Türkiye’nin yıllık 57 milyar metreküp olan toplam tatlı su kullanımının 44 milyar metreküpü doğrudan tarımsal sulamaya gidiyor. Prof. Dr. Hayrettin Kuşcu, sanayi ve evsel tüketimin bu rakam yanında çok küçük kaldığını vurguladı. Ülkedeki tarım alanlarının sadece %30-32’si sulanabilir durumda olmasına rağmen, bu alanlar toplam üretimin %60’ını sırtlıyor. Bu durum, su yönetiminin gıda güvenliği için ne kadar kritik olduğunu gösteriyor.
Görünmez Tehlike: Su Ayak İzi ve İhracat
Haberin en çarpıcı noktası, ürünlerin "su ayak izi" verilerinde gizli. 1 kilogram zeytin tarladan sofraya gelene kadar tam 6 bin 798 litre su tüketiyor. Kuşcu, bu durumu "Ürün ihraç ederken aslında dolaylı yoldan kendi tatlı suyumuzu gönderiyoruz" şeklinde özetleyerek, vahşi sulama yerine akılcı su kullanımının hayati olduğunu belirtti.
Bursa Ovaları İçin Acil Eylem Planı
Nilüfer, Mustafakemalpaşa ve Karacabey ovalarında yeraltı su seviyeleri kritik eşikte. Kuraklığın doğal afetler sıralamasında birinci sıraya yükseldiğini ifade eden Kuşcu, iki çözüm önerisi sundu:
Kısıtlı Sulama: Bitkiye verilen su %25-30 azaltılırsa, verim kaybı sadece %5-10 civarında kalıyor.
Su Hasadı: İran ve Fas örneklerinde olduğu gibi mikro ve makro ölçekte su hasadı yöntemleri Türkiye'de yaygınlaştırılmalı.