Terörle mücadeleyi siviller devralıyor
1997’den beri askerin idaresinde yürütülen terörle mücadeleyi, siviller devralıyor.
İçişleri Bakanlığı bünyesinde oluşturulacak Güvenlik Müsteşarlığı, 1997’den beri Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın sevk ve idaresinde yürütülen terörle mücadelenin koordinasyonunu üstlenecek.
Altyapı TMYK’da başladı
Hükümet koordinasyon mekanizmasının altyapısını Terörle Mücadele Yüksek Kurulu’yla (TMYK) oluşturdu.
Özal’ın projesiydi
İçişleri Bakanlığı bünyesinde terörle mücadelenin koordinasyonu için kurulması kararlaştırılan müsteşarlık, Turgut Özal’ın başbakanlığı döneminde düşünülmüştü.
Türkiye'nin 25 yıldır sürdürülen terörle mücadele yöntemi, kökten değiştiriliyor. 1984’te asker ve polisin birlikte yürüttüğü, 1997’de ise tümüyle Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na devredilen terörle mücadele artık yeni anlayışla yönetilecek. İçişleri Bakanlığı’nda kurulacak Güvenlik Müsteşarlığı terörle mücadelede tek yetkili kurum olacak.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Aktütün saldırısının ardından başlattığı zirve toplantıları ile terörle mücadelede yeni konsepte geçişin ilk adımları atıldı. 3 haftada 4 kez toplanan zirvelerin sonuncusunda, terörle mücadele konusunda koordinasyon biriminin kurulmasının ‘temel gereklilik’ olduğu görüşünde birleşildi. Buna göre İçişleri Bakanlığı’nda kurulacak Güvenlik Müsteşarlığı terörle mücadelede tek yetkili olacak.
JANDARMA İÇİŞLERİ’NE BAĞLANACAK
Genelkurmay, jandarma, MİT ve Emniyet istihbarat birimleri arasındaki koordinasyonu bu kurum sağlayacak. Yıllardır eksikliği hissedilen istihbarat havuzu da böylece kurulmuş olacak. Veriler tek elde toplanacak. İçişleri Bakanlığı bünyesinde müsteşarlık düzeyinde kurulacak olan yapı, terörle mücadelede bir çok yeniliğin başlangıcı olacak. Buna göre, jandarma kademeli olarak tamamıyla İçişleri Bakanlığı’nın kontrolüne geçecek. Kara Kuvvetleri Komutanlığı terörle mücadeleden çekilerek, AB normları çerçevesinde sınır güvenliğinden sorumlu hale gelecek. Sınırların korunmasında yine asker rol alacak. Ancak iç güvenliğin sağlanmasında Güvenlik Müsteşarlığı sorumlu olacak. Bu kapsamda jandarma teşkilatı profesyonel anlayışla yeniden örgütlenerek emniyet ile birlikte terörle mücadeleyi sürdürecek. Bu yeni yapılanma, gerekli yasal ve teknik altyapının oluşturulması için kademeli olarak 5 yıl içinde tamamlanacak ve terörle mücadelede inisiyatif tümüyle sivil yönetime geçecek. İçişleri Bakanlığı bünyesindeki mekanizmanın başında kimin olacağı, bu kuruma hangi birimlerin bağlanacağı, yetkilerinin neler olacağı, bu çerçevede yapılacak yasal düzenlemelerin içeriği ise henüz netlik kazanmadı. Terörle mücadele zirvesinde yapılan değerlendirmelerde, sözkonusu koordinasyon mekanizmasının Başbakanlık’a bağlanması tartışıldı. Bu durumun, Avrupa Birliği ile müzakere sürecini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekilirken, ayrıca turizm ve yabancı sermaye girişi konusunda Türkiye’nin ‘terör ülkesi’ olduğu izlemini verebileceği endişesi öne çıktı.
‘YETKİ SİVİL İNİSİYATİFE’ YORUMU
Bu nedenle kurumsal yapının doğrudan Başbakanlık bünyesinde oluşturulmaması benimsendi. Yeni kurumun adresi olarak Milli Savunma yerine İçişleri Bakanlığı’nın seçilmesi, siyasetin terörle mücadelede inisiyatifi ele almasının ilk adımını oluşturduğu şeklinde yorumlandı. Genelkurmay, koordinasyon mekanizmasına karşı çıkmadı. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Genelkurmay 2. Başkanı olduğu dönemde, bir koordinasyon mekanizması ihtiyacına yönelik açıklamalarda bulunmuştu.
MGK’da da tartışılacak
Terörle mücadeleye karşı belirlenen yol haritası, haftaya toplanacak Milli Güvenlik Kurulu’nda da ele alınacak. 21 Ekim’deki toplantıda, başta terörle mücadele olmak üzere iç ve dış gelişmeler değerlendirilecek. Terörle mücadelede benimsenen yeni konseptin ayrıntıları masaya yatırılacak. Toplantıya, Orgeneral İlker Başbuğ Genelkurmay Başkanı, Orgeneral Işık Koşaner de Kara Kuvvetleri Komutanı olarak ilk kez katılacak. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Atila Işık da ilk kez yer alacak.