Tuğçe yeni döneme buruk başladı
Konya'da geçtiğimiz yılın aralık ayında okulun yarım ton ağırlığındaki demir kapısı teneffüsteyken üzerine düşen Tuğçe Albay, yeni döneme sağlık sorunları nedeniyle buruk başladı.
Tuğçe Albay 12 yaşında, üç çocuklu ailenin en büyük kızı. Tuğçe ve ailesi Bosna Hersek Mahallesi'nde oturuyor. Aynı mahallede bulunan Mustafa Necati İlköğretim okulu 6. sınıfa giden Tuğçe'nin başına gelen bir olay, kabus gibi aylar yaşamasına neden oldu. Tuğçe, 27 Aralık 2005 günü her zaman yaptığı gibi kıyafetlerini giydi ve okulun yolunu tuttu. Teneffüs zili çaldığında arkadaşlarıyla birlikte bahçeye çıkan küçük Tuğçe, başına geleceklerden habersizdi. Ne olduysa o sırada oldu. Okulun 500 kilogramdan fazla ağırlığındaki bahçe kapısı Tuğçe'nin üzerine devrildi. Demir yığınının altında kalan Tuğçe'yi yoldan geçenler ve öğretmenleri kurtardı. Kanlar içinde kalan küçük kıza ilk müdahale yakındaki sağlık ocağında yapıldı. Daha sonra ambulansla Numune Hastanesi'ne kaldırılan Tuğçe'nin kafa tasında kırıklar, beyninde zedelenme, diz kapağında kırık vardı. 4 gün yoğun bakım ünitesinde kaldı.
Doktorların yaşamasını 'mucize' olarak gördüğü Tuğçe, 12 gün hastanede yattı. Daha sonra herkesi hem şaşırtan hem sevindiren bir olay yaşandı. Tuğçe yeniden yaşama döndü. Hastaneden taburcu edelin küçük kızın tedavisi evde devam etti. Gözünde ödem oluştuğu farkedilen Tuğçe, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde başarılı bir ameliyat geçirdi. Şimdi işitme sorunu yaşayan Tuğçe, uzağı göremediği için gözlük takıyor. Yürüme güçlüğü çeken Tuğçe, zaman zaman dengesini kaybedip düşüyor. Konuşmakta zorlanan küçük kız, yüzünde acı kazanın izlerini taşıyor.
2006-2007 eğitim-öğretim yılı başladı. Ders zili çaldı, 14 milyon öğrenci sınıflarına koştu. Yeni dönemde ders başı yapanlardan biri de Tuğçe Albay. Buruk bir sevinç ve heyecan yaşayan Tuğçe, arkadaşları koşup, ip atlarken onları seyretmekle yetiniyor. Yaşadığı olayın öncesini ve nasıl gerçekleştiğini hatırlamıyor. 'Ne olmak istiyorsun?' diye sorduğumuz Tuğçe, "Öğretmen" diye cevap veriyor.
Baba Atilla Albay, kızının başına gelenleri kuafördeyken öğrenmiş. Günlerce hastane koridorlarında kızının iyileşmesi için dua etmiş. Yavrusunun ölümden döndüğünü ve büyük acılar yaşadıklarını anlatan Albay, "Allah Tuğçe'yi bize yeniden bağışladı. Rabbim kimseye evlat acısı yaşatmasın. Başımıza geldiği için ne demek olduğunu çok iyi anladık" diyor.
Baba Albay'ın sorumlular hakkında Konya Adliyesi’nde açtığı dava sürüyor. Atilla Albay, olayın örtbas edilmeye çalışılmasından yakınıyor. Albay, mahkeme sonucuna göre Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) kadar gidebileceğini belirtiyor. Benzer olayların tekrarlanmaması için okul ve çevresinde tedbirler alınması gerektiğini kaydeden Albay, öğretmen ve idarecilerin öğrencileri kendilerine emanet bilerek güvenlik önlemlerini artırmalarını istiyor. Baba Albay, Tuğçe'nin iyileşmesi için elinden geleni yapan doktor Hakan Karabağlı ve Prof. Dr. Civan Işlak'a teşekkür ediyor. Anne Nurşen Albay, yaşadıkları acıların etkisinin hala sürdürdüğünü dile getirerek, çocuklarını okula göndermeye korktuğunu söylüyor. Anne Albay, "Çocuğumun hayata dönmeyeceğini düşünüyordum. Bugün şükürler olsun konuşuyor, yürüyor, yemek yiyor. Bu tür olayların bir daha yaşanmaması için hem sorumlular cezalandırılmalı hem de gerekli önlemler alınmalı" diye konuşuyor.
Numune Hastanesi Beyin Cerrahi Uzmanı Doktor Hakan Karabağlı ilk günden bu yana küçük Tuğçe ile ilgileniyor. İlk geldiğinde Tuğçe'nin şuurunun kapalı olduğunu, kafa tasında kırıklar ve beyinde zedelenme bulunduğunu bildiriyor. Tuğçe'nin mucize bir iyileşme kaydettiğini aktaran Karabağlı, daha da iyileşeceğini sözlerine ekliyor. Okul yetkilileri ise, konu ile ilgili yorum yapmaktan kaçınıyor. İsminin açıklanmasını istemeyen müdür yardımcısı, basına bilgi vermeye yetkili olmadığını söylüyor. Cihan