Son dönem Osmanlı felsefesi
Çizgi Kitabevi’nin kimlik kazandırdığı Osmanlı Felsefe Çalışmaları dizisi Osmanlı’daki son dönem felsefe çalışmalarını günümüze taşıyor
Türkiye'de felsefeyle ilgili çalışmaların varlığı ya da yokluğu hep tartışılmıştır. Genel kanaat ise böyle bir çalışmanın yapılmadığı, yapılsa da çok az olduğu yönündedir.
Erzurum Atatürk Üniversitesi'nden bir grup akademisyen birkaç yıl önce başladıkları felsefe çalışmalarıyla bu alanda büyük bir boşluğu doldurmaya başladı. Yrd. Doç. Dr. Ali Utku ve Doç. Dr. Erdoğan Erbay tarafından hazırlanan Osmanlı Felsefe Çalışmaları dizisi, Tanzimat'tan Cumhuriyet'e uzanan süreçte yayımlanan Osmanlıca felsefe metinlerini, çeviriyazı ve sadeleştirme kalıbında güncelleştirerek yeniden okurlarıyla buluşturuyor. Son olarak Ziya Gökalp'in Malta sürgününde kaleme aldığı ve 85 yıl boyunca saklı kalan Felsefe Dersleri'ni günümüz Türkçe'sine kazandıran 'Osmanlı Felsefe Çalışmaları', Türk düşüncesinin hafıza kaybının vahametini de gözler önüne seriyor.
Çizgi Kitabevi ile kimliğini kazanan 'Osmanlı Felsefe Çalışmaları' dizisi, Türkiye'de sosyal bilimlerin ve özelde felsefenin teşekkülü ve kurumsallaşması sorununa odaklı bir atölye çalışması. Türkiye'de felsefeyle ilgili bir tartışma platformu oluşturabilmek için, asıl metinlere nüfuz etmenin zorunluluğu düşünüldüğünde, 'Osmanlı Felsefe Çalışmaları' atölyesinin çabalarının önemi daha iyi anlaşılıyor. Atölye, bugüne kadar birçok eseri Türk düşünce dünyasına kazandırdı. Ahmed Midhat, Felsefe Metinleri, Beşir Fuad, Voltaire, Baha Tevfik, Ahmet Nebil, Memduh Süleyman, Nietzsche Hayatı ve Felsefesi, René Descartes, Usûl Hakkında Nutuk, Ahmed Midhat, İktisat Metinleri, Rıza Tevfik, Bergson Hakkında, Mehmet Emin Erişirgil, Descartes ve Kartezyenler, Fatma Âliye Hanım, Terâcim-i Ahvâl-i Felâsife ve Ziya Gökalp'in Felsefe Dersleri bugüne kadar yayımlanan eserler.
Ali Utku, Osmanlı Felsefe Çalışmaları Atölyesi'nin, farklı disiplinlerde güdülen ortak kaygıların paylaşılabileceği bir platform oluşturma çabasından doğduğunu söylüyor. Utku, çalışmanın amacını, "Sosyal bilimlerin teşekkülü ve kurumsallaşması sürecine ilişkin bir tartışma platformu oluşturabilmek için, sınırlı sayıdaki ikincil kaynağın dar ve sorunlu perspektifini aşarak birincil kaynaklara ulaşmayı, güncel felsefe etkinliğimizin kaynağındaki bireysel ve kurumsal girişimlerle yüzleşmeyi amaçlıyorduk" ifadeleriyle açıklıyor. Utku, atölye çalışmalarının Türkiye'deki felsefe etkinliği içindeki yerini de, "Modern Batılı felsefe ile yüzleşmeyle başlayan ve uzunca bir aktarma-öğrenme evresiyle güncel etkinliklere bağlanan bu yeni felsefi düşünce sürecinin soykütüğünün çıkarılması bakımından bu çalışmalar son derece önemlidir. 'Felsefe nedir?' sorusunu daha tarihsel ve problematik bir şekilde sormak gerekiyor: Bizde felsefe neydi ve ne olagelmiştir?" sözleriyle belirtiyor.
Erdoğan Erbay ise çalışmalarının sadece metinlerin sadeleştirilmesi ve güncelleştirilmesiyle sınırlı olmadığını belirtiyor. "Asıl önemlisi, metinler bir eleştirel etkinliğin odağında güncelleştiriliyor. Eş zamanlı okumalar ve üretilen metinler var." diyen Erbay, bu konuda teşvik edici tepkiler aldıklarını anlatıyor.
Sıradaki eserler
"Osmanlı Felsefe Çalışmaları" atölyesinin tezgâhına aldığı, kısa süre içinde güncellenecek eserler ise şunlar: Ahmed Midhat'ın Dârülfünun'da "Tarih-i Hikmet" başlığı altında verdiği dersler çerçevesinde kaleme aldığı üç kitaptan oluşan kayıp eseri Dârülfünûn Felsefe Tarihi Dersleri (1912-1914); yine Ahmed Midhat'ın W.John Draper'den şerh ve reddiyeli çevirisi Nizâ-ı İlm ü Dîn ve İslâm ve Ulûm [Bilim-Din Çatışması ve İslam ve Bilimler] (1896); ilk Descartes mütercimi İbrahim Edhem Mesut'un hayatının sonlarında tamamladığı yayımlanmamış eseri Dinler ve Felsefeler (1920); Osmanlı İmparatorluğu'nda en çok satan kitap olma özelliği taşıyan Ludwig Büchner'in Kraft und Stoff'unun Baha Tevfik ve Ahmed Nebil tarafından yapılan çevirisi Madde ve Kuvvet (1911); Abdullah Cevdet'in Dilmestî-i Mevlânâ'sı [Mevlâna'nın Gönül Sarhoşluğu] (1921); ve Fünun ve Felsefe'si (1906); Mustafa Şekip Tunç'un Henri Bergson'u (1923); Babanzâde Ahmet Naim'in Hikmet Dersleri (1913) ve Halil Nimetullah'ın Dârülfünun'da Felsefe Dersleri (1914). cihan