TÜMSİAD, küflü peynir üretimi ve patent alımı ile ilgili ayrıntılı bir çalışma yaparken konuyla ilgili toplantı düzenlendi. SÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nihat Akın, “onya Yeşil Peyniri yüzyıllardır Konya ve civarında tüketilen vazgeçilmez bir üründür. Dedelerimizden bizlere intikal eden bir mirastır” dedi
TÜMSİAD Konya Şube tarafından düzenlenen toplantıda küflü peynirin üretimi ile ilgili bilgi verildi. Toplantıya TÜMSİAD Konya Şube Başkanı Cemalettin Akpınar, Konya Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Hasan Hüseyin Karapınar, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Sebahattin Baydar, Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nihat Akın katıldı. Toplantıda konuşan TÜMSİAD Konya Şube Başkanı Cemalettin Akpınar, TÜMSİAD olarak 2 yılı aşkın süredir Prof.Dr. Nihat Akın, Konya Ticaret Odası ve Tarım İl müdürlüğü ile işbirliği yaparak Konya Yeşil Peyniri konusunda geniş tabanlı çalışmalar yaptıkların söyledi. Bu çalışmaları yapmak bizim için bir zorunluluktu diyen Akpınar, “Çünkü Konya’da bu konu kanayan bir yaraydı. Konya Yeşil Peyniri yüzyıllardır Konya ve civarında tüketilen vazgeçilmez bir üründür. Dedelerimizden bizlere intikal eden bir mirastır. Ancak bugüne kadar Türk Gıda Kodeksi’ne müracaat edilmediği için üretimi ve satışı kanunen yasaktı. Yıllardır Konya esnafımız cezalara maruz bırakıldığı gibi tonlarca ürünümüzde üretim izni olmadığı için imha edilmişti. TÜMSİAD Konya Şubesi olarak esnafımızın bu sıkıntılı sürecinin bitmesi için ilk önce Yeşil peynir üreticilerini dernek binamızda ağırladık” diye konuştu.
COĞRAFİ İŞARETLER GELENEKSEL BİLGİNİN ÜRÜNÜ
Konya Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Hasan Hüseyin Karapınar ise, “Coğrafi işaretler, belirli bir bölgeden kaynaklanan ya da belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri itibariyle bu bölge ile özdeşleşmiş bir ürünü gösteren işaretlerdir. Bir yörenin herhangi bir ürünü, meyvesi, taşı, madeni diğer yörelerde üretilenlerden farklı olabilir veya bir yörede üretilen halı, kilim, kumaş, çini vb herhangi bir nedenle ün kazanmış olabilir. Bu ürünlerin üzerinde o yörenin adının kullanılması, tüketiciler tarafından o ürünün benzerlerinden farklı özelliklere sahip olduğu şeklinde algılanabilir. Tüketiciler söz konusu yöre adıyla satılan ürünleri o yörenin adına duydukları güvenle, aynı türdeki diğer ürünlere tercih edebilirler. Bu anlamda coğrafi işaretler, geleneksel bilginin bir ürünü gibi şekillendirildiği, paketlendiği, alındığı ve satıldığı bir boyuttadır; ürünün kalitesi, geleneksel üretim metodu ve coğrafi kaynağı arasında kurulan sıkı bağı simgeleyen bir güvencedir. Odamız bu sebeple şehrimize özgü ürünlere şehrimizi temsil eden coğrafi işaret verilmesine büyük önem vermektedir” dedi.