"Suudi Arabistan'ın güven ve istikrarı, bizim kırmızı çizgimiz"

"Suudi Arabistan'ın güven ve istikrarı, bizim kırmızı çizgimiz"

Sudan Dışişleri Bakanı Gandur:

Sudan Dışişleri Bakanı İbrahim Gandur, "Sudan, kardeşlik görevi gereği militanlar (Husiler) tarafından yönetimin ele geçirildiği Yemen'e güven, istikrar ve meşruiyetin geri gelmesi için koalisyona katılma kararı aldı" dedi.

Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'da temaslarda bulunan Gandur,  verdiği mülakatta Yemen, Suriye, Libya ve Güney Sudan'da yaşanan krizlerin yanı sıra ülkesindeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.  

- "Suudi Arabistan'ın güven ve istikrarı, bizim kırmızı çizgimiz"

Sudan ile Suudi Arabistan ilişkilerinin en iyi olduğu bir süreci yaşadıklarını ve bu ilişkileri tüm alanlarda genişletmeye çalıştıklarını belirten Gandur, Suudi Arabistan'ın Yemen müdahalesini desteklediklerini ifade etti.

Gandur, "Sudan, Yemen'de meşru hükümetin geri getirilmesi ve istikrarın yeniden sağlanması için çalışan Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz Al Suud'a var gücüyle destek veriyor. Daha önce de Suudi Arabistan'a karşı her türlü tehdidi ülkemizin güvenliğine tehdit olarak algıladığımızı belirtmiştik. Burada bir kere daha söylüyorum. Suudi Arabistan'ın güven ve istikrarı, bizim kırmızı çizgimiz" diye konuştu.

- Sudan'ın Kararlılık Fırtınası'na verdiği destek

Ülkesinin Yemen ile tarihten gelen güçlü ilişkileri bulunduğuna işaret eden Sudan Dışişleri Bakanı, Yemen'deki Husi ilerleyişini durdurmak için Suudi Arabistan öncülüğünde başlatılan "Kararlılık Fırtınası" operasyonları içinde yer almalarını şu sözlerle değerlendirdi:

 "Yemen'le ilişkilerimiz özel ve tarihidir. Sudan, kardeşlik görevi gereği militanlar tarafından yönetimin ele geçirildiği bu ülkeye güven, istikrar ve meşruiyetin geri gelmesi için koalisyona katılma kararı aldı. Arap Birliği'nin de destek verdiği 'Kararlılık Fırtınası' operasyonu Arap ülkelerinin ortak tutumuydu. Yemen'de yapılan darbeyi ilk kınayan başkent de Hartum olmuştur."

Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerinin geçen mart ayında Yemen'deki Şii Ensarullah Hareketi (Husiler) militanlarına yönelik "Kararlılık Fırtınası" adı altında başlattığı hava operasyonuna desteğini açıklaması Sudan'ın dış politikasında değişim görüldüğü şeklinde yorumlara neden olmuştu. Sudan'ın, Körfez ülkelerini endişelendiren Tahran'la iyi ilişkileri söz konusu koalisyona katılmasıyla yeni bir aşama kazanmıştı.

İran Dışişleri Bakanı Yardımcısı Emir Hüseyin Abdullahiyan, geçen hafta basına yaptığı açıklamalarda, Sudan ordusunun Yemen'e girişini eleştirerek, "Sudan askerlerinin Yemen'e girmesinin, hiçbir faydası olmayacak" demişti.

Şu ana kadar Yemen'e 850 asker gönderen Sudan'ın Devlet Başkanı Ömer el-Beşir ve diğer yetkilileri, bu ülkeye 6 bin asker göndermeye hazır olduklarını açıklamışlardı.

Sudan hükümeti, ülkedeki İran Kültür Merkezi'nin "kendisine verilen yetkileri aştığı, mezhepçi Şii görüşünü yaygınlaştırdığı ve ülkede sosyal, fikri alanda tehdit oluşturduğu" gerekçesiyle geçen yıl kapatılması yönünde karar almıştı.

- Kızıldeniz’in ve Bab’ul-Mendeb’in güvenliğine yönelik herhangi bir olumsuz girişime izin verilemez"

Gandur, “Çatışmalar ne kadar sürerse sürsün, çözüm siyasi olmalıdır” diyerek, Yemen hükümetinin meşruiyet ilkesi, ulusal diyalog görüşmelerinin sonuçları ve Birleşmiş Milletler'in (BM) 2 bin 216 sayılı kararına dayalı siyasi çözüme varma çalışmalarını desteklediklerini belirtti. Gandur, Yemenli tarafların BM’nin söz konusu kararını kabul etmesini ve krizi sonlandırmak için diyalog yoluna gitmelerini olumlu karşıladıklarını ifade etti.

Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon aracılığıyla Sudan'ın izlediği politikanın BM’nin Yemen’de barışçıl çözüme gidilmesi için sarf ettiği çabaların başarıya ulaşmasına katkı sağlayacağını kaydeden Gandur, iç politikada Yemen müdahalesi nedeniyle kendilerine yönelik eleştirileri de değerlendirdi.

Barış güçlerinin her ülkeye gönderilebileceğini ve Sudan’daki önceki hükümetlerin de yurt dışına asker gönderdiğini kaydeden Gandur, şunları söyledi:

"Uluslararası barış ve güvenliği artırmak için oluşturulan güçlere katılan tek ülke Sudan değil. Haritaya bakılırsa, Etiyopya, Uganda ve diğer ülkelerin de Somali’deki barış güçleri içinde yer aldığı ve dünyada bunun başka örneklerinin de bulunduğu görülecektir. Ülkem doğrunun, vicdanın, kardeşlik ve komşuluk ilişkilerinin kendisine dayattığı görevi yerine getiriyor."

 

 

Gandur, ülkesindeki muhaliflerin bu şekildeki eleştirilerinin doğal olduğunu ancak Sudan’ın Yemen’deki kardeşlerine yardım etmemesinin normal olmayacağını kaydetti.

- Rusya'nın Suriye'ye yönelik hava saldırıları

Suriye'de yaklaşık beş yıldır devam eden iç savaş ve son olarak Rusya'nın bu ülkeye düzenlediği hava saldırılarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Gandur, nereden ve kim tarafından yapılırsa yapılsın askeri müdahaleye karşı olduklarını söyledi.

Başından beri siyasi çözümden yana tavır aldıklarını hatırlatan Gandur, "Bu tavrımızı Suriye'deki kardeşlerimize de ilettik. Hükümete de silahlı muhaliflere de. Belki herhangi bir askeri müdahale siyasi çözüm için zemin oluşturabilir. Ancak nihai çözüm kesinlikle askeri yollarla olmaz. Bizim bu meselede Suriyeliler arasındaki diyalogdan yana olan tavrımız sabittir, değişmez" dedi.

- Fas'taki Libya görüşmeleri

Sudan Dışişleri Bakanı, Libya'da yaşanan krize çözüm bulunması için Fas'ın Suheyrat kentinde gerçekleştirilen görüşmelere verdikleri desteği, "Suheyrat'ta gerçekleşen görüşmeleri ve sonucunda varılan ulusal birlik hükümeti kurulmasını öngören anlaşmayı destekleyen ülkelerin başında geliyoruz" sözleriyle ifade etti.

"Libya krizinde olduğu gibi çatışma ve savaşın gölgesinde yaşayan tüm kardeşlerimiz için çözümün diyalogdan geçtiğini düşünüyoruz" diyen Gandur, bunun için BM Libya Özel Temsilcisi Bernardino Leon'a olan desteklerini sürdürdüklerini ve Libya'daki taraflardan çözümden yana tavır almalarını istediklerini belirtti.

- Güney Sudan'daki gelişmeler

2011'de Sudan'dan ayrılan Güney Sudan'da 20 ay süren çatışmaların ardından geçen ağustos ayında varılan anlaşma hakkında konuşan Gandur şunları söyledi:

 "Biz hem IGAD'ın bir parçası hem de Güney Sudan'da barış anlaşmasını destekleyen komşu dört ülkeden (Kenya, Uganda, Sudan ,Etiyopya) biriyiz. Devlet Başkanı Beşir bu konuda bizzat büyük çaba harcadı. Çözümün, anlaşmanın tümüyle kabul edilmesi ve tüm tarafların çekincelerini ortadan kaldırmasıyla mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu çekince ve itirazlara, IGAD bünyesinde çözüm bulunması gerektiğini düşünüyoruz. "

- Sudan'daki diyalog görüşmeleri 

Gandur, Sudan'da siyasi güçlerin yüzde 90'ının katıldığı hükümet ile muhalefet arasındaki diyalog görüşmelerinin canlılık ve şeffaflık içinde yürütüldüğünü ve medya aracılığıyla halkın günlük olarak bilgilendirildiğini aktardı.

Bazı kesimlerin boykotu nedeniyle görüşmelerin iptal edilmeyeceğini vurgulayan Gandur şöyle devam etti:

"Aslında en iyisi tüm kesimlerin özellikle de silah taşıyanların diyaloğa katılmasıydı. Çünkü diyalog görüşmelerinin en önemli hedeflerinden biri, Sudan'da daimi barış sağlanması için tüm kesimleri kapsayan bir anlaşma sağlamak. Hükümet, diyaloğun amaçlarına ulaşması için çalışmaktan vazgeçmeyecek. Bu noktada 7'si hükümet 7'si de muhalif partilerden oluşan 7+7 kurulu da diyaloğa katılmaları için silah taşıyanlarla iletişime devam ediyor."

Hükümet ile Kuzey Sudan Halk Kurtuluş Hareketi (SPLM-N) arasında sekteye uğrayan müzakerelere de değinen Gandur, "Mavi Nil ve Güney Kordofan bölgeleri hakkındaki müzakerelerin başlatılması konusunda son detayları öğrenmek için Afrika Birliği Barış ve Güvenlik Konseyi'nin görevlendirdiği ara bulucu eski Güney Afrika Devlet Başkanı Thabo Mbeki ile görüşmek üzere Güney Afrika'ya gideceği bilgisini verdi.

Gandur, bölgede barış sağlanması amacıyla müzakerelere hazır olduklarını ifade ederek, karşı tarafın da üzerine düşeni yapmasını ve geçmişe nazaran daha ciddi olmasını beklediklerinin altını çizdi.

AA

Kaynak:Haber Kaynağı