“Sünni İslâm geleneği Selçuklular’a borçlu”

“Sünni İslâm geleneği Selçuklular’a borçlu”

HİSDER’DE Selçuklular’ı anlatan fotoğraf sanatçısı İbrahim Dıvarcı, “16 büyük devlet içerisinde en büyük kara sınırına ulaşan devlet Büyük Selçuklu’dur. Sünni İslâm geleneğinin bugüne gelmesinin en büyük sebebi Selçuklular” dedi.

Hikmet, İlim ve Sanat Derneği’nin bu haftaki Cuma Sohbeti’nde “Selçuklular” konuşuldu.

Selçuklular’ı sunum halinde ve tarihi eserlerin fotoğraflarıyla birlikte tarihi, sosyal ve kültürel yönleriyle ele alarak anlatan fotoğraf sanatçısı İbrahim Dıvarcı, Musalla Kabristanı’ndaki “cennet çukuru”nun hurafe olduğunu ve Sünni İslam geleneğinin de Selçuklular sayesinde günüme ulaştığını söyledi.

Proje sahibi Konya Aydınlar Ocağı olmak üzere 2009’da Büyük Selçuklu Mirası Projesi’ni Cumhurbaşkanlığı himayelerinde hayata geçirmek için Türkiye başta olmak üzere İran, Suriye, Mısır, Yemen, Afganistan, Türkmenistan, Özbekistan, Ermenistan, Azerbaycan olmak üzere müze ülkeleri ABD, Rusya, Almanya, Fransa ve İngiltere ile birlikte 14 ülkeyi gezerek Selçuklu eserlerini resimlediklerini kaydeden İbrahim Dıvarcı, “Proje ilerledikçe şunu gördük. Biz Selçuklu sanatını ve ne yazık ki Selçuklu tarihini de tamamıyla batılı kaynaklardan öğrenmişiz.” dedi.

Selçuklu Belediyesi Ahmet Keleşoğlu Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen sohbette, Selçuklular tarihiye ilgili kronolojik bilgiler de veren Dıvarcı, “Batılıların kafasında bir Selçuklu tasavvuru var.  Selçuklular İran’a gelmeden önce at çobanıydı, atlarla birlikte vahşi bir hayat sürüyorlardı. İran’a geldiklerinde büyük bir medeniyetle karşılaştılar ve daha sonra da Selçuklu medeniyeti ortaya çıktı. Fakat şunu çok net bir şekilde ifade edebiliriz ki, Selçuklular İran’a geldiklerinde çok büyük bir birikime sahip bir medeniyetti. Kadîm İran medeniyetinin Selçuklu devlet, eğitim ve diğer yönetimle ilgili hususları etkilediği bir vakıadır. Ama Selçuklular kadîm Türk medeniyetinin takipçisidirler. Göktürk ve Uygurlardan gelen o kadîm geleneği İran medeniyetiyle harmanlayarak ortaya müşahhas bir medeniyet çıkarmışlardır.” diye konuştu.

 

“CENNET ÇUKURU HURAFE”

1071’de Malazgirt Zaferi’yle birlikte Anadolu kapılarının tamamen Selçuklu Türklerine açılmasıyla birlikte Anadolu içlerine doğru akınların başladığını ve öncü birliklerin Konya’ya kadar ulaştığını kaydeden Dıvarcı, Musalla Mezarlığındaki cennet çıkuru ile ilgili şunları dile getirdi: “Konya’daki en büyük yanlışların biri Musalla’daki Cennet Çukuru meselesidir. Cennet Çukuru kelimesi İslâm eteroğine aykırıdır. Cennet çukuru ile anılamaz. Selçuklu orduları Konya’ya geldiği zaman 400 kişilik bir Bizans Garnizonu vardı. Afşin Bey 10 bin kişilik bir ordusuyla buraları darma dağın ettiğinde Selçuklu öncü birliklerinde şehit düşenlerin buraya gömüldükleri de tamamen hurafedir. Tarihte öyle bir kayıt ta yoktur. Bir deli bir taş atıyor 40 akıllı o taşı çıkaramıyor.”

 

BÜYÜK SELÇUKLU VE İZLERİ

Dıvarcı, Melikşah ile zirveye ulaşan Büyük Selçuklu’nun ne denli önemli olduğunu şöyle dile getirdi: “Büyük Selçuklu bizim için niye önemli? Büyük Selçuklu (980-1157) 177 yıl yaşayan bir devlet. Dünya tarihinde bu kadar etkin olmuş bir medeniyet yok. 9 milyon 400 bin km2’lik bir kara imparatorluğu bu. 16 büyük devlet içerisinde en büyük kara sınırına ulaşan devlet Büyük Selçuklu’dur. Sünni İslâm geleneğinin bugüne gelmesinin en büyük sebebi de Selçuklular.”

MECSİD-İ AKSA VE MELİKŞAH

Büyük Selçuklular’ın haçlı seferlerinden dolayı Mescid-i Aksa’da sadece 45 gün kalabildiğine dikkati çeken Dıvarcı, “Melikşah, Mescid-i Aksa’da kardeşi Tutuş adına bir tamirat yaptırıyor. 1969 yılında Mescid-i Aksa’da yapılan son büyük restorasyon çalışmasında Zekeriya Mihrabının üstünde Melikşah’ın ve kardeşi Tutuş’un adının geçtiği kitabe bulunuyor. Fakat ilginçtir, üzerine tekrar bir başka kitabe koyuyorlar.  Mehmet Tütüncü’nün bununla ilgili bir araştırma makalesi de var. O kitabenin fotoğrafları da mevcut” dedi. Haber Merkezi