Toz dumana karıştı

Toz dumana karıştı

Konya İnanç Özgürlükleri Platformu sözcüsü Muharrem Keskin, “Değerlerin, lafızların, sözlerin, görüntülerin birbirinden ayırt edilemediği, tozun dumana karışıp her şeyin karma karışık olduğu ortamlara fitne-fesat denir” dedi

Konya İnanç Özgürlükleri Platformu üyeleri, 335. hafta basın açıklaması için Kayalıpark alanında bir araya geldi. Platformun gündeminde meşru ve gayri meşru olaylar vardı. Platform adına konuşan Muharrem Keskin, meşruiyet tartışması sürdürüldüğünü söyledi. Birçok kesimin meşruiyetten bahsettiğini belirten Keskin, fitne değerlerinin ateşle imtihanı anlamına gelse de bunun imtihan esnasındaki karışıklığa, bozulmaya ayırt edilemezlik haline de dendiğini dile getirdi. Keskin, “Değerlerin, lafızların, sözlerin, görüntülerin birbirinden ayırt edilemediği, tozun dumana karışıp her şeyin karma karışık olduğu ortamlara fitne-fesat denir” dedi. Fitne ve fesat ortamlarında insanların yaşama isteğinden soğuduğunu ifade eden Keskin, şunları söyledi: “Batılın hak sözcüklerle ifade edildiği, hakkın üzerine zorla batıl elbisesi giydirildiği, çirkinin makyajla güzelleştirildiği, güzelin çamurla kaplandığı, iyiden teberri edilip, kötünün dost görüldüğü, dostların düşmanlarının başkalarıyla savaşa katıldığı zamanlarda yaşamak nasip olmuşsa işte o an yaşama isteğinin en zor olduğu zamanlardır.” Bazı işgalciler ile laik demokrat devletlerin meşruiyetten bahsettiğini aktaran Keskin, bazı kesimlerin de meşruiyetin kaynağının seçimler olduğunu söylediğini belirtti. Seçilmiş hükümetlerin meşruiyetlerini ilan ettiğini,  sivil olana meşru, diğerlerine gayri meşru denildiğini söyleyen Keskin, “Meşru şeriatten gelir. Yani şer-i olana uyan demektir. Şer-i şerife, İslam hukukuna uyan meşru, bu hukukun dışında olanlar ise gayri meşrudur. Dini kavramlar sizin savaşlarınızın delilleri olamaz. Kavramlarımızı kavganıza alet etmeyin. İnanıyorsanız, bu kavramların muhtevasına teslim olun” diye konuştu. Suriye’de savaşın devam ederken, kavramlar üzerinden de savaşın boyutunun farklılaştırılmaya çalışıldığını ifade eden Keskin, açıklamalarında şunları aktardı: “Bir grup savaşını Hz. Ebu Bekir’in savaşına benzetip, mürtetlerle savaştığını ilan ederken, diğerleri Nehrevan yolunda Ali kisvesi ile Haricilerle savaşmaya gidiyor. Varlığını Hüseyin dostluğu ile tanımlayanlar, Yezid’in ordusu ile kol kola geziyorlar. Tağuti hükümetler, sulh ve barış için bir araya gelip âleme nizamet veriyor. Herkes mazlum için ortada dururken, ne gariptir ki mazlumlar ölüyor. Yapmayın, etmeyin diyenleri birileri ‘bi taraf olan bi şeref olur’ diyor.” Her zaman mazlumun yanında olduklarını söyleyen Keskin, meselenin sükûnet ortamında olacağına, bu karışıklık içerisinde olmanın tehlikeli olacağına inandıklarını belirtti. Keskin, sulha çağırdıklarını dile getirerek, “Zalimle mücadele, mazlumla zalim ayırt dildikten sonra, sulhu ve ıslahı kabul etmeyen zalimedir. Bulanık suda balık avlayan bahtına ne çıkarsa ona razı olur” ifadelerini kullandı. 

Ferit Hepokur-Memleket