Sıra Karadayı'ya mı geldi?
Hakkında soruşturma başlatılan 28 Şubat “postmodern” darbesinin aktörleri birbirine düştü.
Soruşturmanın ikinci dalgası kapsamında tutuklanan dönemin Genelkurmay Genel Sekreteri Erol Özkasnak, medyaya verilen talimatlarla ilgili ifadesinde, dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı ve 2. Başkanı Çevik Bir'i işaret etti. Özkasnak, medyanın yönlendirilmesiyle ilgili, “Ben görüşmedim ama Çevik Bir Hürriyet ve Sabah'la görüştü” dedi.
Özkasnak, 18 sayfalık savcılık sorgusunda Batı Çalışma Grubu'nun (BÇG) faaliyetleri ve Refah-Yol hükümetini devirmek için psikolojik harekat uygulanması konusunda medyanın kullanılıp kullanılmadığı sorusu üzerine topu İsmail Hakkı Karadayı ve Çevik Bir'e attı. Özkasnak, “Karargahta üç yetkili insan var. Genelkurmay Başkanı, Genelkurmay 2. Başkanı ve Genelkurmay Sekreteri. Bu süreçte benim ismimin ön plana çıkması benim görevim gereği basınla iletişimimden kaynaklanıyor. Ben Genelkurmay'ın halka yansıyan yüzüyüm” dedi.
“TALİMAT GELİNCE BÇG'DEN HABERİM OLDU”
BÇG ile ilgisini tümden inkar eden Özkasnak, “Nerede, nasıl toplandıklarını ve bu toplantıya katılacakların nasıl davet edildiklerini bilmiyordum. Ben o dönemde Genelkurmay Genel Sekreteriydim. BÇG'nin oluşturulması konusunda o dönemde TSK içerisinden kuvvet komutanlıkları dahil ilgili birliklere yazı gönderildi. Bu yazının tarafıma iletilmesinin ardından BÇG konusunda bilgi sahibi oldum” diye iddia etti. Özkasnak, BÇG'nin yapısına ilişkin şemayla ilgili de “Bu şema ve 10 Nisan tarihli belgeden haberdar değilim” dedi.
“GÖREVİM GEREĞİ ONAYLADIM”
Özkasnak, Refah-Yol hükümetinin devrilmesi için medya kanalıyla uygulanacak psikolojik harekatlar, “bizimkiler”, “tatilciler” gibi dizilerde laiklik vurgusu yapılması konusundaki sorulara da şu cevabı verdi: “O dönemde yapılan tüm çalışmalar askeri hiyerarşi içerisinde yürütülmüştür. Bu çalışmaların büyük bir kısmını sadece görevim gereği onayladım. Sonrasında bu çalışmalarla ilgili nasıl hareket edildi bilmiyorum.”
ÇEVİK BİR DE “KARADAYI” DEMİŞTİ
Özkasnak'tan önce ilk dalgada gözaltına alınarak tutuklanan Çevik Bir de kendisine yönelik suçlamalarla ilgili, İsmail Hakkı Karadayı'ya işaret etmişti. Bir, “27 Mayıs 1997 tarihli Çevik Bir imzalı yazı ve Batı Çalışma Konulu Eylem Planı hakkında bilginiz var mıdır?” sorusuna şöyle cevap vermişti: “Eylem planını kuvvet komutanlıklarına ve ilgili yerlere gönderme yazısını ben imzaladım, doğrudur. Ekinde bulunan 19 sayfadan oluşan BÇG Eylem Planı'nı ise İGHD Plan Şube Müdürü İdris Koralp imzalamıştır. Bu çalışmaları plan proje subayları hazırlar. Müdürleri ve emir komuta silsilesi doğrultusunda işlem görerek bana gelir. Konu ile ilgili başkanlıklar koordine edilmediği takdirde ben koordine edilmesi için evrakı geri gönderirim. Koordine edildikten sonra evrak tekrar bana gelir. Ben imzalamadan veya onaylamadan önce veya onayladıktan sonra Genelkurmay Başkanı'na (İ. Hakkı Karadayı) çıkar bilgi veririm, emirlerini alırım, ondan sonra evrakın gereğini yaparım. Genelde önemli konular bana arz edilir, ben de Genelkurmay Başkanımıza arz ederim, emrini ve onayını alırım.”
MANŞET ATTIRIYORDU, TOPU TAÇA ATTI
Postmodern darbenin Çevik Bir'le birlikte simge isimlerinden olan dönemin Genelkurmay Genel Sekreteri emekli Tümgeneral Erol Özkasnak, 28 Şubat sürecinde medyaya uyguladığı, gazetecileri işten attırmaya varan baskısıyla anılıyordu. Özkasnak 28 Şubat'ın bir darbe olduğunu 13 Ocak 2001 gecesi telefonla bağlandığı Kanal 6'daki Ceviz Kabuğu programında kabul etmiş, darbe için yapılan postmodern nitelemesi için “Zeka ürünü” deyip “Bu sürece çok güzel bir isim takmışlar” demişti.
Kaynak: Yeni Akit