Tobb Genel Kurul Hizmet Şeref Belgesi Ve Plaket Töreni

Tobb Genel Kurul Hizmet Şeref Belgesi Ve Plaket Töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan: (3)- "Parlamenter sistem, 50-60 milyon nüfusa sahip, kişi başına 3-4 bin dolar milli geliri olan, 10 yılda bir demokrasisinin kesintiye uğramasına rıza gösteren bir Türkiye'yi taşımaya yetebilir ama bu sistem bugünkü Türkiye'yi taşı

ANKARA (AA) -  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Parlamenter sistem 50-60 milyon nüfusa sahip, kişi başına 3-4 bin dolar milli geliri olan, 10 yılda bir demokrasisinin kesintiye uğramasına rıza gösteren bir Türkiye'yi taşımaya yetebilir ama bu sistem bugünkü Türkiye'yi taşıyamaz, taşıyamıyor" dedi.

TOBB Genel Kurul Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Töreni'nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki gelişmeleri, ideolojik saplantıların hezeyanıyla okuyup saldıranların bulunduğunu belirtti.

Paralel devlet yapılanmasının sırtını sıvazlayarak, hainlerle kol kola girerek saldıranların olduğunu ifade eden Erdoğan, "Her fırsatta ekonomiyi durdurma, ekonomiyi çökertme çağrısı yaparak saldırıyorlar. Bunun adı, açık söylüyorum, kendi ülkesine, kendi milletine düşmanlıktır. Bir avuç kifayetsiz muhteris, seçim öncesi Türkiye'yi germek için var gücüyle çalışıyor. Milletimiz, bugüne kadar bunlara yüz vermedi, imkan sağlamadı. İnşallah önümüzdeki seçimde de aynı iradesini milletimiz ortaya koyacaktır. Yeni Türkiye hedefi için yol yürüyenler ile eski Türkiye sevdalıları arasındaki mücadelede sizlerin safını ben iyi biliyorum. Allah yar ve yardımcımız olsun" ifadelerini kullandı.

Salonda bulunanların birçoğu ile dünyanın çeşitli ülkelerine gittiklerini ve oralardaki işleyişin nasıl yürütüldüğünü hep birlikte gördüklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Aynı şekilde ülkemizde her alanda karşılaştığımız sorunlar, yaşadığımız tecrübeler sayasinde, yine hep birlikte önemli bir birikim sahibi olduk. Şahsen benim bu tecrübeleri ortaya koyup değerlendirdiğimde vardığım sonuç şu oldu; Türkiye, biran önce yeni anayasasını hazırlamalı ve başkanlık sistemine geçmelidir. Parlamenter sistem, 50-60 milyon nüfusa sahip, kişi başına 3-4 bin dolar milli geliri olan, 10 yılda bir demokrasisinin kesintiye uğramasına rıza gösteren bir Türkiye'yi taşımaya yetebilir ama bu sistem, bugünkü Türkiye'yi taşıyamaz, taşıyamıyor. Burada bir kez daha ifade ediyorum; Türkiye, 10 Ağustos 2014 tarihi itibariyle artık yeni bir döneme girdi. Parlamenter sistem şuanda bekleme odasında duruyor. Niçin? Çünkü Türkiye, kendisini geleceğe taşıyacak yeni sistemin tartışması içinde, arayışı içinde.  Dünyanın en gelişmiş ülkelerine bakın bunların bir çoğunda başkanlık sistemini göreceksiniz. Kasım ayında G20 toplantımız var. G20 toplantımıza gelen ülkelerin 10 tanesi, en ileri olan 10 tanesi başkanlık sistemiyle yönetiliyor.

Bu gerçekler ortadayken, biz neden geri kalmış olanların sistemleriyle ilgileniyoruz? Biz daha ileri gitmemiz lazım. Daha ileri gitmek suretiyle Türkiye'yi muassır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarmamız lazım. Yeni sistem devreye girdiğinde eski sistem bekleme odasında arşiv odasına alınacaktır. Bunu böyle bilmenizi isterim. O defteri artık kapatacak, inşallah yeni bir döneme yelken açacağız. Başkanlık sistemi teklifimi eleştirmek adına, nazi Almanyasına rahmet okutacak tavırlar sergileyenler bulunduğunu üzüntüyle görüyoruz. İktidara geldiklerinde muhalif basın yayın organlarına el koymaktan, iş adamlarını tehdit etmeye kadar, akıl ve izan sınırlarını zorlayan niyetlerini açıkça ifade etmekten çekinmiyorlar. Hatta bununla yetinmeyip meydanlarda ülkemizdeki Suriyeli muhalifleri zorla geri gönderme sözü verecek kadar işi zıvanadan çıkardılar. Bunu Iğdır'da, Stalin Rusyası zamanında yaşadık. O zaman Azeri kardeşlerimiz bize sığındılar fakat İnönü, o zaman bu Azeri kardeşlerimizi Boraltan Köprüsü üzerinden tekrar Stalin'e, Ruslara teslim etti ve onlar oraya giderken 'bunlar bizi öldürecekler. Bizi onlara teslim etmeyin, siz öldürün' dediler. 144 Azeri kardeşimizi Boraltan Köprüsü üzerinde, onlar vurarak şehit ettiler ve İnönü zihniyeti de bunları seyretti."

Şimdi de tavırları aynı zihniyetin devamının yaptığının altını çizen Erdoğan, "Zalim Esed'e, 300 bin Müslümanı katleden Esed'e Türkiye'deki 1 milyon 700 bin Suriyeli teslim etmek suretiyle 'Ne biliyorsan onu yap' diyecek kadar bunlarda da zihniyette sapkınlık var. Bu, bu milletin tarihinde yok, bu milletin kültüründe yok, bizim inanç değerlerimizde bu yok. Biz ensarız, onlar şu anda muhacirdir. Biz olaya şu anda böyle bakıyoruz" dedi.

Demokrasi ve özgürlükler noktasında gelinen noktayı yeterli bulmadıklarını, daha ilerisi için neler yapabilirizin arayışında olduklarını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bunlar ise yeniden yasakların, sınırlamaların peşinde koşuyor. Biz burada sizinle 2 trilyon dolar milli geliri, 500 milyon dolar ihracatı olan bir Türkiye'yi konuşuyoruz. Onlar el koyma, kapı dışarı etme muhabbeti yapıyor. Dünyalarımız işte bu kadar farklı. Yeni anayasaya ve başkanlık sitemi konusuna bakışları da en az diğer meseleler kadar sakat, diğer meseleler kadar sığ. Biz başkanlık sistemi diyince onların aklına sanıyorum tek parti CHP'sinin milli şefi geliyor. Meseleyi yanlış anlamışlar. Onların milli şefi, millete rağmen orada oturan ve milletin ilk fırsatını bulduğunda kendisini al aşağı ettiği bir diktatör özentisiydi. Başkanlık sisteminde ise başkan, milletin en az yüzde 50 artı bir oyunu alarak göreve gelen, gücünü milletten alan, hesabını da millete verecek olan demokrasi temsilcisidir, fark budur. Kaldı ki denetim mekanizması parlamentodur.

Bu, Amerika'ya baktığınız zaman temsilciler meclisi, senatodur, bir başka ülkede tek kamaralıdır ki benim de teklifim budur, tek kamaralı olması. Çünkü sürat, hız bu çok önemli. Bunu tek kamarayla da yapmınız mümkün. Daha çabuk netice almak. Fakat bunlar bunu karıştırıyor. Biri ak, diğeri kara. Birbirlerine o kadar zıt şeyler bunlar. Kargadan başka kuş tanımayanların aklına başkanlık sistemi diyince hemen diktatörlük geliyor. Çünkü müktesebatlarında başka bir şey yok. Onlar eski Türkiye hayalleriyle avunadursun, biz yeni Türkiye'yi sizlerle birlikte adım adım inşa ediyoruz, edeceğiz."

Erdoğan konuşmasına, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği üyelerinin istihdam ettiği 13,5 milyon çalışanın ve tüm işçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü kutlayarak sonlandırdı.

- Notlar

TOBB Genel Kurul Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Törenine katılan Erdoğan, üyelikte 10, 20 ve 30. yılını dolduran üyelere plaketlerini verdi. Töreninin ardından plaket alan üyelerin isteği üzerine Erdoğan toplu fotoğraf çektirdi. 

Törenin ardından TOBB yerleşkesi bahçesine kurulan stantları ziyaret eden Erdoğan, Diyarbakır Odasının çadırında, basın mensuplarına ve diğer konuklara kadayıf tatlısı ikram etti. Erdoğan'a ayrıca Cumhurbaşkanlığı Forsu şeklinde hazırlanan bir tepsi baklava sunuldu.

(Bitti)

Kaynak:Haber Kaynağı