YÖK İmam Hatip ve meslek liselerine duyduğu garezi bir kez daha gösterdi. YÖK Başkanı Erdoğan Teziç, yaptığı açıklamada meslek liselilerin Açıköğretim Lisesi diplomalarıyla yaptığı başvuruların kabul edilmeyeceğini belirterek meslek liselilerin kazanılmış haklarının ‘sözde’ haklar olduğunu ileri sürdü.
YÖK, anayasal düzeni korumak ve laik değerlere sahip çıkmak adına milyonlarca gencin geleceğiyle oynama pahasına da olsa kazanılmış hakları bir kez daha çiğneyen bir karar daha aldı. Danıştay tarafından iptal edilen yasaya göre alınacak Açıköğretim Lisesi diplomalarının geçersiz sayılacağını açıkladı. Buna göre açık lise diplomalarıyla ÖSS’ye yapılan kayıtlar geçersiz sayılacak. YÖK, Açıköğretim Lisesi Yönetmeliği'nin bazı maddelerinin Danıştay tarafından yürütmesinin durdurulduğunu hatırlatarak, bu yönetmelik çerçevesinde Açıköğretim Lisesi'ne kayıt yaptıran öğrencilerin kazanılmış haklarının bulunduğu iddiasının hukuken doğru olmadığını bildirdi.YÖK Genel Kurulu, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç'in başkanlığında toplandı. Toplantı devam ederken “Genel Kurul adına” yapılan açıklamada, Danıştay 8. Dairesi'nin, 7 Şubat'ta verdiği kararla dava konusu işlemin yürütmesini durdurduğu belirtilirken, MEB'in 1 Mart 2006 tarihli talimat işlemiyle “sözde kazanılmış hak adı altında” Danıştay 8. Dairesi tarafından verilen yürütmeyi durdurma kararını uygulamaktan kaçındığı, uygulamadığı bildirildi. Yapılan açıklamada “Bu nedenle öğrencilerin ilerde mağdur olmasını önlemek için Danıştayca yürütülmesinin durdurulmasına karar verilen Açıköğretim Lisesi Yönetmeliği çerçevesinde yapılan kayıtlar ve alınacak diplomaların geçersiz olacağı, buna dayanılarak ÖSS'ye müracaat edilemeyeceği” ifade edildi.
YÖK, hem savcı hem de yargıç rolünde!
TİMAV Genel Başkanı M. Emin Parlaktürk, yazılı bir açıklama yaparak YÖK’ün açık liseye kayıt yaptıran meslek lisesi mezunlarına ÖSS yolunu kapatan açıklamasına tepki gösterdi. Parlaktürk açıklamasında “Açıköğretim Lisesi Yönetmeliği çerçevesinde yapılan kayıtların ve alınacak diplomaların geçersiz olacağını açıklayan ve buna dayanılarak ÖSS'ye müracaat edilemeyeceğini belirten YÖK’, hem savcı hem yargıç rolüne soyunmuş görünüyor” ifadesini kullandı.
Ortaöğretim kurumlarıyla ilgili düzenleme yetkisinin Milli Eğitim Bakanlığı’nda bulunmasını gözardı eden YÖK’ün son tavrının, görev sınırlarını aştığını gösterdiğini belirten Parlaktürk şu görüşlere yer verdi: YÖK, Milli Eğitim Bakanlığı ile sürdürdüğü inatlaşmayı bırakmalı, dahası hükümetle sürdürdüğü gizli ideolojik savaşı terk etmelidir. YÖK’ün kafaları karıştırdığı konuda Hükümetin inisiyatif almasını istiyor ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın Açık Öğretimle ilgili net bir açıklama yapmasını bekliyoruz.