ki 'Artık kusura bakmayın, indik, iniyoruz' ve bir gece ansızın indik ve ondan sonra iş lehimize döndü. Yıllarca DEAŞ diyerek Suriye'nin altını üstüne getirenlerin balonlarını Fırat Kalkanı Harekatı'nda birkaç ay içinde patlattık. Aynı şekilde Zeytin Dalı Harekatı'yla da bir başka balonu söndürdük.

İdlib'de bu harekatlarımızın başarısından aldığımız destekle yürüttüğümüz politika sayesinde büyük bir insani krizin önünü Rusya ile beraber orada geçtik. Sıra Fırat'ın doğusundaki terör öbeklerini dağıtma kararımızı hayata geçirmeye geldi. 20 bin tırı aşkın, ne yazık ki Suriye'nin kuzeyindeki teröristlere silah gönderildi."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun yanı sıra araç ve gereç de gönderildiğini hatırlatarak, bunların Türkiye'nin stratejik ortağı tarafından gönderildiğini vurguladı.

"Söylüyoruz, 'Hayır böyle bir şey yok' diyorlar. Bizim tüm kayıtlarımız ortada. Sizin istihbaratınız varsa bizim de istihbaratımız var. Üstelik bunlar insani istihbaratla kayda kayda giren şeyler." diyen Erdoğan, Türkiye'nin bir göçebe değil modern bir devlet olduğunu söyledi.

- "30 bin teröristi bölgede eğitme adımlarını atmaya başladılar"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerika ile derin görüş ayrılıkları yaşandığının herkesin bildiği bir gerçek olduğuna dikkati çekerek, genel olarak Suriye ve özellikle de Münbiç ve Fırat'ın doğusu konusunda Amerika'nın Türkiye'ye verdiği sözleri ve sonuçları da paylaşacağına değindi.

Daha önceki mutabakatları, görüşmeleri, sözleri bir kenara bırakıp meseleyi anlatmaya Fırat Kalkanı Harekatı ile başlamak istediğini ifade eden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"DEAŞ bahanesiyle ülkemizin güney sınırları muhtelif terör örgütleri tarafından adeta kuşatılınca Amerikalılara bunun sürdürülemez bir durum olduğunu ifade ettim. Onlar da şahsıma 'Suriye'nin toprak bütünlüğünden yana olduklarını, bizim rahatsız olduğumuz terör örgütleriyle ilişkilerinin de taktiksel mahiyet taşıdığını' söylediler. Nasıl taktikselse?

DEAŞ'a karşı yürütülen operasyonları birlikte gerçekleştirmeyi teklif ettik, hatta bunun için kapsamlı bir askeri planı kendilerine sunduk. Ben sundum, aynı şekilde Savunma Bakanım, Genelkurmay Başkanlığı döneminde de Savunma Bakanlığı döneminde de muhataplarıyla bunları görüştü, konuştu. Bütün bunlara rağmen, Amerikalılar yüzümüze karşı olumlu konuşmalarına rağmen DEAŞ'a karşı bölücü terör örgütünün unsurlarını sahaya sürmeyi tercih ettiler. Son olarak 30 bin teröristi bölgede eğitme adımlarını atmaya başladılar. Diyorlar ki 'Yok böyle bir şey.' Tüm dünya medyası bunu tespit etmiştir.

Hepsinin elinde bu bilgiler var. Bu doğru mu? Ne yaptığınızın farkında mısınız? Bununla da kalmadılar. Bölücü terör örgütü ile olan ilişkilerini her geçen gün daha da ileriye taşıdılar hatta birlikte bayrak, tabii onların paçavralarını, sallıyorlar. Kiminle yan yana? Kendi bayraklarıyla o paçavralar yan yana. Ortak devriye, ortak eğitim aşamasına kadar getirdiler bu işi.

Bölücü terör örgütünün Suriye koluna verilen silahlarla ilgili itirazlarımıza 'ağır silah vermedik' dediler. Mevcutları da 'DEAŞ tehdidinin ortadan kalkması ile toplayacakları sözüyle mukabele ettiler. Kimi uyutuyorsunuz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ifadelerin Irak'ta da kullanıldığına işaret ederek, "Biz size aynı şeyleri Irak'ta da söyledik. Irak'ta biz müdahaleyi yaptık ve orada baktık ki sizin silahlarınız teröristlerin elinden, PKK'nın elinden çıkıyor. O silahların bir kısmını da biz topladık, bunları yaşadık, gördük. Buna karşılık bir süre sonra Suriye'deki terör örgütüne verilen silahları, dolu veya boş olarak kendi topraklarımızdaki operasyonlarda biz ele geçirmeye başladık." diye konuştu.

Erdoğan, yine de hüsnüniyetle hareket etmeyi sürdüklerini belirterek, Amerika'ya Rakka Operasyonu'nu birlikte yapmayı teklif ettiklerini bildirdi.

(Sürecek)

Kaynak:Haber Kaynağı

Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler