Torosların bağrındaki çiğdem diyarı, KARAKIŞLA
Turgut Karabacak Torosların bağrındaki çiğdem diyarı, KARAKIŞLA'yı yazdı:
Seydişehir’e 30 km uzaklıkta olan Karakışla yaylası, fazla kar yağışı aldığı için uzun süre ulaşıma kapalı kalır. Kışın beyazlar içindeki bu güzelliği görmek isteyenler ana yoldan itibaren 3 kilometrelik yolu yürüyerek yaylaya ulaşabilir.
Havaların ısınmasıyla birlikte eriyen kar suları çiğdemlerin kulağına kaçınca, çiğdemler uyanır ve birbirlerine bahar şarkısını fısıldamaya başlarlar. Biraz sessiz olursanız çiğdemlerin bu neşeli şarkısını duyup eşlik edebilirsiniz. Basmaya kıyamayacağınız güzellikteki çiğdemler her adım atışınızda, ezilmekten korktukları için başlarını eğerler. Çoğunlukla sarıçiğdem olmakla birlikte, mor çiğdem, beyaz çiğdem ve kuzeni safran buranın tipik çiçeğidir.
Çiğdemler burada, diğer bölgelere göre bir ay geç açar. Açmak için bazen karın erimesini beklemez, kardelene nazire yaparcasına karlar arasından başını uzatıverir. Altın sarısı çiçekleri gözlerinizi kamaştırırken hangisini seveyim diye karar veremez, oturur kalırsınız.
Bahar çiçeğidir çiğdem, kışı bahara taşır. Hüznü, sevgiye…
Gönül insanı Âşık Veysel, ne güzel anlatmış çiğdemi dizelerinde,
“Çiğdem der ki ben elayım,
Yiğit başına belayım.
Hepsinden ben alayım,
Benden ala çiçek var mı?”
Çiğdem çiçeği gibi hepimizin ayrı demlendiği bu hayat, bazıları için kolay olsa da, bazıları için çok zor geçmektedir.




