Zeki Oğuz
Yirce, Ilgın’ın güzel beldelerinden Beykonak’ın yaylalarından biri. Beykonaklılar yıllardır Yirce’de haziran ayının son cumartesi pazarı şenlik yapıyorlar. Birçoğuna katıldım bu şenliklerin. Beykonaklıların sevinçlerine ortak olurum.
Bir keresinde Sultandağları’nın zirvesinde kamp yapıp ertesi günü şenliğe katılmıştım. Son üç yıldırda Yeşilgöl’de kamp yapıp ertesi günü şenliğe katılıyorum.
Mahmuthisar’da doğal bir göl Yeşilgöl. Her taraftan adam beli gibi sular fışkırıyor. Balıkçılar kocaman aynalı sazan avlıyorlar. Geçtiğimiz cumartesi akşamı bizde olta atmıştık göle. Pazar sabahı kocaman bir balık takılmış oltamıza. Şenlikten sonra suyu buz gibi bir pınarın başında oturup közde pişirdik.
Beykonak, Ilgın’a 16 km.uzakta,Sultandağlarının eteğinde cennet gibi bir belde.Yol üzerinde harika yaylalar ve göletler var.Hepside eşsiz kamp alanları.Bulcuk Göleti,Gökçeyurt,Mahmuthisar Yeşilgöl bunlardan birkaçı.
Beykonak Boldacı Yaylasında 13.yy erenlerinden Dediği Sultan yatıyor. Boldacının her tarafından buz gibi su fışkırıyor.
Cumartesi günü Ilgın’lı İlyas Kılınç ve abisi Osman Kılınç ile gittik Mahmuthisar’a. İlk durağımız beldenin girişindeki kahveydi. Gidiş ve dönüşlerde uğrak yerimiz burası. Bir baba-oğul işletiyorlar. Tavşankanı çaylarımızı yudumlarken belde insanlarıyla sohbet imkânı bulduğumuz bir yer.
Göletin kenarındaki ulu ceviz ağaçlarının altına serdik çulumuzu.
Osman Kılınç yemek işlerinde oldukça deneyimli. Hayatımda ilk defa o gün nefis bir tavuk yedim. Pazar günü balığımızı da o pişiriverdi.
Akşama doğru kamp alanımız epeyce kalabalıklaşmıştı. Ilgın’dan, Akşehir’den arkadaşlar gelip katılmışlardı muhabbetimize.
Pazar sabahı kahvehanede ilk çaylarımızı yudumladıktan sonra şenlik yerine ulaştık. Her yılkinden daha kalabalıktı Yirce. İnsanlar çamların altına oturmuş, piknik ateşlerini yakmışlardı çoktan.
Şenlik yerinde Eğitimci-Hukukçu Dündar Aydoğdu ile karşılaştık. İzmir’den çıkıp gelmişti. Dündar abi aynı zamanda iyi bir yazar. Birçok öyküsünü Çalı’da yayınlamıştık. Yıllardır söyleniyordum abi şu öykülerini kitaplaştır artık, diye. Kitaplaştırmış. Beykonak Eğitim ve Kültür Vakfı yararına imzalıyordu hemşehrilerine. Gerçekten sevindiriciydi benim için. Vakıf sekiz yıldır şenlik kapsamında şiir yarışması düzenliyor. Her yıl çok kaliteli şiirler geliyor yarışmaya. Bir prestij yarışması durumuna geldi. Bu yılki yarışmanın birincisi “Sonsuz Sevişmeler Antolojisi”adlı şiiriyle Bülent Gündoğan oldu. İkinciliği “Katre-i Rahmet”şiiriyle Tarık Torun, üçüncülüğü “Horon”adlı şiiriyle Metin Tandoğan aldı.
Şenlikte yemek arası verilince ayrıldık Yirce’den. Dediği Sultan Tekkesinin yakınındaki bir pınarın başına oturup balığımızı yedik.
Mahmuthisar’da kahvehanede son çaylarımızı yudumlarken 5 Temmuz’da Yeşilgöl’de şenlik olacağını söyledi yaşlılar. Mutlaka katılmamızı istiyorlardı. Söz vermedim, belki başka bir dağ başında olurum ama siz 5 Temmuz’da yolunuzu düşürün o taraflara. Sultandağları ve o dağların eteklerinde yaşayan güzel insanlar bağırlarına basacaklardır sizi. Gerçi siz bu yazıyı okuduğunuzda şenlik çoktan bitmiş olacak ama önemli değil. Oralarda biran geçirmek gerçek bir şenliktir.