Tarık Buğra, Akşehir'de anıldı
Türk Edebiyatı’nın önde gelen isimlerinden ve Kurtuluş Savaşı’nın yazarı Tarık Buğra, ölümünün 12’inci yılında Akşehir’de anıldı. Güçlü Akşehirlilerden, sağlığında hak ettiği yere gelemeyen Buğra’ya daha sıkı sahip çıkmaların
Akşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü ölümünün 12’inci yıl dönümünde Kurtuluş Savaşı’nın yazarı Tarık Buğra için bir anma programı düzenledi. Tarım ve Köy İşleri eski Bakanı ve AK Parti Konya Milletvekili Prof. Dr. Sami Güçlü'nün konuşmacı olarak katıldığı Akşehir Kültür Merkezi’ndeki anma programına AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem, Akşehir Kaymakamı Yaşar Dursun Yılmaz, Akşehir Belediye Başkanı Mustafa Baloğlu, Garnizon Komutanı Yusuf Bektaş, Baro Temsilcisi Mümün Karabuğa, AK Parti Meram İlçe Başkanı Mehmet Peksemerci, AK Parti İl Gençlik Kolları üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından kürsüye gelen Prof. Dr. Sami Güçlü konuşmasına, Tarık Buğra’yı nasıl tanıdığını anlatarak başladı. Güçlü, “Solun hakim olduğu bir dönemde bizler bir taraftan Necip Fazıl’ın etrafında toplanmaya çalışırken diğer taraftan da topladığımız taraftarlara okumaları için önereceğimiz kitapları belirlemeye çalışıyorduk. İşte o dönemde okunacak kitap listelerinin her zaman ilk sıralarında Tarık Buğra ve Küçük Ağa eseri karşıma çıkıyordu. İşte Tarık Buğra ile tanışmam böyle oldu. Onu yavaş yavaş tanıdım, tanıdıkça sevdim, sevdikçe ortak yönlerimiz olduğunu keşfettim” dedi. Yazarın çocukluğu, okul yıllara, kişiliği, hayatı ve edebi eserleri hakkında yaklaşık 1,5 saat süren bir konuşmasında Tarık Buğra’nın sağlam bir aile yapısına olduğunu belirten Güçlü, konuşmasını şöyle sürdürdü: Sosyal sıkıntıların en yoğun yaşandığı 1996 yıllarında siyasetteki düşüncelerim değişmişti. Kendim için 10 yazar seçtim. Tarık Buğra bu listenin ikinci sırasında idi. Otoriter, bilgili, kişilikli ve karakterli bir insandı. Hayatının en zor günlerinde annesinden aldığı manevi destekle ayakta duran Buğra’nın ailesine özellikle de annesine karşı ayrı bir düşkünlüğü vardı. Bütün kitaplarını okudum ve okuduğum bu kitapları öğrencilerimle paylaştım onlara önerdim. Çünkü aile sevgisinin eserlerine yansıdığı öne sürülürdü. Yazarın ilkokul 3’üncü sınıfta Çocuk Dünyası Dergisi’nin açmış olduğu yarışmada birinci olduğunu hatırlatan Güçlü, evde babasına ait bir kitaplığın olması ve eğitimin her döneminde ondaki yeteneği keşfeden öğretmenlerin Buğra’nın hayatına yön verdiğini söyledi. Üniversite de okuyabilmek için evini satan yazarın içindeki yazarlık duygusunu dışa vurabilmek için bir dönem gazino ve kahvehanelerde gezdiğini ifade eden Güçlü Buğra’nın şöhreti, 18 Şubat 1948 yılında yazdığı ‘Oğlum’ hikayesi ile yakaladığını kaydetti. Askerde bıyıklarını kesmediği için 11 kez sürgün edilen yazarın sanata bakış açısı evet ama siyasete bakış açısı ise mesafeli olduğuna dikkat çeken Güçlü, hayatının büyük bir bölümünü yarı aç ve yarı tok geçiren Buğra’nın yaşamında hak ettiği yere gelemediğini ama, bugün onu yaşatmanın ise Akşehirlilerin elinde olduğu söyledi. Güçlü konuşmasını, onun sevdiği birkaç şiirden okuduğu bölümlerle tamamladı. Konuşmasının ardından Prof. Dr. Sami Güçlü'ye Akşehir Belediye Başkanı Mustafa Baloğlu tarafından bir plaket verildi.
|