Zengin olmanın yolları

Memleketi Kurtaran Adam

Zenginlik sanıldığı gibi belli kuralları olan ve çok çalışılmayla ulaşılan bir durum değildir. Ama zengin olmanın yollarını anlatan pek çok eser kaleme alınmıştır, zenginler tarafından. Niye kaleme alınmıştır bu eserler, okuyanı zengin etsin diye mi? Ya da bu harika tüyolarla herkes zengin olsun, ülkemiz fakirlikten kurtulsun mu maksat?..

 

Kayseriliye sormuşlar “2 kere 2 kaç eder?” diye. Cevap vermiş: “Alacağız mı satacağız mı?” Bu kısa fıkra Kayserililerin ticareti çok iyi bildiğini gösterir; oysa meselenin derinliğine inemeyenlere. Kurnazlık şarttır yani. Alırken farklı satarken farklı kurallarla çalışmak asli şartlardandır gibi.

Meseleyi fazla uzatmadan baklayı çıkarayım ağzımdan. Zenginliğin tek şartı vardır dostlar. Allah’ın bereketi. Ve bereketin de ne matematikle ne de bir başka pozitif bilimle alakası yoktur. Allah’ü teala hadisi kutsi de buyuruyor ki, “İlmi isteyene, zenginliği ise istediğime veririm.” Bundan gayri laf yok.

Öyleyse görünen şudur: Allah’ın hoşnut olacağı bir insan olmak ve O’nun gönlünü almaktır, yapılması gereken. İtirazlar gelebilir. Peki, her zengin olan Allah’ın rızasını kazanmış da o yüzden mi zengindir. Hayır, asla öyle değildir. Unutmayalım ki zenginlik hakkını veremeyene çok büyük bir vebaldir. İmtihanın hasıdır. Cehenneme gidecekler içerisinde o yüzden en çok zenginler vardır. Çünkü adam gibi zekât veremezler. Adam gibi sadaka da veremezler. Adam gibi çoluğuna çocuğuna, eşine dostuna da harcayamazlar. Taa ki ölür giderler de onların harcayamadıkları paraları ya oğulları, ya torunları veyahut da hayattayken hiç tanıma fırsatı bulamadıkları bir eloğlu gelir harcar, çar çur eder de zenginliğin faydası şurada dursun bilakis zararı dokunur sahibine.

 

Arabayla Sedirler Caddesi’nde gidiyordum. Yanımdan bir motosikletli geçti. Eski bir motosikletti ve üzerindeki de iyi giyinimli birisi değildi. Ne var ki yüzü gülüyordu. Motosikletin direksiyonunu bir eliyle tutarken diğeriyle tuttuğu çanak antendi kanaatimce onun yüzünü güldüren. Bir an evvel eve varıp anteni kurmalıydı. Ve seyretmeliydi dünyayı. Ne son model bir araba, ne de başka bir şey değildi onun hayali o an. Oysa benim kafamda bin türlü telâşe vardı. İmrendim o gence…

 

Zengin olup da malını yiyemeyen, daha da zengin olmak için çabalayan ahmaka acırım.

Fakir olup da “ben ne zaman zengin birisi olacağım” diye isyan eden nanköre de acırım.

Kuran’ı Kerim’den Vakıa Suresi’ni her gece okuyup da ‘acaba nereden gelecek paralar’ diye etrafına bakınanlara da…

Zengin olmanın yolu, elindekinin hakkını vererek zengin gibi yaşamaktır. Sen verdikçe zengin olacaksın unutma. Zengin olmanın biricik yolu sensin yani.

 

Zenginin birine sormuşlar. Nasıl zengin oldun, diye. Başlamış anlatmaya. Efendim, cebimdeki son parayla aldığım elmayı parlattım ve iki misline sattım. Daha fazla elma alıp parlattım ve yine iki misline sattım. Bu böyle devam etti ve sürekli sattığım elmayı artırıyordum, demiş. Merakla dinleyenler, eeee deyince, hanımın dedesi vefat etti, yüklü bir miras kaldı. O parayla yolumu buldum deyivermiş. Allah ne muradınız varsa versin, amin.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.