SÜ’de araştırma görevlilerine mobbing iddiası

SÜ’de araştırma görevlilerine mobbing iddiası

Eğitimciler Birliği Sendikası Konya 2 Nolu Şube Başkanı Şenol Metin, Zengin İşhanı’daki sendika binasında yaptığı açıklamada Selçuk Üniversitesi’ndeki bazı bölümlerde Araştırma Görevlilerine mobbing uygulandığını söyledi.

Memur-Sen Konya İl Temsilciliği Konferans Salonu’nda yapılan basın açıklamasına Memur Sen Konya İl Temsilcisi Nazif Karlıer, Sağlık Sen Konya Şube Başkanı Zeynel Abidin Uysal, Toç-Bir Sen Konya 41 Nolu Şube Başkanı Kadir Alıcı, Sağlık-Sen Üniversite Şube Başkanı Mithat Şafak ve Birlik Haber-Sen Şube Başkanı Nedim Akan katıldı.
Eğitim Bir-Sen Konya 2 Nolu Başkanı Şenol Metin tarafından yapılan açıklamada SÜ’nün bazı bölümlerinde okuyan araştırma görevlilerine mobbing uygulandığı ifade edildi. Metin, bu iddialar 28 Şubat zihniyetinden farksız olduğunu da söyledi.

Şenol Metin açıklamasında Eğitim Bir-Sen’in kuruluşundan bu yana SÜ ve NEÜ ile görüşmeler sonucunda mobbing uygulanmalarını en aza indirmeye gayret ettiklerini ifade etti. Çalışmaların sürdüğünü söyleyen Metin, “Yaptığımız bazı çalışmalarda özelikle araştırma görevlilerimizin sistematik sorunlarının olduğunu tespit ettik. Bu tespitlerimizi kamuoyu ile paylaştık, üniversite yönetimleri ile istişare ettik, hocalarımızla değerlendirdik. Selçuk Üniversitemizde ve Necmettin Erbakan Üniversitemizde sorunları ve çözüm önerilerini Kurum İdari Kurulunda en üst seviyede imza altına aldık. Bugün sizlerle paylaşacağımız Araştırma Görevlilerine Yönelik Mobbing izli sorunlar diğer alanlarda minimize edilmiştir. Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinin diğer bölümlerinde de sorun büyük oranda çözümlenmiştir. Ancak maalesef Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümünde tüm çabalarımıza, iyi niyetli girişimlerimize rağmen çözüm üretilememiştir. Ve maalesef bugünkü noktaya geldik” dedi.

su’de-arastirma-gorevlilerine-(2).jpg

ARAŞTIRMA GÖRELİLERİNE ÖZEL İŞLERİNİ YAPTIRIYORLAR İDDİASI

Şenol Metin yaptığı mobbing açıklamasında ilginç iddiaları ortaya attı. SÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde araştırma görevlisi olarak görev yapanların nasıl bir zorluklarla karşılaştığını dile getirdi. Metin açıklamasının devamında özel işlerin yaptırıldığını şu sözlerle anlattı; “2 yıl önce araştırma görevlileriyle yapılan çalıştayda görev tanımında olmayan yaptığınız işlerden örnekler verir misiniz? Sorusuna verilen ilginç cevaplardan birkaçında ‘Asiste ettiğim Hocamın ilkokul 3. Sınıfa giden kızının veli toplantısına katıldım, Elektrik, Su Faturalarını ödedim, aracını servise götürdüm, Hocamın Ders slaytlarını hazırladım, hocamın mazeretinin olduğu günlerde dersini yaptım. Sınavlarını yaptım, sınav kağıtlarını okudum. Sınav sonuçlarını sisteme girdim’ cevaplarını aldık” şeklinde konuştu.

“SINAVLAR SİLAH OLARAK KULLANILIYOR”

Metin açıklamasında SÜ’de yapılan mobbing uygulamaları iddiasını bir bir gündeme getirmeye devam etti. Araştırma görevlilerinin yasal haklarının da ellerinden alındığının altını çizen Başkan Metin, “Araştırma görevlilerimiz, kendini yetiştirmek için Lisansüstü eğitim görürler. 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 39. Maddesi bu esasları düzenler. Ancak ne yazık ki Türkiye’deki bütün üniversitelerin araştırma görevlilerine tanıdığı bu hak, Selçuk Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi araştırma görevlilerine tanınmamakta, başka bir üniversitede lisansüstü eğitim görmeleri engellenmektedir. Dahası Selçuk Üniversitesinde Lisansüstü eğitim yapmaya zorlanmaktadırlar. Bu Genç Akademisyenler için, Lisansüstü Eğitimin, Tez İzleme, Yeterlilik Sınavı gibi rutin akademik süreçleri bir silah gibi kullanılmakta, Araştırma görevlileri, akademik yetiştirme dışında eski Türkiye kalıntısı akademisyenlerin özel işlerini ifa etmeye zorlanmaktadır” dedi.

ESKİ TÜRKİYE’Yİ İSTİYORLAR

28 Şubat Türkiye’sinin halen yaşatılmaya çalışıldığına dikkat çeken Metin konuşmasını şöyle sürdürdü; “Eski Türkiye özlemi içindeki bir kısım akademisyenler, hiyerarşi üretmek istiyor olabilirsiniz ama başaramazsınız. ‘Emret Komutanım, Ordu Göreve’ pankartlarının altında beklediğiniz günler akademi tarihinin utanç sayfalarında incelenmeyi bekliyor.

Araştırma görevlilerimiz, kendini yetiştirmek için Lisansüstü eğitim görürler. 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 39. Maddesi bu esasları düzenler. Ancak ne yazık ki Türkiye’deki bütün üniversitelerin araştırma görevlilerine tanıdığı bu hak, Selçuk Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi araştırma görevlilerine tanınmamakta, başka bir üniversitede lisansüstü eğitim görmeleri engellenmektedir. Dahası Selçuk Üniversitesinde Lisansüstü eğitim yapmaya zorlanmaktadırlar”

REKTÖRLÜK SEYİRCİ KALIYOR

Şenol Metin açıklamasının devamında yapılan mobbing uygulamasına Rektörlüğün ve dekanlığın seyirci kaldığını ileri sürerek şöyle konuştu; “Doktora yeterlilik aşamasında ilişiği kesilen araştırma görevlisine sahip olan çok az üniversiteden birisi herhalde Selçuk Üniversitemizdir. Selçuk Üniversitesi İİBF Fakültesine 39.madde kapsamında doktora izni talep eden araştırma görevlisine, Bölüm Başkanı, Bölümdeki öğretim üyelerini de suç ortağı yaparak önce Bölüm Kurulu Kararı aldırıyor ardından kendisini Dekanlık makamı yerine koyuyor, ret yazıyor, yetinmiyor; sonrasında işlemin özelliği gereği Rektörlük makamı yerine geçiyor, dekanlık ve rektörlük yetkilerini gasp ediyor, Dekanlık makamı da, Rektörlük makamı da bu yetki gaspına seyirci kalıyor. Bir akademik birimde, bir bilim yuvasında eğitim hakkının engellenmesi suçu bilim insanlarınca en bariz biçimde işlenebiliyor. Üzücü, utanç verici. Mobbing yönünden Selçuk Üniversitesi iktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi detaylı bir inceleme – soruşturma sürecinden geçirilmeli, failleri en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. İçinde bulunduğumuz muharrem ayına tevafuken 3 araştırma görevlisi çıkar, Huseyni bir duruş sergiler, bütün zulmü deşifre eder. Kendilerine minnettarım.”

“EĞİTİM HAKLARI ENGELLENİYOR”

Şenol Metin, genç akadamisyenlerin başka üniversitelerde araştırma görevlisi veya yüksek lisans yapmasının da önüne geçildiğini vurguladı. Bu düzenin önüne geçilmesini söyleyen Metin, “Kamu Yönetimi Bilimi Kamu Yararı ve Kamu Düzeni kavramları üzerine bina edilir. Genç Akademisyenlerimizin devlete 1 lira bile maliyet yüklemeden başka bir üniversitede Lisansüstü eğitim izin talebi hangi kamu yararı ile engellenmektedir. Bölüm Kurulunun Fakülte Yönetim Kurulu yetkisini gaspetmesi, Bölüm Başkanının Dekan ve Rektör Yetkisini gaspetmesi, kamu düzeninin tesisine nasıl bir katkı sunmaktadır. Üstelik bu fiiller Kamu

Yöneticisi yetiştirmekle görevli Bilim İnsanları tarafından işlenmektedir” dedi.

“SORUŞTURMAYA GEREK VARDIR, FAİLLERİ CEZALANDIRILMALIDIR”

Metin acıkmasının devamında tüm bu yaşanan krizlerin bir mobbing uygulanması olduğu ispatı olduğunu vurguladı. Şenol Metin mobbing yapanların cezalandırılması gerektiğinin altını çizerek şöyle konuştu, “Tüm bu veri setleri Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde hususende Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümünde organize, süreğen bir MOBBİNG’in varlığını ıspat etmektedir. Bu çerçevede Mobbing yönünden Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi detaylı bir inceleme/soruşturma sürecinden geçirilmeli, faiileri en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Sonuç olarak; Görevi İhmal, Yetki Gaspı, Eğitim Hakkının Engellenmesi suçlarının alenen, tekerrüren işlendiği, Mobbing’in kurumsallaştığı bir kurum olma yolunda ilerleyen, bu süreçte asli fail olan Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölüm Başkanın Bölüm Başkanlığı görevinden alınması, Mobbing yönünden de tüm Fakültenin konsültasyondan geçirilmesi, yetkisinin gaspedilmesine tekerrüren göz yuman Fakülte Dekanlığının sorumluluk düzeyi tesbit edilerek gerekli uyarıların yapılması zorunluluktur. Eğitimciler Birliği Sendikası olarak; Eğitim hakkının kudsiyetine, en temel insan hakkı olduğuna inancımız ve bu inancın gereğini ifadaki mücadele azmimiz tarihin testinden geçmiştir”

“SESSİZ KALAMAYIZ”

28 Şubat zihniyetinin hala Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari İlimler Fakültesi’nde olduğunu ifade eden Metin, “Öğrencilere mobbing uygulayan bu zihniyet 28 Şubat’ta ‘emret komutanım’ diyen zihniyettir. O dönemde başörtüsünü turnikelere sıkıştıran bir görev üstlendiklerini, kırmızı halılarla generallere ev sahipliği yaptıklarını biliyoruz. 28 Şubat’ta işlenen suçlar cezasız kalmamalı. Şu an profesör olan, o dönemki bir araştırma görevlisi, o dönem yumuşak tutanak tuttuğu için, tutanak ile cezalandırılmıştır. Bir an önce bu despotik, eski Türkiye kalıntısı anlayışı sürdüren Kamu Yönetimi bölüm başkanı görevden alınmalıdır. Bu 2 yıldır süregelen bir süreç. Dekanlık ve Rektörlüğü insiyatif almaya çağırıyorum. Sorunu dekanlık ve rektörlüğe iletmemize rağmen sorunun çözümü için bir geri dönüş alamadık. Sorunun çözümü için takipçiyiz. Eğer bu suça sessiz kalırlarsa onlar da suçlulardır. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanına sesleniyorum; Dekanlık yapacaksan yap, yapmayacaksan, fiili durumu hukukileştirelim, bölüm başkanını dekan yapalım! Sorunun çözümü için insiyatif alması gereken 2 makamı Dekanlık ve Rektörlük makamını insiyatif alma çağrısı yapıyorum” ifadelerine yer verdi. Servet R. Çolak-Memleket