Göçerlerin son temsilcileri arasında yer alan Sarıkeçililer, havaların ısınmaya başlamasıyla sahil yörelerinden yaylaların bulunduğu İç Anadolu'ya gidebilmek için göç yoluna çıkmaya başladılar. Kış mevsimini, Mersin'in Aydıncık ve Silifke'de, ağırlıklı olarak sahil kesiminde konaklayarak geçiren Sarıkeçili konar-göçer Yörükler, deve, at, eşek ve keçileriyle başlattıkları yolculukta, en erken 45 gün, en geç 1.5 ay içinde Konya yaylalarına ulaşacaklar.
Yılın 3 ayını yolda, yaz aylarını yaylada, kalan bölümü de sahil yörelerinde geçiren Sarıkeçili Yörüklerinin yüklerini taşıyan develerin sırtında un, bulgur, tuz ve yağ gibi gıda maddelerinin yanı sıra kazan, tencere, yayık, beşik, yatak, yorgan ile kefenlikler bulunuyor.
Yolculuk sırasında Şeyhömer, Çakırderesi, Gıravga, Gök Gedik, Hacıbaba Dağı, Armusun Köyü, Abaz Dağı, May, Çukur Çimen ve Seydişehir yolunu takip eden Yörükler, zorlu yolculukları sonrasında yaylalara ulaşıyorlar. Hep birlikte göç edemeyen Yörüklerden ilk göçen ile son göçen aile arasında 20 günlük fark oluyor. Göç sırasında bir ailenin "konup göçtüğü" yere diğer aile yerleşiyor. Konaklama yerlerinde bir veya bir kaç gün kalan göçerler, Mayıs sonuna kadar sahilleri tamamen boşaltmış olacaklar.
Göçerlerden Hasan Kılınç, son yıllarda ekili, dikili arazilerin çoğalmasından dolayı yol bulmakta zorlandıklarını belirterek, "Ömrümüz yollarda geçiyor. Kimi zaman oğlaklarımız yürüyemez hale geliyor. Yavaş gitmek zorunda olduğumuz için yolda geçirdiğimiz zaman da uzuyor" dedi. Hasan Kılınç, "Amansız" diye yorumladığı İç Anadolu yolculuğunun ardından yaklaşık 3 ay süreyle Konya yaylalarında kalacaklarını, 15 Eylül'den itibaren de yeniden sahil yolunu tutacaklarını kaydetti.