Şiddetin sebebi KÜLTÜRSÜZLÜK
Şiddetin temelinde toplumun farklı kültürel ve ideolojik kaynaklardan beslenmesinin yattığını belirten Prof. Dr. Aktay, dengesiz bir tüketimin sürdüğünü belirtti.
Son zamanlarda farklı şehirlerde yaşanan şiddet olaylarının toplumsal sebeplerini gazetemize değerlendiren Selçuk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasin Aktay, “Bu şiddet olayları toplumun tamamını kuşatan bir normun hâkim olmadığını, toplumun çeşitlendiğini gösteriyor. Türk toplumunun tamamı bugün aynı kültürel etkilenimlere açık değil. Çok farklı ideolojik ve kültürel kaynaklardan beslenen farklı farklı toplumsal kesimlerden bahsetmek mümkün bugün. Bu da elbette ortak toplumsal değerler dediğimiz alanın oluşmasını, insanların aynı norm etrafında bir araya gelmesini engelliyor ve çatışmayı tetikliyor” dedi.
Bütün toplumsal kesimleri kuşatan ortak bir maarif alanının Cumhuriyetin ilk yıllarında oluşturulmaya çalışıldığını, ancak bunda başarısız olunduğunu kaydeden Prof. Dr. Aktay “Ortak bir norm alanının olmaması normsuz ve kaotik bir toplum oluştuğunu göstermez. Sadece toplumda farklı normların hüküm sürdüğünü gösterir” dedi.
Farklı ideolojik ve kültürel kaynaklardan beslenen farklı toplumsal tabakalar olduğu gibi, bu tür bir kültürlenmeden mahrum olan ya da aksine belli bir kültürsüzleşmeye maruz kalan toplumsal kesimlerin de olduğunu ileri süren Prof. Dr. Aktay, “Kültürel imkânlardan mahrum kalanların şiddete eğilimleri artıyor. Bu tür mahrumiyetler insanlar arası diyalogun meşru zeminlerini de çökertiyor. Bunun sonucunda şiddete başvurma eğilimleri güçleniyor” diye konuştu.
TÜKETİM ÇILGINLIĞI İLE TOPLUMSAL ŞİDDET ARASINDA BAĞ YOK
Prof. Dr. Yasin Aktay, Türkiye’de henüz çağdaş standartlara ulaşmış, belli bir kültürel çerçevede işleyen bir tüketimin olmadığını belirtti. Yaşanan şiddet olaylarıyla artan tüketim çılgınlığı arasında doğrudan bir ilişki kurulamayacağını belirten Aktay, “Belki tam tersine insanlarımız yeterince tüketemedikleri için bu şiddet olayları sahneleniyor olabilir” şeklinde konuştu. Toplumun yeterince tüketemediğini ifade eden Aktay, “Türkiye’de şu anda görüldüğü iddia edilen tüketim çılgınlığı, gereksiz ve lüzumsuz bir tüketimin yansımasıdır. İnsanlar temel ihtiyaçlarını satın almanın yerine, ihtiyaçlarının neler olduğunu belirleyerek alışveriş yapmanın yerine ihtiyaç duymadığı ve bu anlamda gereksiz olan metalara yöneliyorlar. Bu da tüketimin dengesizleşmesine yol açıyor. Sözgelimi kültürel tüketim, insanlar için son derece gerekli olmasına karşın, hemen hemen hiç yok” dedi.
Şiddet söz konusu olunca tüketim kültüründen çok ‘kültürsüzlüğün tüketimi’nin hâkim olduğunu söylemenin daha doğru olacağını ifade eden Prof. Dr. Aktay, “Bu da dengesiz tüketimin tezahürlerinden biri olarak görünüyor. İnsanların kendi yaşamlarını sürdürebilmek için tüketmeleri gereken metalardan çok, ihtiyaç duymadıkları ama onlara ihtiyaçmış gibi sunulan metalara yönelmeleri bu kültürsüzlüğün vardığı noktayı gösteriyor” şeklinde konuştu.
Murat Güzel-Memleket