Şia tehlikesi Yavuz’la ortadan kalktı

Şia tehlikesi Yavuz’la ortadan kalktı

Konya Aydınlar Ocağı'nın bu haftaki Salı Sohbetleri'nde, 500. Yılında Çaldıran Savaşı ve Osmanlı Devleti ile Safevî Devleti arasındaki dinî ve siyasî mücadele gündeme geldi.

Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr.  Alaaddin Aköz, Osmanlı pâdişâhı Yavuz Sultan Selim'le Şii inançları üzerine kurulan Safevi devletinin başındaki Şah İsmail arasında Çaldıran’da geçen meydan savaşının sebep ve sonuçlarını ele aldı. 1514’de Çaldıran Ovasında, Safevi Hükümdarı Şah İsmail ile Osmanlı Sultanı Yavuz Sultan Selim arasında meydana gelen ve Osmanlı Devletinin zaferiyle sonuçlanan savaşın temel sebebinin mezhep ayrılığı ve bu ayrılığın körüklediği siyasi mücadeleler olduğunu kaydeden Prof. Dr. Alaaddin Aköz, Büyük Selçuklu Devleti’nin son dönemlerinde ortaya çıkan Bâtınilik hareketinin ve Şia mezhebinin tesiri altına giren Türkmen toplumları arasında Anadolu’da, mezhepsel inanç farkları sebebiyle toplumsal çatışmalar ve isyanlar meydana ve söz konusu sorunların Osmanlı Devleti döneminde de devam ettiğini söyledi. Azeri kökenli bir Türk olan Şah İsmail’in İran’da hüküm sürmekte olan Akkoyunlular devletini yıkarak hâkimiyet alanını genişletip güçlendiğini, Osmanlı Devleti için bir tehdit unsuru haline geldiğini ifade eden Prof. Dr. Aköz, Osmanlı’daki taht kavgasının Safevi Devleti’nin kuruluşunda (1501) önemli bir unsur olarak ortaya çıktığını kaydetti.

Şahkulu Baba’nın ancak 5. isyanda öldürülebildiğini belirten tarihçi Aköz, daha sonra şunları dile getirdi: “Yavuz Sultan Selim’in 1514’de Çaldıran Ovasına ulaştığında Yeniçerilerde başlayan huzursuzluğu önlemek için atıyla Yeniçerilerin arasına dalarak; “Er iseniz benimle beraber gelin ve gelmeyen olursa ben tek başıma da giderim” şeklinde sefere devam edeceğini kararlılıkla dile getirmesi üzerine iki ordu Çaldıran Ovasında karşı karşıya geldiler. Safevi ordusu 50 bin suvari askerinden, Osmanlı ordusu da 60 bin asker ve ateşli silah gücünden oluşuyordu. Şah İsmail, ordusuyla birlikte yenilince kurtularak kaçtı. Yavuz Sultan Selim, Tebriz’de 10 gün kadar kalarak burada yaşayan pek çok sanat erbabı, tüccar ve edebiyatçıyı İstanbul’a davet ederek seferini tamamladı.”