Altınekin’in Konya Kapalı Havzasındaki Yeri konulu halkı bilgilendirme toplantısı Altınekin Platformu tarafından, Altınekin Belediyesi Düğün Salonu’nda gerçekleşti. Toplantının açış konuşmasını yapan Platform Başkanı Adnan Rüştü Elmalı, çalışmalarda emeği olan herkese teşekkür etti. Programa Altınekin Belediye Başkanı Ali Poçan, Dedeler Belediye Başkanı Mehmet Elmalı, Akıncılar Belediye Başkanı Muharrem Dere’nin yanı sıra çok sayıda Altınekinli katıldı. Jeoloji Mühendisi Fatih Mehmet Ceran ile Büyükşehir Belediyesi Jeoloji Mühendislerinden Metin Tekdere’nin hazırladığı “Mevcut Yeraltı Su Durumu ve Alternatif Çözüm Arayışları” başlıklı rapor ilgiyle dinlendi.
İŞTE “MEVCUT YERALTI SU DURUMU VE ALTERNATİF ÇÖZÜM ARAYIŞLARI” Raporu:
Mevlana Kalkınma Ajansı’nın 2010- 2013 Bölge Planında İlimizle ilgili olarak;
Türkiye’nin toplam su potansiyeli 243 km3/yıl’dır. Bu potansiyelin 193 km3/yıl’ı yer üstü su potansiyeli, 50 km3/yıl’ı ise yer altı su potansiyelidir.
İl bazında değerlere bakıldığında İlimiz 2,94 km3/yıl yer üstü, 1,50 km3/yıl yer altı olmak üzere toplam 4,44 km3/yıl su potansiyeli vardır.
Bu veriler ülke yüzölçümüne göre oranlandığında su potansiyeli açısından İlimizin ülke ortalamasının oldukça altında olduğu görülmektedir.
Yine aynı planda; tarımsal üretim değerinin ülke içindeki payına bakıldığında Konya’nın İLK sırada yer aldığı belirtilmektedir.
MEVKA’nın “Altınekin İlçe Raporu 2011” raporundan bazı verilere göz attığımızda;
İlçemizde tarım arazilerinin toplam işlenen araziye oranı % 89,09’dur. Bu oran ilimizde % 58,22 iken ülkemizde % 67,33’tür. Görüldüğü gibi ilçemiz, gerek il gerekse ülke ortalamasının çok üstündedir.
Altınekin’de en fazla yetiştirilen tarla ürünleri buğday, arpa ve şeker pancarıdır. İlçede buğday verimi 433 kg/da, Konya ortalaması 281 kg/da, ülke ortalaması ise 240 kg/da’dır. Buğday veriminde ilçemiz ortalamaların çok üzerindedir.
İlçenin arpa verimi 413 kg/da, Konya ortalaması 254 kg/da, ülke ortalaması 239 kg/da’dır. Arpa veriminde de ortalamaların çok üzerindeyiz.
Şeker pancarı verimi 6000 kg/da, Konya ortalaması 5733 kg/da, ülke ortalaması 5451 kg/da.
Altınekin, Konya Şeker Fabrikasına EN FAZLA ŞEKER PANCARI VEREN İLÇE konumundadır.
Görüldüğü gibi kan ekilse can bitecek topraklarımızda.
Raporun sonuç notlarında, “İlçede tarım alanlarının en üst düzeyde kullanılmasına yönelik sulanabilir alanların arttırılması, toprak analizi, iyi tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması ve tarımda örgütlü hareket edilmesine yönelik faaliyetler desteklenmelidir” denilmektedir. Tarımla ilgili ilçemizin zayıf yanı olarak “VAHŞİ SULAMA yapılıyor” olması gösterilmiş. Raporun bu cümlesi kabul edilebilir değil. İlçemizde vahşi sulama neredeyse yok denecek kadar azalmışken bu cümlenin raporda yer almasını “İlgililerin gözünden kaçmış” bir hata olarak kabul edebiliriz ancak.Sulanabilir tarım arazilerine bakıldığında ilimizin % 62’si sulanabilir arazi olarak görülmekteyken ancak %22,84’ü sulanmaktadır. Sulanabilir arazilerinin sulanma oranı % 63,76 olan Türkiye ortalamasının çok altındadır. Nadasa bırakılan arazi miktarımızın ülke genelindeki orana göre oldukça yüksek olduğu belirtilmektedir. Buna gerekçe olarak da SU KAYNAKLARI sıkıntısı gösterilmektedir.
Mevcut haliyle bile, üretilen ürünlerin verimi açısından iyi bir yerde olan ilimizin sulanabilir arazilerinin arttırılmasıyla üretilen ürünlerin verimi daha çok artacağı gibi kalitesi de artacaktır denilmektedir. Konya Kapalı Havzası tarımsal üretim açısından ülkemizin en önemli bölgesidir. Türkiye’nin tarım yapılabilir arazi varlığının % 14’ünü KONYA oluştururken; buna karşılık ilimiz, Türkiye’nin kullanılabilir su kaynakları potansiyelinin sadece % 2,5’ine sahiptir.
Konya Kapalı Havzası’nın kuzeyine yani İlçemizin bulunduğu bölgeye başka havzalardan taşınabilecek su alternatifleri (Veriler KOP Bölge Kalkınma İdaresi’nin “KOP BÖLGESİNE YENİ SU TRANSFERİN ÖNERİSİ ÖN RAPORU’ndan alınmıştır);
KESİKKÖPRÜ BARAJI – ASKİ Su Boru Hattından Temin
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin içme suyu amaçlı olarak 780 m kotundaki Kesikköprü Baraj Gölü’nden aldığı su, toplam 130 km. uzunluğunda 3 adet boru hattı ile kısmen terfili kısmen cazibeli olarak İvedik Arıtma Tesislerine aktarılması için 2008 yılında bir proje uygulanmıştır. Projede su en yüksek 1250 m kotuna pompaj sistemi ile terfi ettirilmektedir. Bu sistemle yılda yaklaşık 280 milyon m3 suyun Ankara’ya transferini temin edecek şekilde tesis edilmiştir.
Ancak bu suyun sülfat içeriği yüksek olduğundan içme suyu için uygun görülmemiş ve bu amaçla kullanımı durdurulmuştur.
DSİ verilerine göre bu ikinci sınıf sulama suyudur. Bu suyun içerisindeki sülfat, sulama açısından bir sorun oluşturacak düzeyde olmadığı gibi Tuz Gölü civarındaki tuzlu, sodik ve borlu toprakların ıslahı için de faydalı olacağı belirtilmektedir.
Yarı atıl duran ve Kesikköprü Barajı’ndan ( 350 m. terfi ile ) su alımıyla beslenen bu su boru hattının Kulu İlçesi’ne en yakın noktası kuş uçuşu 33 km.’dir. Kulu İlçesi’ne su alınabilecek en yakın terfi istasyonunda su kotu 1130 m.’dir. Bu istasyondan 36 km.’lik üçlü boru hattı ve cazibe ile çalıştırılabilecek gözükmektedir (Yaklaşık maliyet 100 milyon TL)
Kulu İlçesi’ne yapılacak ve yaklaşık 150 milyon TL’ye mal olması tahmin edilen bir depolama ile suyun özellikle kış aylarında alınarak depolanabilmesi ve cazibe ile arazilerin sulanması mümkün. Toplam maliyet 250 milyon TL.
Yatırım giderleri hariç işletme giderleri dikkate alındığında 1m3 suyun maliyeti 35 kuruştur.
HİRFANLI BARAJI’ndan Temin
Kızılırmak üzerinde bulunan ve Kesikköprü Barajı’ndan önce yer alan Hirfanlı Barajı’ndan pompajla alınabilecek su ( ortalama 150 – 200 milyon m3 / yıl ), Kulu ve Cihanbeyli Ovalarına depolamalı planlanabilir.
Ön raporda bu projenin depolamasız alternatifi de verilmiştir. Ancak bu alternatifte kış aylarında su alınması mümkün değildir.
Yatırım giderleri hariç işletme giderleri dikkate alındığında 1m3 suyun maliyeti 25 kuruştur.
FIRAT’IN KOLU OLAN KARASU’nun KONYA OVASI’na TAŞINMASI
KOP Bölge Kalkınma İdaresi’nin bu önerileri dışında Fırat’ın iki ana kolundan Karasu’nun Kızılırmak kanalıyla Konya Ovası’nın kuzeyine taşınması mümkün.
Proje ile Fırat’ı oluşturan Karasu’nun 110 kilometrelik derivasyon hattı ile Kızılırmak üzerinden Konya Kapalı Havzası’nın güneyine taşınması, böylece bölgeye yıllık yaklaşık 800 milyon metreküp su aktarılması mümkün olabilecek.
Erzurum’un kuzeyindeki Dumludağı’ndan doğan Karasu, Doğu Anadolu Bölgesinin en büyük ırmağı Fırat’ın iki önemli kolundan birisi. Erzincan’dan geçen Karasu, Elazığ il sınırında Keban çevresinde Murat Suyu ile birleşerek Fırat’ı oluşturuyor. Konya’nın kuzeyinin sulanması için umut olan projenin, Erzincan sınırları içerisinde Karasu’nun Kızılırmak ile mesafesinin azaldığı noktadan başlatılması düşünülüyor. DSİ Genel Müdürlüğü’nün yaptırdığı fizibilite çalışmasında ön inceleme sonuçlarının projenin şu aşamada ekonomik olmadığını ortaya koymasının ana nedeni “terfi sorunu” ve bundan kaynaklanan maliyet. 60 metrenin üzerinde terfi gerektiren projeye, yatırımcı kuruluşlar yüksek maliyet faktörü, enerji giderleri nedeniyle sıcak bakmıyor. Ancak Konya Kapalı Havzasında yoğun bakımda bulunan yer altı suyunun mevcut durumu dikkate alındığında, sadece projenin maliyeti düşünülmemeli. Maliyet ile suyun getirilmesiyle oluşacak faydanın mukayese edilmesi daha doğru olacaktır. Çok fazla düşünmeye gerek kalmadan da ‘Karasu’nun Konya Ovası’na Taşınması Projesi’ için bir an önce somut adımlar atılması gerektiği görülecektir.
Herkesin bildiği ama söylemeye cesaret edemediği nokta, Konya’nın kuzeyine havza dışından su taşınmasının acil bir ihtiyaç olduğudur. Mavi Tünel Projesi’nin Konya’nın kuzeyini kapsamaması, Karasu’nun Kızılırmak üzerinden Tuz Gölü Havzası’na taşınmasını daha da önemli kılmaktadır. Kulu, Cihanbeyli, Altınekin gibi ilçelerin bu kaynakla suya kavuşturulması; tarımsal üretimdeki büyük artışın yanı sıra bölgede refah seviyesini yükseltecektir.