"TEOG SONRASI İMAM HATİP DÜŞMANLIĞI HORTLADI!"
TEOG'un kaldırılmasının yankıları devam ederken bazı kesimlerin İmam Hatip düşmanlığı da açığa çıkmaya başladı.
"TEOG kaldırıldığında öğrenciler İmam Hatip liselerine yönlendirilmiş olacak" iddialarına Nazif Karlıer, "ilkokullarda din dersi zorunlu değil seçmeli ama Hükümet istese bunu zorunlu yapabilecek güçte. Bu iddialar tamamen uydurma, kimse bu konu üzerinden İmam Hatip düşmanlığı yapmasın" dedi.
.jpg)
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklaması sonrası karmaşaya neden olan TEOG kaldırıldı ve Milli Eğitim Bakanlığı öğrencileri evine en yakın okula otomatik yerleştirecek sistemi tamamlamak için çalışmalarına hız verdi. Bakanlık bu konu üzerinde titizlikle çalışırken bazı çevreler de TEOG sonrası karmaşadan senaryo yazmayı sürdürüyor.

HÜKÜMET İSTERSE ZORUNLU YAPABİLECEK GÜÇTE
TEOG sonrasında İmam Hatip düşmanlığı hortladı ifadesini kullanan Nazif Karlıer, "TEOG’un kaldırılması sonrasında bütün öğrenciler İmam Hatiplere yönlendirilecek gibi bir şey mümkün değil olamaz. Türkiye gibi bir hukuk devleti, demokrasiyi seçmiş, herkesin istediği gibi davranabildiği bir ülkede istediği okula gitmesinde bir sıkıntı olması mümkün değildir. İlkokulda din dersi mecburidir fakat din eğitimi mecburi değildir, seçmelidir. Böyle bir düşüncesi olan adam tüm okullarda din eğitimini mecburi kılardı, tüm okullar İmam Hatip Liselerine dönerdi. Hükümet bunu yapabilecek güçte. Bu senaryo tamamen birilerinin İmam Hatip düşmanlığı yapmasından kaynaklanıyor." dedi.
VELİLERİN ZARARLARI TELAFİ EDİLMELİ
Kaldırılan sistem sonrasında bazı öğrenci ve velilerin mağdur olduğunu da hatırlatan Eğitim Sen İl Temsilcisi Nazif Karlıer, "TEOG açıklamasına biraz hazırlıksız yakalandık ya da zamansız bir açıklamaydı. Şimdi çocuklarımız yaz döneminde etüt merkezlerine gittiler, kitaplar aldılar, aileler bu konuda külfete girdi. Burada bakanlığımızın bir eksikliği olduğu kanaatindeyim. Bakanlığımız bunu daha önceden planlayıp zamana yaymalıydı. Ama açıklamanın zamanı şimdi değil okullar kapanmadan, Mart-Nisan aylarında olabilirdi. Buna göre 1 yıllık anlaşmalı etüt merkezlerine çocuklarını yazdırabilirlerdi. Ya da özel ders aldırmak isteyenler oldu. Ya da kaynak kitaplar alanlar oldu. Sınav yapılmayacaksa ne olacak? Sınava çalışmamızı gerektiren bir şey yok. Öyle ise bunu nasıl telafi ederiz? Bu masrafları, harcamaları ve tüm emekleri... Bunu bakanlığımızın bir şekilde velilere izah etmesi lazım" diye konuştu.
MÜFREDAT MİLLİ VE YERLİ OLMALI
'Kur’an-ı Kerim’de Allah, “biz insanı en mükemmel şekilde yarattık” diyor. Bunun üzerine bir mükemmelleşme olmaz' ifadesini kullanarak yeni müfredatta yanlışlıklar olduğunu dile getiren Karlıer, "Müfredatta da bir değişiklik yapıldı. Çok eleştirilen bazı başlıklar Darvin teorisinin kaldırılması. Darvin teorisi kaldırılmadı. Orada insanların da maymundan türediği gibi bir yalan ortaya atarak bir teoriymiş gibi bunu bize sundular. Biz, teori okutulmasın ısrarında değiliz. Teori okutulsun ama dayatma olmasın, çatışma olmasın diyoruz. Bu, biyolojinin işidir. Bunu küçük yaşlarda çocuklarımıza veriyorduk. Şimdi bu liselere çekilerek bir evrim teorisi konusu konuldu. Yalnız orada biz bir sıkıntı görüyoruz. Evrim ve mükemmelleşme. Mükemmelleşme olmaz. Kur’an-ı Kerim’de Allah, “Biz insanı en mükemmel şekilde yarattık” diyor. Bunun üzerine bir mükemmelleşme olmaz. Biz müfredatın milli ve yerli olmasını istiyoruz. İşin doğrusu müfredat tamamen değiştirilmedi. İyileştirme yönünde bazı değişmesi gereken bölümler değiştirildi. Müfredatın milli ve yerli olmasını istiyoruz ve buna göre kitaplar yazmalıyız, çocuklarımızı böyle yetiştirmeliyiz. Öğretmen yetiştirmede de aynı şekilde davranmalıyız. Müfredat değişikliğinde bakanlık sitesinde ilan etti. Dediler ki; müfredat değişikliğini bir taslak halinde sitelerine koyduk. Burada yanlış bulduğunun, size göre farklı olmasını istediğiniz şeyler varsa buradan girin ve buradan düzeltmeye çalışın ya da ekleme yapın şeklinde. 150 bin’i aşkın kişi oraya girdi. Umarım söylediğimiz gibi olur ve bizim uyarılarımız, ikazlarımız dikkate alınır." dedi.

KİTAPLARI YAZANLAR DA İNCELENMELİ
Ders kitaplarındaki uygunsuz karikatürler ve FETÖ algısının yapıldığını da anlatan Nazif Karlıer, "Biz daha önce bu kitapları inceledik. Müfredat yazılırken de biz müfredata girecek kısımları rapor haline getirdik, bakanlığımıza da sunduk. Biz hep şunu söylüyoruz: “Paydaşlarınızla birlikte hareket edin” Eğitim Sendikası, yine eğitimle ilgilenen STK’larımız var. Siz sadece "ben yaptım olur" derseniz sonuç buraya gelir. Bu kitaplardaki, bu görselleri, bu metinleri koyanlar kim? Siz bu metinleri koyanları ne yapacaksınız şimdi? Bugün 18 milyon öğrenciden bahsediyoruz. 18 milyon öğrencinin kitabı devlet tarafından bastırılıp veriliyor. Milletin parasını çarçur etmek günah değil mi? Öyle ise bu konuda biraz daha titiz davranmalıyız. O görsellerin bir an önce çıkarılması lazım. Ben şunu biliyorum, bakanlık tarafından bir kitap toplatıldı ciddi yanlışlar olduğu için. Bazı sayfaları yırttırıldı. Bu çözüm değil. Tekrar diyorum; yazmada ve incelemede uyarıları dikkate alın. Hem yazanları hem de inceleyenleri titizlikle seçin." şeklinde konuştu.
M. Ali Elmacı-Memleket