Sille üzerine dergi ve kitaplar

Sille üzerine dergi ve kitaplar

Yerel yayınlar her zaman ilgimi çeker. Bu tür yayınlarda yöre ile ilgili her ayrıntıyı bulmak mümkündür.

Zeki Oğuz

Yerel yayınlar her zaman ilgimi çeker. Bu tür yayınlarda yöre ile ilgili her ayrıntıyı bulmak mümkündür. Satır aralarında ekonomiden geleneğe, yerel kültüre ait ne varsa okuyabilir insan. Geçtiğimiz hafta bu türden iki dergi ile iki kitap geçti elime.

Dergi ve kitapları Silleyi Kalkındırma ve Tanıştırma Derneği yayınlamıştı. Söze girmeden önce böylesi güzel yayınlara imza attıkları için dernek yönetimine ve başkan Ahmet Göçergi’ye teşekkür etmeliyim. Çünkü yayınladıkları eserler kalıcı ve yarının araştırmacılarına ışık tutacak türden.

Derginin adı 5000 Yıllık Kültür Vadisi Sille.32 sayfa ve renkli baskı. Dört aylık ve üç yıldır yayınlanıyor. Gerçekten dolu dolu bir dergi Sille. Son sayının kapağında eski askerlik dairesinin (Deppoy)bir fotoğrafı var. Bu güzel binaların yok edilişine hala yanarım. Hangi geri zekâlının kararına kurban gittilerse yazık oldu. Benzerleri Bolvadin ve Ilgın’da var ve restore edildiler.

Selçuklu Belediyesi eski başkanı Adem Esen Sille’ye çok önem vermiş ve güzel işler yapmıştı. Yeni başkan Uğur İbrahim Altay’ın da bu güzel ve tarihi beldemize gereken önemi vereceğine inanıyorum. Derginin 2 ve 3.sayfalarında başkanın Kültür Vadisi Sille başlıklı yazısından da bunu çıkarmak mümkün.

Prof.Dr. Mehmet Ali Kapar geçmişten günümüze Sille belediyecilik tarihini yazmış. Mehmet Yuca beldenin göç veriş nedenlerini anlatmış. Dergide ayrıca Silleli ilim adamlarının, hayırseverlerin yaşamöyküleri yer alıyor. Derginin Sille kültürüne çok şey katacağına inanıyor ve uzun ömürlü olmasını diliyorum.

Sille tarih boyu farklı bir kültüre sahip olagelmiştir. Şairleri, seğmenleri, baranaları ile farklı ve güzel bir kültür. Derneğin Kültür Yayınları serisinden yayınlanan 3. kitabı Aliye Tüz’ün hazırladığı “Sille Kadın ve Erkek Kıyafetleri” adlı kitap.

Aliye Tüz kitabın birinci bölümünde beldenin kısa bir tarihini, coğrafi konumunu ve sosyal yaşamını anlattıktan sonra ikinci bölümde kıyafetleri siyah beyaz resimler eşliğinde anlatmış. Biraz daha masraf göze alınıp renkli fotoğraflar kullanılabilseydi daha iyi olurdu gibime geliyor.

Derneğin yayınladığı 4.kitap ise çok önemli bir boşluğu dolduruyor.”Geçmişten Günümüze Sille’de Toprak İşçiliği”nde testiden çömleğe toprağın hikâyesini ve çamura biçim veren ustaları anlatıyor. Araştırmacı Mehmet Erdönmez’i bu güzel eserinden dolayı kutluyorum. Kitabın birinci bölümünde toprak işçiliğinin tarihi anlatılmış ikinci bölümde ise Sille’li ustalar isim isim verilmiş. Konuya ilgi duyanlar ve araştırmacılar için bir başucu kitabı çıkmış ortaya.

Günümüzde Sille’de iki usta üretim yapıyor. Yaşar Bulut ve Mehmet Atay. Mehmet usta, oğlu Harun ile birlikte çalışıyorlar. Mesleğin son temsilcisi de Harun olacak gibi. Bu iki ocakta geleneksel üretim yerine turizme ve inşaata yönelik işler üretiliyor artık. Mehmet usta ile oğlu Harun Tepeköylü oldukları için galiba, kitapta yer almamışlar.

Çocukluk yıllarımdan hatırlıyorum Kerhane mahallesinde onlarca ocak vardı. Yakın köylerden köylüler bu ocaklara odun ve kesmik satmaya gelirlerdi. Ayrıca Sille Gırında, Parsanada onlarca ocak vardı. Yakın zamana kadar üretime devam eden beş-altı ocak ise şehrin ortasında kaldıkları için kaldırıldılar.

Testi ocaklarına bizim köylüler genellikle kesmik satmaya gelirlerdi. Birgün büyüklere yalvardım bende gideceğim kesmik satmaya, diye. Daha çocuğum, dörde gidiyorum. Sonunda razı oldular. Dört çuval kesmik yüklediler iki eşeğe. Büyüklerin peşisıra gittim, yükleri sattım ve güzel bir dolmakalem alarak döndüm köye. Bendeki dolmakalem merakı o yıllardan kalma. Sonraki yıllar bir öyküme de konu oldu testicilik. Çamurun plastiğe yenilişini anlatmıştım.