SOL'un 25 yıllık bitmeyen çilesi
Dün 'Özal'ı kim duruduracak', bugün 'Tayyip'i kim durduracak?'
NCE ÖZAL, SONRA TAYYİP: NASIL DURDURULACAK?
80'lerden bu yana sürekli kan kaybeden 'Türk Solu'nun en kronik ve değişmeyen tartışma konusu, 'Ne olacak bu solun hali?' sorusu olmuştur. 80'lerde Özal ve ANAP rüzgarı karşısında çıkış yolları arayan sol, bugün de AKP ve Tayyip Erdoğan karşısında bir çıkış yolu arıyor.
Sosyal demokratların vazgeçilmez gazetesi Milliyet, "Sol AKP'ye alternatif olabilir mi, yoksa AKP ile yola devam mı?" sorusunun cevabını arıyor. Devrim Sevimay, solun kanaat önderleri ve liderleri ile konuşarak Tayyip'i durduracak formülün ne olması gerektiğini tartışıyor. İşte Sol'da yeni oluşum içinde olan isimlerin AKP'den ve Tayyip Erdoğan'dan kurtulma formülleri.. 
DİSK GENEL BAŞKANI SÜLEYMAN ÇELEBİ: LAİKLİK SÖYLEMİ KARIN DOYURMUYOR
DİSK Genel Başkanı ve '10 Aralık Hareketi'nin kurucularından Süleyman Çelebi; Biz kitle örgütüyüz, bizde her türlü dünya görüşünde insan var ve o insanların da birtakım öncelikleri var. Tabii ki laiklik demokrasinin teminatıdır ama işin gerçeği sosyal haklardan yalıtılmış, tek başına bir laiklik söylemi kimsenin karnını doyurmuyor" diyerek açıklıyor solun ve sendikaların güç kaybetmesini.
"AKP'DEN KURTULMAK İÇİN ORTAK NOKTA ŞART"
Sermaye kesimi de AB'yi istiyor, biz de AB'yi istiyoruz. Ama biz sosyal AB'yi istiyoruz, AB'deki ve Türkiye'deki sosyal standartları geliştirmek istiyoruz. Sermaye kesimi ise esas olarak küreselci-neoliberal AB'yi istiyor. Bu kafadaki bir AB'ciliğin en net sonucunu da Tuzla'da görüyoruz işte... O yüzden bizim sınıfsal çelişkimiz büyük.
..AKP iktidarının bu kadar oksijen almasının en önemli katkısını sermaye vermiştir. Metotlarla ilgili bazen sıkıntıları var ama AKP'nin politikalarına ilişkin bizim baktığımız cepheden bir eleştirileri yok. Oysa şunu çok net söyleyeyim, Türkiye'nin AKP iktidarından kurtulması için herkesin ortak bir noktada buluşması şart.
"CHP İLE ZOR, YÜZDE 40 SOL SEÇMEN VAR"
CHP bugünkü anlayışıyla o ihtiyacı karşılamaktan uzak görünüyor. Aldığı oy yüzde 18-20 arasında donmuş durumda. Bu politikaları ve duruşuyla maalesef yukarı çıkması zor. Oysa sosyal demokrasinin kucaklayabileceği alan çok daha geniş. Ben toplumu ikna eden politikalar ortaya konulursa solun Türkiye potansiyelinin en az yüzde 40'larda olduğunu düşünüyorum.
"ANKARA VE İSTANBUL'U GERİ İSTİYORUZ"
10 Aralık Hareketi her kesimden insanı içinde barındırıyor. Ben de birey olarak bu çalışmaya katılıyorum ama sözcüsü değilim. Son duruma gelince; birincisi 10 Aralık Hareketi Türkiye’de nasıl bir sosyal demokrat parti olması gerektiği konusunda çalışmalarını sürdürüyor.
İkincisi, önümüzde yerel seçimler var. Yerel seçimlerde sosyal demokrat adayların kazanması için birlikte katkı vermemiz, bütün solun destekleyeceği ortak adaylar çıkarmak şart. Aksi halde bu solu bölmek olur. Başta İstanbul'u, Ankara'yı geri almak için ne gerekiyorsa yapmalıyız, solun ilk sınavı bu! İstanbul'u, Ankara'yı geri istiyoruz, çünkü ilk onları kaybettik. İstanbul ve Ankara'yı alırsak gerisi gelir.
PİR SULTAN ABDAL DERNEĞİ GENEL BAŞKANI FEVZİ GÜMÜŞ: ÖNCELİKLİ HEDEF AKP'DEN KURTULMAK
Bizim kurgumuz, soldan yana bir tercihle AKP'den kurtulmak! Bu kurguyu solun da yapması şart. Sol yerel seçimlerden başlayarak bir arada durma modelini oluşturmalı. Unutmayalım ki Türkiye'de sol birlikte büyüyor, birlikte küçülüyor
ALEVİLERİN YÜZDE 90-95'İ SOLA OY BERİYOR
Sivas, Çorum, Yozgat, Tokat gibi Alevilerin yoğun yaşadığı iller var. Bu illerdeki Alevi köylerinin tek tek seçim sonuçları elimizde. Onları incelediğinizde Alevilerin yüzde 90-95 oranında tercihlerini soldan yana kullandığını görüyoruz. 2007'de Ankara-Çubuk'ta bir miktar kayma tespit ettik. Ancak orada dahi Alevilerin yüzde 75'nin tercihi yine sol oldu.
Dolayısıyla Alevilerde sağa kayış sadece kişisel tercihlerle sınırlıdır.
ALEVİLER CHP'YE MECBUR
Alevi-CHP ilişkisini "memnuniyet"ten çok "mecburiyet"le açıklamak daha gerçekçi. Sağ karşısında aldığı oy oranı ve gelenekten gelen çeşitli özellikleriyle en güçlü duruşu CHP sergilediği için doğal olarak Aleviler de siyasi iradelerini ona yansıtıyorlar. CHP'ye yönelik eleştirilerini ne yazık ki ayrı tutmak zorundalar, çünkü görünen başka seçenekleri yok.
DİYARBAKIR BAROSU BAŞKANI AVUKAT SEZGİN TANRIKULU: MAKUL YOL CHP-DTP İŞBİRLİĞİ
SHP deneyimindeki başarısızlıktan DTP ve geçmişindeki partiler doğdu. CHP kendi kelepçelerinden kurtulur, DTP de dönüşürse bir genel seçimde temel ilkeler konusunda işbirliği oluşturabilirler. O zaman AKP hegemonyası kırılabilir
"SOL KÜRTLERİ KAYBETTİ"
SHP dönemi çok önemli bir deneyimdi. Kürtler açısından bir buluşmaydı ve belki Türkiye'nin yeniden inşası için büyük bir fırsattı. Ama Kürtler de SHP de bu şansı iyi kullanamadı. Tabii iktidar odaklarının bu işbirliğin bozulmasındaki rollerini unutmamak lazım ama sonuçta o başarısızlıktan DTP ve geçmişindeki partiler doğdu. Şimdi gelinen noktada ne CHP Türkiye partisi ne de DTP... Biri Batı'ya sıkışmış, diğeri Güney'e ve Doğu'ya.
1980 öncesinde Kürtlerde önemli bir CHP hattı vardı ama o hat bu hatalarla tamamen dağıldı. Yoksa mümkün mü Diyarbakır'da 8-9 bin oy alması; AKP 190 bin alıyor.
"AHMET TÜRK BİR İMKAN"
CHP de kendi kelepçelerinden kurtulursa, DTP de dönüşürse, bir genel seçimde temel ilkeler konusunda işbirliği oluşturabilirler. Ancak o zaman da AKP' nin hegemonyasını kırılabilirler. Bana göre Ahmet Türk, DTP için de, Türkiye için de bir imkândır ve bu imkânı herkesin doğru değerlendirmesi lazım. Tabii Ahmet Türk'ün de bu imkân olma iradesini ortaya iyi koyması şart.