Susurluk kaza değil, hesaplaşma

Susurluk kaza değil, hesaplaşma

Susurluk Komisyonu eski Başkanı Elkatmış, çarpıcı açıklamalarda bulundu. İşte ayrıntılar..

Konya Aydınlar Ocağı’nda konuşan Susurluk Komisyonu eski Başkanı Elkatmış, Türkiye’de derin yapının devam ettiğini belirterek “Parlamento yasama görevini tam yapamıyor. Denetim görevini ise hiç yapmıyor. Susurluk kaza değil, hesaplaşma” dedi

Konya Aydınlar Ocağı’nın Salı Sohbeti’nde Siyasi Hatıralarını anlatan Susurluk Komisyonu eski Başkanı Mehmet Elkatmış, Susurluk’un bir kaza değil, hesaplaşma olduğunu belirterek “Susurluğu çözemedik, çözülmez de” dedi. Sille Kültür Evi’nde gerçekleştirilen sohbeti açılış konuşmasıyla başlatan Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, Türkiye’deki derin yapılanmanın kısa bir özetini vererek sözü Nevşehir eski Milletvekili Mehmet Elkatmış’a bıraktı. Elkatmış, siyasi hatıralarında 1974’e kadar uzanarak o dönemdeki koalisyon hükümetinde Başbakan Vekili olan Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın, MİT’in MSP’ye, MHP’ye ve AP’ye ayrı ayrı raporlar verdiğini belirterek “MİT’i çözemedik” dediğini söyledi.

Erbakan tarafından bunun Demirel’e aktarıldığında Demirel’in Erbakan’a; “ortalığı karıştırma” diye cevap verdiği kaydeden aynı Erbakan’ın, 12 Eylül Darbesi’nden sonra Uzunada’da görüştüğü Demirel’i gülerek karşılayarak “Ne’aber Sayın Demirel” diye takıldığını ve Demirel’in buna çok bozulduğunu hatırlattığını dile getirdi.

“SUSURLUK KAZA DEĞİL…”

Susurluk kazasıyla ilgili çarpıcı açıklamalar da yapan Mehmet Elkatmış, bunun bir kaza değil, hesaplaşma olduğunu belirterek “Susurluk kazasının gerçekleştiği yol düz bir yol. Burada bir kazanın olması muhtemel dışı. NATO standartlarında olan bu yolda meydana gelen kazada hızlı seyreden Mercedes arabası, direksiyonu dışarıdan bir müdahaleyle kilitlenerek tesadüfen bir kamyona çarpıyor. Susurluk bir kaza değil, hesaplaşma. Susurluğu şimdiye kadar çözemedik, çözülmez de” diye konuştu.

MECLİS DENETİM GÖREVİNİ YAPMIYOR

Susurluk Komisyonu Başkanı olduğu dönemde üst düzey askerleri, TBMM tarafından oluşturulan Susurluk Komisyonu’na ifade vermek üzere davet etmelerine rağmen, hiç birisinin gelmediğini ve hatta 28 Şubat Darbesi’ni gerçekleştiren Çevik Bir tarafından Komisyona gönderilen yazıda, tehdit vari açıklamaların yer aldığını ifade eden Elkatmış, “Jandarma Genel komutanlığı ve MİT Müsteşarlığı yapan Teoman Koman’ı dinlemek istedik fakat Komisyona çağırmamıza rağmen hiç gelmedi. Askerler, komisyona gönderdikleri resmi yazılarında “Devlet sırrı” söyleyemeyiz şeklinde açıklamalarda bulunuyorlardı. “Devlet sırrı” ne demekse? Bunun açıklanması ve tarifinin yapılması gerekiyor.

Kozmik oda nedir? Bundan başbakan’ın haberi olmalı.Batı ülkelerindeki parlamentolarında durum hiç de bizdeki gibi olmuyor, işlemiyor. Bir basın toplantısında “Bu adamlar, TBMM’yi dahi takmıyorlar” dediğim için Teomon Koman, “bu adamlar” diye kendisine hakaret ettiğim gerekçesiyle beni mahkemeye verdi” şeklinde konuştu. Türkiye’de derin yapının hâlâ devam ettiğini ve Meclis İç Tüzüğü’nde yer alan bir maddeden dolayı üst düzey askeri yetkililerin ifadelerine başvurulamadığına dikkat çeken Elkatmış, daha sonra unları söyledi: “Meclis İç Tüzüğü değiştirilmeden, bu derin yapının kırılması ve bunların düzelmezi zor. Çünkü Türkiye’de derin yapı hâlâ devam ediyor. Türkiye’de parlamentonun yasama görevinden ayrı bir o kadar, hatta ondan da öte bir denetim görevi vardır. Hâlbuki parlamento yasa tekniğinden uzak birtakım anlaşılmaz kanun maddeleri çıkartıyor. Başbakan’ın zaman zaman söylediği Bürokratik Oligarşi’yi korumak için o da. Yani parlamentodan günübirlik kanunlar çıkıyor. Hâlbuki kanun yapmanın da bir ilmi var. Bir tekniği var. Parlamento yasama görevini tam yapmadığı gibi denetim görevini de yapamıyor. Üstelik parlamentonun kendisi denetim ve baskı altında.”

“SİYASETÇİLER DÜRÜST DEĞİL”

Ahmet Demir adını kullanan ve “Yeşil” olarak bilinen Mahmut Yıldırım’ı, Susurluk Komisyonu olarak kendileri tarafından deşifre edildiğini kaydeden Elkatmış, bu kişinin banka hesabı hakkında ilgili bankalardan bilgi almak için yazı yazdıklarını, bankalardan gelen cevabî yazılarda “ticari sır”, “banka sırrı” diye kendilerine cevap verilmediğini, istenilen bilgilere böylece ulaşamadıklarını söyledi. O dönemde kurum ve kuruluşlar dahil kimse; “Devlet sırrı”, “Ticari sır”, ve “Banka sırrı” diyerek komisyona bilgi vermek istemediğini dile getiren Elkatmış, iki saat süren konuşmasını şöyle tamamladı: Devleti yönetenlerin her şeyden haberi ve bilgisi var. Esas yargılanması gerekenler, kamuoyuna yalan beyanda bulunanlardır. Türkiye’de ikili yargı sistemi var. Siyasetçiler dürüst değil. Parlamento güçsüz. Denetim görevini yapamıyor. Parlamentonun üzerinde güçler var.

Baskı grupları mevcut. Jandarma’nın iç güvenlikten çekilmesi gerekir. Kontrgerilla ve JİTEM araştırılmalı. Sayıştay TSK’yı niye denetleyemiyor? Kırmızı Kitap’ın yeniden yazılması önemli. Bütün bunların düzeltilmesi için parlamentonun çok güçlü olması gerekir. Bütün bunlar sağlandıktan sonra Türkiye’ye gerçek demokrasi gelebilir. Konya Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, sohbetin sonunda Mehmet Elkatmış’a “Mevlana ve Mevlevilik” adlı kitabın da yer aldığı eserler takdim etti. memleket