Yüksek binalar arasındaki unutulmuş tarih; ASRİ CAMİİ

Konya’da eski tekel binası yanında bulunana ve görenleri adeta tarihte yolculuğa çıkaran Asri Camii şehrin yüksek katlı binaları arasında kendine has mimarisiyle kendisine hayran bırakıyor

Konya’nın merkezinde Alaaddin Tepesinin doğusunda küçük bir cami olan Asri Camii,

Veznedar Hüseyin Efendi Vakfı tarafından 1940 yılında yaptırılmıştır. Cami yapıldığı yıllarda etrafı açıkken şimdilerde yüksek binaların arasında sıkışmış halde durmaktadır. Bir tane tek şerefeli minaresi vardır. Caminin mülkiyeti Veznedar Hüseyin Vakfına aittir.

Dikdörtgen planlı, moloz taştan inşa edilmiş, ahşap mahfili mevcut olup, üst kısmı yuvarlak ahşap kirişleme ve pasalı tavan üzeri ahşap oturtma çatı ve klasik tip kiremitle kaplı. Ahşap minaresi bulunmaktadır.

2006 yılında basit onarım kapsamında, dış beden duvarlarında horasan derz uygulamaları ve çürüyen pencere doğramaları yenilenmiştir. 2008 yılında camii içerisinde sıva raspası, horasan sıva uygulaması, Ahşap minare, mahfel katında ve pasalı tavan kaplamalarında çürüyen kısımların değiştirilmesi, sehim yapan tavan kaplamanın düzeltilmesi, eser çevresinde drenaj uygulaması ve tretuar kaplaması yapılması işleri gerçekleştirilmiştir.

TARİH KOKAN BİR MİMARİ

Asri Cami/ Veznedar Hüseyin Ağa Mescidi. Bugünkü Tekel Binası’nın güney doğusunda bulunan mescit, tapu kayıtlarında ve eski belgelerde Tahtıkale Mescidi (Tahte’l-kal’a Mescidi) olarak anılmakta ve Tahtıkale Vakfı adına kayıtlı bulunmaktadır. Tahtıkale sokağı ise mescidin hemen güneyinde bugünkü İş Bankasının önünde bulunuyor ve Kadı Mürsel Camii’ne kadar uzanı- yordu. Sonradan mescidin, halk arasında Veznedar Hüseyin Ağa Mescidi ve Asri Cami olarak da anıldığı görülmektedir. Mescidin doğu bitişiğinde müderris Ahaveynzade kardeşler, Mustafa ve Mehmet Efendilerin küçük avlulu evleri bulunmaktadır. Bu evler sonradan mirasçılarına ve Adnan Ağırbaşlı’ya intikal etmiştir. Mescidin güney tarafında Zincirli Medrese bulunurken, sonradan burası bir süre çorap fabrikası olarak kullanılmıştır. 1716 yılı kayıtlarında mevcut bir berat, Tahte’l-kal’a Cami-i Evkafı Nazır Beratı ile ilgilidir. Bu berattan da anlaşılacağı üzere, caminin geçmişi bir hayli eskilere gitmektedir.

MERKEZİN KÜÇÜK CAMİSİ

Caminin içine girildiğinde insanı sıcak bir hava karşılıyor. Kendisine merakla baktıran bu camide insan gördükten sonra namaz kılmadan geçmeyecek gibi oluyor. Caminin kendisine çeken bu yanı yıllardır süregelir. Daha önceki yıllarda da küçük çaplı restore edilen bu caminin son hali ise bir başka güzellik sergiliyor. Caminin içindeki sadeliği ise görülmesi gereken yerlerden biri olma özelliğini taşıyor.  Servet R. Çolak

 

Yerel Haberleri

ARANAN ŞAHISLARA SIKI TAKİP
BİR İLÇE SULAR ALTINDA
KONYA'NIN SU GÜVENLİĞİ
Karatay’da Yarıyıl Tatiline Sanat Molası
Eksun Gıda ile Selçuk Üniversitesi’nden Konya’da Ar-Ge Protokolü