Şifalı bitkilerde diploma dönemi
Bundan böyle atadan kalma tekniklerle şifalı bitki satanlar, okuldan yetişecek. Bu meslekte AB uygulamaları çerçevesinde, Türkiye'de de yüksek okul eğitimi zorunluluğu getiriliyor.
Şifalı bitkileri atadan kalma tekniklerle ilaca dönüştürerek satan aktarların yerini, müşterileri için doğal bitkilerden cilt kremi ve esanslar hazırlayan ya da onlara hastalıklara iyi gelen bitkileri profesyonel olarak öneren okullu aktarlar alacak.
AB'ye uyum çerçevesinde yürürlüğe konulacak uygulama üzerine açıklama yapan SÜ Çumra Meslek Yüksekokulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Fatih Er, okullarında bulunan bölümler arasında yer alan Tıbbi Aromatik Bitkiler Yetiştiriciliği ve Teknolojisi Bölümü'nün, 2001 yılında açıldığını belirterek "AB, özellikle insan sağlığıyla ilgili meslek dallarında çalışan kişilerin okullu olmasını istiyor. AB'de başlatılan bu uygulama, birkaç yıl içinde Türkiye'de de uygulanacak. Bu durum ise Tıbbi Aromatik Bitkiler gibi bölümlerin yıldızını şimdiden parlattı" dedi.
Tıbbi Aromatik Bitkiler Yetiştiriciliği ve Teknolojisi Bölümü'ne bu yıl gösterilen ilgi nedeniyle önceden planlanan öğrenci kontenjanında artış yapmak zorunda kaldıklarını anlatan Er, şunları kaydetti: Bu yıl bölüme 50'si ikinci öğretim olmak üzere toplam 100 öğrenci aldık. Buradan mezun olan öğrencilerimiz, hangi bitkilerin neye iyi geldiği, hangi kozmetik ürünün hangi bitkilerden elde edildiği konusunda tam olarak uzmanlaşıyor. Öğrencilerimizi, oldukça basit yöntemlerle, müşterileri için özel güzellik kremleri ve esanslar hazırlayan ya da onlara bazı hastalıklara iyi gelen bitkileri öneren 'okullu aktarlar'olarak nitelendirebiliriz. AB'ye uyum yasa ve mevzuatları çerçevesinde kısa süre sonra, klasik aktarlar kapanacak, onların yerini ise Tıbbi Aromatik Bitkiler bölümlerinden mezun olan kişiler alacak. Birkaç yıl içinde üniversitelerin tıbbi aromatik bitkiler bölümünden mezun olmayanların aktarlık yapamayacak olması, üniversitelerin bu bölümlerine ilgiyi artırdı.
Er, Tıbbi Aromatik Bitkiler Bölümü'nün, kendileriyle birlikte 5 üniversitede daha bulunduğunu, öğrencilerin ilgisinin diğer üniversitelerde de aynı yoğunlukta olduğunu söyledi.
Bu bölüm öğrencilerinin katkılarıyla, MYO bünyesinde döner sermayeli bir de Araştırma Merkezi kurmak için harekete geçtiklerini anlatan Er, "Burada çeşitli şifalı bitkiler, güzellik kremleri, losyonlar ve esanslar hazırlayıp, iç piyasaya sunacağız. Bu projeyle hem öğrencilerimizin uygulama pratiğini geliştireceğiz hem de okulumuz için önemli bir gelir kaynağına kavuşacağız" diye konuştu.
AKTARLAR NE DİYOR?
Dereli Kemal Baharatçısı Yafes Sinop: Eskiden Ahilik geleneğine göre, aktarlık mesleğinde usta-çırak ilişkisi vardı. Dükkanında 2 bin çeşit malı olmayan aktarlık yapamıyordu. Şimdi ise işin şarlatanlığı ve soytarılığı çıktı. Meslek dışı hareketlerin önlenmesi açısından akademik oluşum şart. Ben, aktarlığın mektepli olmasını canı gönülden istiyorum. Benim çocuğum da Çumra'daki okuldan mezun oldu.
Arı Baharatçısı Hasan Karaarslan: AB standartlarına uyum sağlamak için başlatılan bu çalışmala son derece önemli ve gerekli. Aktarlar ile ilgili yapılan düzenlemeden biz rahatsız değiliz. Ama bunun gerekli alt yapısı hazırlanmalı. Çünkü Türkiye genelinde olduğu gibi Konya'da da aktarlık yapan insanların büyük bir kısmı üniversite mezunu değil. Biz aktarlığı kitaplardan öğrendik. Düne kadar şifalı bitkilerle ilgili üniversitelerde her hangi bir bölüm yoktu. Aktarların üniversite mezunu olmasıyla daha bilinçli insanlar bu sektörde faaliyet göstereceğine inanıyorum. Bizim şifalı bitkiler satmak için gerekli izinlerimiz var. Bizlere gerekli ders verilirse seve seve gideriz. Ama üniversite mezunu şartı koyarlarsa Konya'da aktarcı kalmaz. Hepsi kapanmak zorunda katılır. Bu sebeple gerekli düzenlemelerin yapılması gerekir.