Yunanistan, savunma doktrinini kökten değiştiren “Gündem 2030” programını hızla hayata geçiriyor. Ta Nea gazetesinin 1 Temmuz tarihli manşetine göre, Atina yönetimi Ege adaları ve Meriç sınır hattını bir “yeraltı kalesine” çevirmek için düğmeye bastı. Ukrayna ve Orta Doğu’daki çatışmalardan alınan derslerle tasarlanan bu strateji, bölgeyi Türkiye’ye karşı görünmez bir füze duvarıyla çevrelemeyi amaçlıyor.
İsrail Teknolojisiyle Donatılmış Hava Savunması
Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın vizyonuyla şekillenen projede, İsrail menşeli BARAK ve SPYDER hava savunma sistemlerinin satın alınması için son aşamaya gelindi. “Aşil Kalkanı” olarak adlandırılan bu savunma şemsiyesi, özellikle Türkiye'nin etkin İHA ve SİHA kapasitesini engellemek için tasarlandı. 315’i adalarda olmak üzere toplam 522 savunma projesinin hayata geçirileceği bu devasa planın 65 milyar euro gibi devasa bir bütçeyle desteklenmesi, arkasındaki uluslararası desteğin de bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
Spike NLOS ile Deniz Kuvvetlerine Tehdit
Haberin en dikkat çekici kısımlarından biri de yer altına gizlenecek olan Spike NLOS füzeleri. Elektro-optik güdümlü bu sistemler; 32 km kara/deniz, 50 km hava menzili ile büyük bir tehdit oluşturuyor. Tamamen gizli mevzilerden ani çıkış yapabilen bu füzeler, çıkarma birliklerine ve deniz unsurlarına karşı tespit edilmesi zor bir "vur-kaç" kapasitesi sunuyor.
Lozan Tartışmaları Yeniden Alevlendi
Güvenlik uzmanları, Ege adalarının bu şekilde silahlandırılmasının Lozan Barış Anlaşması’na açık bir aykırılık teşkil ettiğini vurguluyor. Uzmanlara göre, adaların statüsünü değiştirmeye yönelik bu hamle Türkiye için "savaş sebebi" (casus belli) niteliği taşıyor. Atina’nın bu adımlarının, Türkiye’ye hukuki olarak sahada karşı durma hakkını verdiğini belirten uzmanlar, 65 milyar euroluk bütçenin ancak ABD ve AB’nin doğrudan teşvikiyle finanse edilebileceğine dikkat çekiyor.