Tasavvuf gönül yoludur
Birlik Vakfı Konya Şubesi’nin düzenlediği “Geçmişten Günümüze Tasavvuf” konulu konferansta konuşan Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ali Çoban, tasavvufun gönül yolu olduğunu söyledi.
Birlik Vakfı Konya Şubesi, bu haftaki “Her Cumartesi Birlikteyiz” konferanslarında tasavvufu ele aldı. “Geçmişten Günümüze Tasavvuf” konulu konferansta Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Ali Çoban, tasavvufun günümüze kadar gelişini ve İslam’ın tasavvufa bakışını anlattı. Birlik Vakfı Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programda tasavvufun Osmanlı döneminden bugüne kadar yansımalarını anlatan Yrd. Doç. Dr. Çoban, sufilerin günümüze kadar her dönem olduğunu bu toprakların sufizm ile yeni tanışmadığını, Osmanlı döneminde sufilerin her zaman padişahların ve halkın yanında olduğunu kaydetti. Türkiye’nin 70’li yıllardan beri postmodern bir süreç ile tüketim kültürü yaşadığını dile getiren Yrd. Doç. Dr. Çoban, sufizmin bu anlamda günümüze yansıttıklarını şöyle anlattı: “Üretmeden tüketmek, tüketim kültürünün en güzel göstergesi. Bunun en güzel örneği de kredi kartları. Kredi kartlarıyla gelecek aydan harcıyoruz. Peki İslam ahlakı elinde olmadan harcamaya uygun mu? Bunlar tartışılmalıdır. . Bunların hepsi şunu anlatıyor; dünya bir yoldur, gideceğiniz yolun sonu ise ahirettir. Peki sufilere göre mutluluk nedir? Az yemek, az uyumak, dünyevi işlerle az uğraşmak. Zikrullah üzere yaşayarak mutlu olur sufi. Modern dünya tüket mutlu ol der, sufiler ise tükettikçe mutlu olman mümkün değil der. Çünkü nefis doymaz. Var oldukça ister. Burada insanın hırslı yapısı ortaya çıkıyor ki, hırs kötüdür. Sufiler senin elinde mal mülk olduğu sürece zahid olamazsın der. Sufilere göre Allah’ın nazargahı kalptir. O nedenle kalp, bütün kirlerden temizlenmelidir ve yeri nurlandırılmalıdır. Sufilere göre kalbimizin nurlanmasını engelleyen şeyler dünya ve dünyevi şeylerdir. Dünyanın sevgilerine mesafe bırakıp, dünyanın sevgilerini amaçlamadığımız zaman kalbimiz nurla dolacaktır. Biz aklımızla, 5 duyumuzla bazı şeyleri idrak ederiz. Peki evliyaullahın halini nasıl açıklayacağız. Açıklayamamamız bunun olmadığı anlamına mı gelir? Burada sufiler anlamıyorsan bari inkar etme der. Osmanlı’da sufiler her zaman rağbet görmüş ama idam edilenler de olmuş. 16. yy’de 40’a yakın sufi şer-i şerifi deldiklerinden idam edilmiş. Anadolu’daki tasavvuf geleneğine baktığımız da sufilerin aynı zamanda alim kişiler olduğunu görüyoruz. Bugün irtica, tekkeler hala tartışılan konular. Çünkü onlara göre dindarlaşma Batılılaşmaktan uzaklaşmaktır. Bu din evrensel bir din. Bugüne hitap ettiği gibi yarına da hitap ediyor, edecektir. Bu ve buna benzer konular ve olaylar tarih boyunca yaşanmıştır. Doğru ve yanlış şeklinde yorumlamak bizlere düşmez. Olanlar değerlendirilmeli, yorumlanmalı ve ona göre hareket tarzı benimsenmelidir.” Yrd. Doç. Dr. Çoban, program sonunda katılımcıların sorularını da cevapladı. Birlik Vakfı Konya Şubesi Başkan Vekili Abdi Parlak, Yrd. Doç. Dr. Ali Çoban’a günün anısına katılım belgesi ve tablo takdim etti.
.jpg)