Zeki Oğuz, Çanakale'yi anlatıyor

Şimdiye kadar görmek isteyip de göremediğim iki bölge kalmıştı, Kars ve Van çevreleri ile Çanakkale.

Zeki Oğuz

Şimdiye kadar görmek isteyip de göremediğim iki bölge kalmıştı, Kars ve Van çevreleri ile Çanakkale. Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi”nin 6-7-8 Temmuz günleri düzenlediği gezi ile Bursa ve Çanakkale”yi görmüş oldum. Daha önce Bursa”yı gezmiş, bir başkentten kalkıp bir başka başkente konmanın, havasını solumanın güzelliklerini yaşamıştım. Bu kere çocukluk yıllarımdan beri adı yüreğime kazınmış, bir milletin on binlerce evladının ölümü pahasına bir destan yarattığı Çanakkale”ydim. Büyük küçük kırk sekiz kişiydik otobüste, aynı duygularla harman olmuş kırk sekiz can.

Geziyi düzenleyen TYB Konya Şubesine ve geziye maddi manevi desteklerini esirgemeyenlere teşekkür ediyorum.

Şunu özellikle belirtmem gerekir, bir geziye çıkacaksam öncelikle yalnız gitmeyi tercih ederim çünkü böylelikle geziye daha çok yoğunlaşma fırsatı bulurum, iyi fotoğraflar da yalnız gittiğim gezilerde çıkar. Yalnız gitme şansım yoksa uyumlu bir gurupla gitmeyi tercih ederim. Bu yüzden TYB Konya Şubesinin gezilerine zevkle katılırım. Yıllardır “ Yazılacak Çok Şeyimiz Var” adı altında ülkemizin tarihi ve doğal güzelliklerini birlikte gezer, yazarız. Hiçbir gezide uyumsuzluk yaşamadım aksine birlikte gezdiğimiz insanların varlığından mutlu oldum. Dahası onlardan çok şey öğrendim. Şair-yazar İsmail Desteli, Gazeteciliği uğruna iyi şairliğini geri plana atmış şube başkanı M. Ali Köseoğlu, iyi yönetici, gönül adamı Ahmet Köseoğlu, yüreğini ve bütün zamanını şehrimiz kültürüne adamış Ali Işık ve burada adını sayamadığım insanlarla birlikte yapılan geziye elbette doyulmazdı.

Sabah gün doğmadan varmıştık Bursa'ya. Ulu Camide kılınan sabah namazı ve edilen dualardan sonra ata yadigârı eserleri gezmeye başladık. Bursa'daki cadılarım Büşra ve Maviş ile buluşup onların rehberliğinde gezdim eski Bursa”yı. Yürek burkan görüntüler de çektim. Toki şehrin orta yerinde yükseltmeye başlamış çok katlı binaları. Bir masal canavarı gibi yürüyor eski Bursa”ya doğru. Bunlar rant uğruna Ulu Camiyi de, Yeşil Türbeyi de yerle bir ederler demekten kendimi alamadım. Toki Bursa'nın orta yerinden başlamış, durmak yok yola devam, diye.

Büşra, üretken bir cadım. Çoğu Yörük şenliklerinde birlikte oluruz. O Bursa çevresindeki karakeçili Yörüklerini çekiyor. En son Çeki köyünü ve köylülerini çekmiş bir sergi açmıştı. Güz aylarında Konya”da bir sergi açacağız birlikte. Belki tarihte ilk kez sarıkeçililer ve karakeçililer buluşmuş olacak. Sergiye destek bulabilirsek iki Yörük ozanı da bizlerle olacak. Sarıkeçili göçerlerden Cemal Candan ile Erdemli yöresinde ilk Yörük müzesini oluşturan şair-yazar Mehmet Doğan'dan anılarını ve şiirlerini dinleyeceğiz.

Pazar akşamı Çanakkale'de cadım Sevgi Yıldız ile buluştuk. Kordonda kısa bir sohbetten sonra Konya”da buluşmak üzere ayrıldık. O, benimle birlikte yaylalara gelip kırkım zamanı Yörüklerin yaşamını çekmek istiyordu.

Pazar sabahı erkenden kalkıp Ali Işık ile birlikte saat kulesinin ve Nusret mayın gemisinin fotoğraflarını çektik. Belki Çanakkale savaşlarının kaderini değiştiren bu gemi bir kahramanlık abidesi gibi karşımızdaydı.

Erkenden karşıya geçip Ali Rıza Akkuş'un rehberliğinde savaş alanlarını dolaşmaya başladık. Ne çok kitap okumuştum Çanakkale”ye dair. Ne çok anı dinlemiştim. Aklım ermeye başladığı günden itibaren hep Çanakkale vardı dinlediğim anılarda. Gaziler bu topraklarda şehit düşmüş arkadaşlarını anlatırlardı. Kireçtepe'de şehit düşen Hacı Hasan dedenin, Seddülbahir'de şehit olan Kör Mehmet dedenin, Sığındere”de kalan Mehmet Emin dedenin ne çok hikâyelerini dinlemiştim.

Dile kolay Konya beş bine yakın evladını şehit vermiş bu topraklarda. O kıyam günlerinde hiç mezun verememiş üç liseden biri Konya Lisesi. Ötekiler İstanbul Erkek Lisesi ve İzmir Erkek Lisesi.

Bütün şehitlerimizi, Seyit Onbaşıyı, Yahya Çavuşu, kınalı kuzu Murat'ı, 57.Alayın kahramanlarını rahmetle, derin bir saygıyla anıyoruz gezi boyunca. 57. Alayın son Cuma namazından bize yadigâr kalan son fotoğraf hiç gitmiyor gözümün önünden. Savaşları hiç yaşamamış ama en güzel Çanakkale Destanını yazmış olan Mehmet Akif Ersoy'un dizeleri hiç düşmüyor dilimizden.

“Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor

Bir hilal uğruna, ya rab, ne güneşler batıyor!”

Başka duygulu anlar da yaşadık gezi boyunca. Bir yemek sonrası TYB Konya Şubesi üyesi, iyi yazar Hüzeyme Yeşim Koçak'a yazarlığının 30. yılı nedeniyle şube başkanı M.Ali Köseoğlu ve kurucu başkan Ahmet Köseoğlu bir hatıra plaketi verdiler. TYB Konya Şubesi zaman zaman böyle değerbilirlik örneği veriyor.

Elbette savaş alanlarını bir güne sığdırıp gezmek mümkün değildi, biz de azı çoğa sayıp düştük dönüş yoluna. Yüreğimiz bize bu vatanı armağan edenlere şükran duygularıyla doluydu.

Yerel Haberleri

SEZON ÖNCESİ KRİTİK İNCELEME
TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?
ARANAN ŞAHISLARA SIKI TAKİP