Zararını belgeleyene indirim yapılacak

Adnan Menderes Sebze ve Meyve Halinde çıkan ikinci yangından sonra yangıdan zarar görenler için vergi indirimine gidiliyor.

60’a yakın dükkânın yanıp kullanılmaz hale geldiği Adnan Menderes Meyve Sebze Hali’nde yaralar sarılmaya başlandı. Halde bir yandan yangının çıkma sebebi araştırılırken bir taraftan da maddi külfet tespiti yapılıyor. Hal yangınında vergi indirimine gidileceğinin müjdesini veren Konya Vergi Dairesi Başkanı Sıtkı Aksöz, “Öncelikle verginin silinmesi uygulamasında toplam mal varlığının üçte birinin yitirilmesi şartı arandığından bu kapsama çok sayıda mükellef girmeyebilir. Ancak yangında zarar gören tüm hal esnafının yararlanacağı bir imkân var. Mal varlığındaki zararını beyannamelerinde indirim imkânı olarak ortaya çıkıyor. Zarar gören mükellef bağlı bulundukları vergi dairesine müracaat etmeleri halinde yangında zarar gören malları için takdir komisyonu marifeti ile tespit yaptırmaları gerekir. Tespit edilen zarar tutarı verilecek geçici vergi ve önümüzdeki yıl verilecek gelir veya kurumlar vergisi matrahından düşülebilir. Böylece beyan edeceği gelir azalacağı için mükellefler bu dönemde daha az vergi ödeme imkânı elde etmiş olacaktır. Vergi alacağını ortadan kaldıran sebeplerden birisi de afete maruz kalan mükelleflerin, bu afetler nedeniyle gelir kaynaklarında meydana gelen zarar dolayısıyla vergi borçlarının silinmesidir. Tahakkuk etmemiş vergi borçları için silme mümkündür. Hesap dönemi gelmemiş vergiler için terkin yapılamaz. Çünkü daha sonra beyan edilen matrahın, afet sonucu meydana gelen zarar dikkate alınarak hesaplanmış olması gerekir. Mesela 15 Şubat 2001 tarihinde meydana gelen yangında varlığının üçte ikisi zarara uğrayan mükellefin 2000 yılına ilişkin olarak beyan edeceği vergi için terkin hükümleri uygulanırken 2001 yılına ilişkin olarak tahakkuk edecek verginin silinmesi mümkün değildir” diye konuştu.
VERGİ İNDİRİMİNİN BAZI ŞARTLARI VAR
Vergi indirimin bazı aşamaları ve prosedürleri olduğunu söyleyen Aksöz, “Zarara uğrayan esnafın tabii afet sonucu varlığının en az üçte birini kaybetmeli. Bu zararını gösterir terkin beyannamesi adı verilen bir formu (örnek no: 1913 -a} vergi dairesinden temin ederek söz konusu formda bulunan birinci tabloyu doldurduktan sonra bağlı oldukları vergi dairesine terkin talebinde bulunmalılar. Zarara uğrayan varlıkla vergi dairesinin farklı, yerlerde olmasının önemi yoktur İstanbul'da merkezi olan bir mükellefin meydana gelen fabrikası bu mükellef terkin talebini İstanbul'da bağlı olduğu vergi dairesine yapacaktır. Terkin beyannamesini alan vergi dairesi, beyannamenin 2 numaralı tablosunu (mükellefin tahakkuk etmiş vergi borçları ve cezaları, fon payı, damga vergisi vs), doldurduktan sonra
il/ilçe idare kurulları mükellefin zarar derecesini, gerektiğinde inceleme elemanı raporundan da yararlanmak suretiyle yüzde olarak tespit ederek bir karara bağlayan Vergi dairesi 6 nüsha olarak düzenlenen terkin fişlerini bir yazı ekinde Maliye Bakanlığına intikal ettirilir. Maliye Bakanlığı beyannameler üzerinde yapacağı incelemeden sonra terkin yapılacak miktarı tespit ederek, terkin fişini tekemmül ettirerek, mükellefin zarar derecesine göre vergi borcu ve cezasını terkin eder. Kanun yetki devrine imkan vermediği için vergi silme işlemi mutlaka Bakanlıkça yapılmaktadır” diyerek bu şartlardan bahsetti.
ZARAR YÜZDE 33’ün ALTINDAYSA İNDİRİMDEN YARARLANILMIYOR
Doğal afetler gibi çeşitli nedenlerle zarar görenlerin vergi indiriminden yararlanabilmeleri için yüzde 33 ve daha fazla zarar görmelerinin gerektiğini, altında kalanların ise bu indirimden yararlanamayacağını dile getiren Aksöz, “Bu oranının altında olan zarar halinde terkinden yararlanılamaz. Terkin afetin zarar verdiği gelir kaynağı ile ilgili vergi borcu ve cezalar için yapılır. Terkin yapılacak vergi borcu ve cezalar i!e afetin zarar verdiği gelir kaynağı arasında bir illiyet bulunması gerekir. Söz gelimi nakliye faaliyetinde bulunan bir mükellefin aracının yanması bu araçtan elde edilen gelir üzerinden tahakkuk etmiş vergilerin terkinini mümkün kılar. Ancak aynı mükellefin aktifine kayıtlı olmayan mesela oturduğu dairesinin yanması halinde terkin söz konusu olmaz, çünkü afetle terkin edilecek verginin ilgili olduğu gelir kaynağı arasında bir bağ kurulamamaktadır. Bu nedenle terkin imkanı genel olarak, ticari mal varlığı zarara uğrayan mükellefler için geçerlidir. Mesela depremde evi yıkılan bir doktorun terkinden yararlanması mümkün değildir. Ancak çalıştığı bürosunda bulunan makine ve teçhizatı hasar görmesi halinde terkin talebi değerlendirilebilir. Terkin toplam varlıkta meydana gelen zarar oranında yapılır. Terkin edilecek verginin tutarı zararın toplam varlığa oranını geçemez. Bir başka İfade ile silinecek vergi borcu ve cezasının toplam vergi borcu ve cezasına oranı ile zararın toplam varlığa oranı aynı olmak zorundadır. Bu mükellefe 2008 yılı için Mart 2008’de 9 bin lira gelir vergisi tahakkuk etmiş ve ilk taksiti ödenmişti. Zarar derecesinin tespitiyle ilgili olarak toplam varlığının belirlenmesinde Usul Kanunu'nun servetlerin değerlenmesine ilişkin bölümünün göz önüne alınması ve zarar dolayısıyla sigortadan tazminat alınmışsa tazminat tutarının da zarardan düşülmesi gerekir” dedi.

Celal Emiroğlu-Memleket

Yerel Haberleri

Baba-Çocuk İkilisi M1 Konya’da Bir Araya Geliyor
SEZON ÖNCESİ KRİTİK İNCELEME
TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?