Yörükler 1

Zeki Oğuz

YÖRÜK KİMDİR? 

 

2001 Yılında yörüklerle ilgilenmeye başladığımda bu konuda pek az bilgim vardı. Benim için yörüklük, halen konar göçer bir topluluğu ifade eden bir kelimeydi ve bu insanlarla tanışma, konuşma imkanım olmamıştı. Doğa yürüyüşleri sırasında dağlarda kara çadırlarını, keçi sürülerini uzaktan görmüştüm. 

Bu konuda okuduğum tek kitap Ali Rıza Yalgın’ın Cenupta Türkmen Oymakları, adlı eseriydi. 

Yörüklerle ilgili bir çalışma yapmam istendiğinde, elimi hayli ağır bir taşın altına sokacağımı biliyordum. İstenen, göçer yörüklerle ilgili bir çalışmaydı. Bunun için yaylalara, kışlaklara gidip bir saha çalışması yapmam gerekiyordu. Nerelerde kışlarlar, yaylaya nerelere çıkarlar, yaşadıkları ortam, aile ilişkileri, kişilikleri nasıldır, bunları bilmenin yolu kısa sürelerle de olsa onlarla birlikte olmaktan geçiyordu. Oldum da ama bu birliktelik bir yörük ile bir araştırmacı ilişkisini aşıp, vazgeçilmez bir dostluk ilişkisine dönüştü. 

O yıllarda Bolay Belediye Başkanı rahmetli Gazi Güner ile yakın bir dostluğum vardı. Fırsat buldukça Bolay’a gider, onunla yaylalara, Gevne vadisine geziye çıkardık. Gerçek bir yörük beyi olan Kuş Ali ile de bu gezilerden birinde tanıştım. Kuş Ali’yi tanımış olmak saha çalışmam için bir şanstı. 

İkisi erkek, sekizi kız on çocuğu vardı. Çocuklardan en büyüğü Emine evliydi, diğerleri yanındaydı ve hepsinin yapacağı işler vardı. Elbette keçi ve koyun sürüleriyle, otuza yakın devesiyle, iki kara çadırı ile gerçek bir yörük beyi olan Kuş Ali’nin obasında yapılacak yığınla iş vardı.

Güz günleriydi, dağları duman bürümeye başlamış, Kuş Ali’nin kışlağa göçme zamanı gelmişti. Nereye gidecek, nasıl gidecek elbette bu konularda hiçbir bilgim yoktu. Bildiğim, göçünü develere saracak ve gideceklerdi. Puslu bir güz günü onların develeri yüklemelerini sonra yola düşmelerini izledik ve fotoğraflarını çektik. 

Onca kargaşalık arasında, nedir yörüklük, diye sormuştum Kuş Ali’ye. Biz hep yürürüzde ondan, diye, yanıtlamıştı devenin kolanlarını sıkıştırırken. 

Yörük-Türkmen kültürünün değerli araştırmacısı Prof. Dr. Mehmet Eröz’de “Yörükler” adlı kitabında, aşağı yukarı böyle tarif ediyor yörüklüğü. 

“Yörük: (Yörümek) fiilinden yapılma, Anadoluya gelip yurt tutan göçebe oğuz boylarını (Türkmenleri) ifade eden bir kelimedir.”

Türkçe Sözlükte, hayvancılıkla geçinen, göçebe Türkmen boyu ve bu boydan olan kimse, olarak açıklanıyor. Bir başka açıklaması da, çok ve çabuk yürüyen, iyi yol alan, hızlı giden gibi. Derleme sözlüğünde de benzer açıklamalar var. 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.