YÖK’ün kurulduğu tarihten bugüne kadar çeşitli gerekçelerle bin 200 bilim adamı ile 50 binden fazla öğrencinin fakülte ve yüksek okullardan atılmasına sebep olduğu öğrenildi.
Serginin açılışında YÖK’ün tarihçesi ve faaliyetleri hakkında açıklama yapan serginin organizatörlerinden Halil İbrahim Yarar, YÖK’ü 12 Eylül askeri darbesinin bir ürünü olarak yorumladı. Demokrasi ve özgürlük yanlısı olduğu öne sürülen YÖK’ün kurulduğu tarihten bugüne kadar çeşitli gerekçelerle bin 200 bilim adamı ve 50 binden fazla öğrencinin fakülte ve yüksek okullardan atılmasına sebep olduğuna dikkat çeken Yarar, konuşmasını şöyle sürdürdü: “24 yıllık süreçte 2547 sayılı YÖK yasasının hemen hemen bütün maddelerini değiştiren 40 yasa, 56 yönetmelik, 5 tüzük, 32 Bakanlar Kurulu kararı ve 10 kanun hükmünde kararname çıkartılarak hiçbir kanunda ve kurumda görülmeyecek kadar değişiklik yapılmıştır. Yapılan onca değişiklikte korunan tek şey ise, YÖK’ün aşırı merkeziyetçi yapısı olmuştur. Son olarak gündeme gelen Van 100. Yıl Üniversitesi Rektörü Yücel Aşkın hakkındaki 25 milyon dolarlık yolsuzluk soruşturması sırasında YÖK’ün sergilediği tavır, bunu açıkça gözler önüne sermektedir.” 1402 sayılı kanuna dayanarak üyelerini yargıya kapalı ve keyfi olarak görevden alabilme yetkisini ile on binlerce öğrenciyi mağdur eden kılık kıyafet yönetmeliği konusundaki YÖK’ün uygulamalarının insan hakları ve hukuka aykırı olduğunu vurgulayan Yarar, “YÖK’ün tarihçesi yada Zulmün Panoraması” başlıklı basın açıklamasında YÖK’ün uygulamalarıyla ilgili bol bol örnekler verdi. YÖK yasasının 63. maddesine göre doktor, profesör ve doçent unvanına sahip olan akademik personelin ortaya koydukları tezlerle değerlendirilmediklerini öne süren Yarar, öğretim elemanları hakkında tutulan gizli dosyalar ve sicillerin öğretim üyelerinin kariyerlerinde önemli dönüm noktalarını oluşturduğunu iddia etti.
20’nin üzerinde panoda 250’den fazla fotoğrafın yer aldığı sergi, 10 gün boyunca gezilebilecek.