Yıldızın parladığı an!

Şenol Metin

Nufus, milletlerin en önemli güç kaynağıdır. Nufus Bilimi, (Demografi) bu gücün bileşenlerini analiz eden bir bilim dalı olarak Demografinin bazı verilerinden hareketle bazı önermelerde bulunmak istiyorum.

Kadim tarihimiz boyunca ölüm-kalım savaşı verdiğimiz Çin ile mücadelemizde nüfusun negatif etkisini hep hissettik. Erkeğinin yanında Kadınlarımızın desteği ile iyi yetiştirilmiş, hareketli kahraman savaşçılar üzerinden nüfusun negatif etkisini gidermek  üzere çok çaba harcadık. Bu destansı mücadeleye rağmen atayurdu nüfus güç dengesizliği yüzünden terketmek zorunda kaldık. Tarihimizde demografi bize hep olumsuz şeyler söyledi.

Tarihimizdeki nadir zamanlardan birisindeyiz. Nufusun kompozisyonu belki ilk defa lehimizde ve bize tarihi  bir fırsat sunuyor...

Demografi, Nufusu yaş grubları üzerinden 3 grub üzerinden analiz ediyor;

0-14 Yaş grubu; üretken olmamakla birlikte, geleceğin insan kaynağını teşkil eden bu grub 2011 rakamlarına göre Türkiye’nin toplam nufususnun % 26’sı, Almanya için ise % 13’ünü oluşturur.

15-64 Yaş grubu; İktisadi olarak üretken nüfus, Ülkemiz nufusunun % 68’i, Almanya’nın % 66’sı.

65 Yaş üstü grub; Bağımlı nüfus, Ülkemiz nüfusunun % 6’sı, Almanya’nın % 21’i…

Bu rakamlar ne anlama geliyor?

0-14 Yaş grubundaki nüfusumuzun oransal olarak Almanya’nın 2 katı olması büyük bir fırsat. Bu yaş grubundaki nüfusumuzu iyi eğitebilirsek, nitelikli işgücü haline getirebilirsek büyümenin beşeri sermaye kaynağını teşkil edecektir. Oransal olarak Almanya seviyesine ulaşacağımız 20 yıllık sürenin sonuna kadar temel eğitim başta olmak üzere eğitim yatırımlarını arttırabilirsek beşeri sermayemizi maksimum verimlilikte değerlendirebileceğiz. Eğitim yatırımlarında eğitim sisteminin en önemli değişkeni olarak öğretmen yeterliliklerinin geliştirilmesine ve öğretmen niteliğinin arttırılmasına öncelik verilmesi gerekmektedir. Bu amaçla öğretmenlerin lisanüstü eğitim görmeleri teşvik edilmelidir. Eğitim yatırımlarında yüksek teknoloji alanına ‘nano teknoloji, bilişim, genetik, nükleer, uzay ve havacılık endüstrisi gibi’ özel kaynak ayrılması gerekmektedir.

15-64 Yaş grubu, iktisaden faal olan nüfus... Bu yaş grubunun oransal olarak nüfus içindeki payı ne kadar yüksek olursa ülke iktisadi olarak o kadar avantajlı diyoruz. Demografik Fırsat Penceresi dediğimiz fırsat durumu, bu anlar milletlerin yıldızının parladığı anlardır. Önümüzde 20 yıl boyunca iktisaden faal olan 15-64 yaş grubunun toplam nüfus içindeki payı artarak devam edecek, 20 yıldan sonra ise 65 yaş üstü yaş grubunun nüfus içindeki oranı artmaya başlayacak ve fırsat penceresi kapanacak, yıldız sönmeye başlayacak.  Bu nedenle önümüzde 20 yıl süreyle temel eğitim bata olmak üzere formel okul sisteminin desteklenirken, işgücünün hizmetiçi eğitimini kurumsallaştıran mesleki eğitim destek sistemi kurgulanmalıdır. Yaşam boyu eğitim stratejisi çerçevesinde sertifika programları ile işgücüne ilave nitelik kazandırmak ve işgücü verimliliğini arttırmak için çaba harcanmalıdır.  Yusuf (A.S) kıssasındaki varlık yıllarındaki gibi kaynak tasarrufu sağlanmalıdır. Bu dönemde Sosyal Güvenlik sistemi de organize edilerek buradan elde edilen tasarruflar yatırıma dönüştürülerek, ülkenin orta gelir tuzağından biran önce çıkması sağlanmalıdır. 2040’lı yıllardan itibaren de oransal olarak 2 katına sayısal olarak 3 katına ulaşacak olan yaşlılarımızın  yaşlı bakım hizmetlerine kaynak ayırmamız ve hazırlık yapmamız gerekecektir.

Sonuç olarak;

Ülkemiz için önümüzdeki 20 yıl yıldızın parladığı yıllar olacaktır. 20 Yıl süre ile eğitime daha çok yatırım yapmalıyız. Ak Parti İktidarları ile GSMH’nın Binde 6’sından Binde 11’e kadar arttırılan milli gelirden Yükseköğretimin aldığı payı acilen binde 15’lere çıkarmamız gerekiyor. Bu binde 15’i stratejik öncelikleri tanımlanmış alanlara kanalize etmemiz ve Temel eğitime ayırdığımız payı arttırmamız gerekiyor. En önemlisi öğretmen yeterliliklerini arttırıcı başta lisansüstü eğitim olmak üzere çalışmalar yapmamız gerekiyor.

Sertifika programları ile niteliği arttırılmış işgücüne iş yaratmamız gerekiyor. Bunun içinde katma değeri yüksek alanlar başta olmak üzere öncelikleri tanımlanmış alanlara yatırım yapılmalı. Orta gelir tuzağından çıkabilmek için yıllık net %5 büyüme oranının altına düşmeden büyümeliyız.

Bir önemli hatırlatma kamu-özel tüm kurumların hizmetiçi eğitim harcamaları kamusal sorumluluk olarak değerlendirilmeli ve bu harcamalar kamu tarafından karşılanmalıdır.

2030’lu yıllardan itibaren ise sağlık yatırımlarını arttırarak, 2040’lı yıllarda kapanacak olan fırsat penceresinin yıldızı Lider Ülke Türkiye’nin mimarı yaşlılarımıza yönelik yaşlı bakım hizmetini sunmamız gerekecektir. Unuttuğumuz yitiğimiz geniş aileye tekrar dönmemiz gerekecektir.

Ahır kelam; 2030’a kadar ülke tüm kamusal kaynakları eğitim yatırımlarına harcarken, özel kaynaklar istihdam için katma değeri yüksek sektörel yatırımlara tahsis edilmelidir. 2030-2040 arası ara dönem olarak sağlık ve eğitim harcamalarının dengeli olduğu dönem… 2040’tan itibaren ise sağlık yatırımları ile sosyal harcamaların arttırıldığı dönem olmalı diyoruz.

Türkiyem Yıldızının Parladığı Dönemdesin, iyi değerlendir. Kendin için, mazlum milletler için...

  

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.