TEYAD’da “Sosyal Medya ve Algı Yönetimi” Konuşuldu.

TEYAD’da “Sosyal Medya ve Algı Yönetimi” Konuşuldu.

Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo- Televizyon ve Sinema Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Selman Selim Akyüz “Sosyal Medya ve Algı Yönetimi” üzerine konferans verdi.

Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo- Televizyon ve Sinema Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Selman Selim Akyüz “Sosyal Medya ve Algı Yönetimi” üzerine konferans verdi. Akyüz, sahte haberlerle Türkiye’deki barış ikliminin özel olarak hedef alındığını, sosyal medya kullanıcılarının şüpheli haberlere karşı çok dikkatli olması gerektiğini söyledi.

Ömer Lütfi Ersöz’ün Cengiz Numanoğlu’nun “Bir Daha Düşün” isimli şiirini okumasından sonra konuşmasına başlayan Dr. Selman Selim Akyüz, 2000’li yıllarda internetin yaygınlaşmasıyla yeni bir dijital zeminin oluştuğunu, geniş kitlelere kullanıcılar tarafından üretilen içeriklerin kolayca ulaştırılabildiğini, bu içeriklerin insanlarda kalıcı izler bırakarak hızlı dönüşümlere sebebiyet verdiğini belirtti.

selman-selim1-(1).jpg

Sosyal medyanın olumsuzluklarını; kontrolsüzlük, nefret söylemi, şiddet ve teröre alan açması ve gizlilik ihlalleri olarak aktaran Akyüz; “Yeni medyanın parçalı yapısı, algı kontrolu açısından son derece tehlikelidir. Çünkü aynı anda birçok iletiye maruz kalan bireyin, gerçeği fark etmesi, algılaması oldukça güçtür. “Post Truth” bir dönemdeyiz. Gerçeğin önemini yitirdiği, insanların gerçeği değil tatmin olduğu ya da işine yaradığını arzuladığı bir enformasyon dönemindeyiz. Siyaset açısından yeni medya araçları, yaptıkları ve yazdıkları doğru olmasa da haklı çıkmak için kanlı bir kavgaya bile hazır olanların yoğunlaştığı, alıcısı yüksek mecralardır.”

SOSYAL MEDYA VE ALGI YÖNETİMİ

Algıyı, duyumların farklı şekillerde örgütlenip anlam kazanması ve yorumlanması olarak tanımlayan Akyüz, algı yönetiminin; “Gerçek olay, durum ya da nesneyi çeşitli yöntemler kullanarak, yanıltma, yönlendirme, gizleme ve olduğundan farklı gösterme süreci” olduğunu ifade etti ve algıyı etkileyen faktörlerin  “dikkat, yoğunluk, büyüklük, hareket, tekrar, renkler ve yenilikler, kültürel özellikler, toplum, inançlar ve aile” olduğunu belirtti.

selman-selim1-(2).jpg

“GERÇEĞİN NE OLDUĞU DEĞİL GERÇEK OLARAK ALGILANAN ÖNEMLİ”

Çin’de “36 Savaş Hilesi” katalogunun okullarda okutulduğunu belirten Akyüz, buradaki algı yönetiminin amaçlarının; düşman ülkelerde iyi olan şeyleri gözden düşürmek, düşman yöneticilerin başarılarını küçük göstermek, halkın yöneticileri aşağı görmesini sağlamak, alçak insanlarla ittifak kurmak ve gelenek, kültür ve dinlerini komik duruma düşürmek olduğunu ifade etti. Yeni nesil algı yönetiminin çok yönlü, sıradan insanlarla, sınırsız etki alanıyla, yaşamın her alanında, hedef kitle odaklı olarak yapıldığını ifade eden Akyüz, “sahte haberler yeni dönemin en önemli manipülasyon araçlarından biri. Kasıtlı olarak okuyucuları yanlış yönlendirmek için üretilmiş, sahte olduğu kanıtlanabilen haberler sahte haber olarak adlandırılıyor. Sahte haberler ile algı yönetimi yapmak, istihbarat toplamak ve karşı istihbarat faaliyeti yapmak, terör örgütlerine üye ve sempatizan toplamak, ideolojik gruplara taraftar toplamak, siyasi rant elde etmek, toplumsal kesimler arasında düşmanlığı körükleyerek kutuplaşma oluşturmak ve kurumlara ve kişilere olan güveni sarsmak amaçlanıyor. Yalan haber üretme yöntemlerine baktığımızda şu taktikler dikkat çekiyor: Gerçek bir haber, bilgi ya da olay çarpıtarak sahte habere dönüştürmesi, sahte haberin gerçek bir kurum, kişi ya da olaya dayandırılarak üretilmesi, sahte kurum, kişi ya da ajanslara dayandırılması, gerçek görseller üzerinde montaj yapılarak üretilmesi, farklı olayların görsellerinin sahte haberlerde kullanılması ve sahte kimlikli hesaplar üzerinden yapılan sahte paylaşımlar...” dedi.

selman-selim1-(3).jpg

Sahte haberlerin istihbarat örgütleri, ideolojik gruplar, siyasî parti taraftarları ve eğlence amaçlı normal kullanıcılar tarafından yapıldığını ifade eden Akyüz, “Reuters raporuna göre en çok sahte habere maruz kalınan ülke Türkiye olarak gösterildi ama benim değerlendirmeme göre bu araştırma bile manipülasyon içeriyor ve güvenilir değil. Türkiye’de yapılan sahte haberlerin yoğunluğu tüm dünyada olduğu gibi kriz dönemlerinde ve seçim öncelerinde artıyor. Ayrıca istihbarat örgütleri de bu alanı boş bırakmıyor ve Türkiye’deki kutuplaşmayı arttırmak için özel olarak sahte haberler üretilip dolaşıma sokuluyor. Maalesef ideolojilerinin esiri olmuş bazı kesimler de buna destek oluyor” şeklinde konuştu.

NASIL ÖNLEM ALINMALI?

Akyüz, toplumları rahatlıkla yönlendirebilen yalan haberlerin önlenmesinin  önüne geçme yollarını şu şekilde sıraladı: Medya okur-yazarlığı eğitim politikasında değerlendirilmeli. Kullanıcılar gerçek olamayacak kadar kusursuz her şeye şüpheyle yaklaşmalı. Bu içerikleri dolaşıma sokmamaya özen göstermeli. Sosyal medya platformları, sahte haberleri üreten kullanıcılara yönelik tedbirler almalı. Hükümetler ifade özgürlüğünü tehlikeye atmadan sahte haberle mücadeleye yönelik düzenlemeler yapmalı. Kamu kuruluşları ve yöneticiler, sahte bilgilerle ilgili gerekli yalanlamaları hızlı bir şekilde güvenilir kaynaklarla paylaşmalı. Tarafsız doğrulama platformlarının sayısı arttırılmalı, hükümetler ve medya kuruluşları desteklemeli “ dedi.

Program sonunda TEYAD Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Oğuz, YENDER Başkanı Cafer Çelik ve Ömer Lütfi Ersöz tarafından Dr. Öğretim Üyesi Selman Selim Akyüz’e günün anısına dernek plaketi takdim edildi. Selman Selim Akyüz’ün Mete Kazaz ile birlikte kaleme aldığı “Sahte Haber” isimli kitabını Ömer Lütfi Ersöz’e takdiminden sonra toplu fotoğraf çekimiyle program sona erdi.