Zeki Sezer'in 'karanlık' korkusu

Piyanist Fazıl Say’a sahip çıkan DSP Genel Başkanı Sezer: Türkiye, karanlık Avrupa çağının benzeri bir yönetimle karşı karşıyadır…

DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, ''Mozart 200 yıl önce Strazburg'da bugün Fazıl Say'ın söylediği konulara dikkat çektiğinde ve taleplerini yönetimine bildirdiğinde dönemin piskoposu tarafından tekmeyle kovuluyor. Türkiye de bugün 200 yıl önceki karanlık Avrupa çağının benzeri bir yönetimle karşı karşıyadır'' dedi.

Mevlana'nın 734. Vuslat Yıldönümü Anma Etkinlikleri'ne katılmak için Konya'ya gelen Sezer, Konya-Ankara yolundaki Karayolları Dinlenme Parkı'nda partililer tarafından karşılandı.

 

Piyanist-besteci Fazıl Say'ın açıklamalarıyla ilgili basın mensuplarına değerlendirmelerde bulunan Sezer, Say'ın ''önemli bir sanatçı, sanatın altın çocuğu'' olduğunu söyledi. Sezer, şunları kaydetti: ''Dünyaca tanınmış bir sanatçı ve bestecidir. Sanatçı duyarlılığı ile Türkiye'nin içinde bulunduğu duruma tepkisi koymuş. Bir sanatçı, vatansever bir yurttaş olarak bir duruş ortaya koymuş. Bunu saygıyla karşılamak lazım ama ne yazık ki AK Parti'li yöneticiler tam tersine 'giderse gitsin' diyerek, gitse memnun olacaklar gibi tavır içindeler.''

 

Sezer, Say'ın yaşadıklarının bir benzerinin 200 yıl önce de yaşandığını dile getirerek şöyle devam etti: ''Bütün dönemlerin bir altın çocuğu var, Mozart... 200 yıl önce Strazburg'da bugün Fazıl Say'ın söylediği konulara dikkat çektiğinde ve taleplerini yönetimine bildirdiğinde dönemin piskoposu tarafından tekmeyle kovuluyor. Türkiye de bugün 200 yıl önceki karanlık Avrupa çağının benzeri bir yönetimle karşı karşıyadır. O gün Mozart'ı tekmeyle kovanlar hatırlanmıyor ama Mozart, bütün dünyada hayranlıkla izleniyor. AK Partili yöneticilere bunu hatırlatmak isterim. Hem Türkiye'yi karanlığa götürmeye hem de sanatın ve kültürün evrenselliğinden koparmaya kimsenin hakkı yok.''

    

''ANADOLU AYDINLANMASI 800 YIL ÖNCE BAŞLADI''

 

Fazıl Say'ın Türkiye ile ilgili kaygılarında son derece haklı olduğunu ileri süren Sezer, ''İran'da da 'bir şey olmaz' diye diye bugüne geldik. Her yolu kendi amacı için mubah gibi gören bir yönetim adım adım devleti ele geçiriyor, bütün kurumları ele geçiriyor. Kurumlarda, devlette, derneklerde, spor kulüplerindeki kadrolaşmalarda yer alanların görüşleri 200-300 yıl önceki Avrupa karanlığındaki yöneticilerin görüşleriyle aynı'' dedi.

Türkiye'de aydınlanmanın, Anadolu aydınlanmasının 800 yıl önce Horasan erenlerinin Anadolu'ya gelişleriyle, Hacı Bektaş ve Mevlana ile gerçekleştiğini ifade eden Sezer, şunları söyledi:

 

''Atatürk ile yeni bir aydınlanma çağı yaşandı. Ama şimdi Türkiye'yi geri götüren, kadın erkek eşitliğini tehdit eden, kadını farklı bir yere koyan, hazırladığı anayasada kadınları korunacak zavallılar kategorisinde değerlendiren bir yönetimle karşı karşıyayız. Bunları açıkça söylemiyorlar, 'biz de aydınlıktan yanayız' diyorlar. YÖK Başkanının bile konuşmasını önlüyorlar, çünkü açıklarının dışa vurulmasından korkuyorlar. Takiye yapan bir başbakan var. Yüzde 47 oy aldılar, ama bu oyu kimse size 'Türkiye'yi çağlar gerisine götürün' diye vermedi, 'ekonomik kalkınma, gelişme gösterin' diye verdiler. Bunlar seçimden aldıkları güvenle, şımarık tavırlarla Türkiye'yi başka bir yere götürmeye çalışıyorlar. Atatürk Kültür Merkezi'ni yıkmak istediler. Muhsin Ertuğrul Sahnesi'ni kapattılar, yıkma girişimindeler. Heykellere düşmanlar. Bu aslında topyekun çağdaş dünyaya karşı duruştur. Ama unutmasınlar, bunlara karşı duracaklar da vardır.''

 

KESOB’DA KONUŞTU

 

Sezer, Konya'da Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinde yaptığı konuşmada da, sivil toplum örgütlerinin demokrasinin olmazsa olmazı olduğunu, ancak mevcut iktidarın sivil toplum örgütlerini her zaman ikinci plana attığını savundu.

AK Parti iktidarının devletin tüm kadrolarını ele geçirdiğini, şimdi de sivil toplum örgütlerini ele geçirmeye çalıştığını ileri süren Sezer, ''Bu partinin adı 'AK', ama kendi kara olan bir parti. Her fırsatta demokrasi diyorlar, ama demokrasi demokrasi diyerek demokrasiyi yok etmeye çalışıyorlar, demokrasinin altına dinamit koymaya çalışıyorlar. Ama biz buna geçit vermeyeceğiz'' diye konuştu.

 

Hükümetin yanlış politikaları nedeniyle vatandaşın ekonomik açıdan büyük sıkıntılar içinde olduğunu iddia eden Sezer, ''Vatandaşın sıkıntısına rağmen, hep pembe tablolar çizen bir iktidarla karşı karşıyayız. Başbakan atıyor, tutuyor, üfürüyor, pembe tablolar çiziyor, ama onun arkasındaki karanlığı gizliyor'' dedi.

Sezer, Türkiye'nin iyi yönetilmediğini ileri sürerek, şunları kaydetti:

''Onu ayakta tutan değerleri, kuralları her türlü tehlikeye açık hale getirdiler. Vatandaşa değil, yandaşa ayrımcılık yaparak, ülkeyi tehlikeli bir sürece götürmektedirler. Tüm sorunları unutup, insanların inançları, başörtüleri üzerinden siyaset yapıyorlar. Milleti 'Kürt-Türk', 'Alevi-Sünni' diye bölmeye çalışacaksın, 'başı örtülü-başı açık' diye bölmeye çalışacaksın, Sayın Başbakan öyle yağma yok. Kimsenin bu ülkeyi bölmesine izin vermeyiz. Sen bırak insanların inancıyla oynamayı, işsizliğe, açlığa çözüm bul.'' 

AA

 

Yerel Haberleri

Baba-Çocuk İkilisi M1 Konya’da Bir Araya Geliyor
SEZON ÖNCESİ KRİTİK İNCELEME
TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?