TBMM (AA) - MELDA ÇETİNER- AK Parti'nin "Yeni Yargı Paketi", kamuoyunda tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Teklif sahibi AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can, pakete yönelik eleştiriler konusunda AA muhabirinin sorularını yanıtladı. Can, teklifin, Şubat ayında çıkan 6526 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Yasa ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, "O kanunda biz alabildiğine ölçüyü kaçırmışız. Kantarın topuzunu kaçırmışız" dedi.
Teklifte "somut delillere dayalı kuvvetli şüphe" yerine, "makul şüphe" getirildiğine işaret eden Can, şöyle konuştu:
"Orada yaptığımız değişikliklerle makul şüphe-somut şüphe ikileminde somut şüphe getirdik ki insanlar mağdur olmasın, hürriyetleri kısıtlanmasın. Fakat o tarihten bugüne kadar kanun uygulayıcılarının arama ve hazırlık soruşturmasındaki tedbirleri anlamayacak noktaya geldi. Somut delil kavramı o şekilde düşünüldü ki ispata yarayacak, kamu davasının açılmasına yarayacak, hatta tutuklamayı gerektirecek somut delil gerekçesinde, daha da ileriye giderek şunu söyleyebilirim ki mahkumiyete esas delilin somutluğu neyse burada da bu tedbirin verilmesini somutluğunu aynı anlamda gören uygulayıcılar oldu. Dolayısıyla adli kolluk, cumhuriyet savcılığının talebini arama şartları oluştuğu halde bu delil arandığı zaman maddi gerçek ortaya çıkamaz oldu, arama kararı verilemez oldu. Şartlar olduğu halde...Uygulayıcıların bu problemlerinden kaynaklanan durum oldu. Ondan dolayı makul şüphe kavramına geri dönmek zarureti hasıl oldu. Makul şüphe anlamında gerek komisyondaki tartışmalar gerekse bizim muradımız şu oldu; biri telefon ediyor 'şu evde uyuşturucu var, hemen gidelim oraya arama kararı verelim'. O şekilde de olmamalı. Peki nasıl olmalı? O evde yaşayanın bu suça meyilli olup olmadığı, ihbar edenin samimi olup olmadığı, ayrıntılar vermesi, eve giren çıkan konusunda. Bir de polis hafızasında verilerle örtüşürse, o zaman bir makul şüpheden bahsedilebilir. Makul şüphe, suçun izlenimi vermeli. Eskiden 'zehap' diye geçerdi. Bir de umma koşulu olması gerekir. Eğer ben o eve girersem orada uyuşturucuyu veya suçu işleyen kişiyi, suç konusu materyali bulabileceğimi umma koşulu birlikte olması lazım. Uygulayıcıların makul şüpheyi de bu şekilde değerlendirmesi lazım. Bunlar komisyonda tartışılacak şeyler. "
Can, pakete yönelik "'polis devleti- güvenlik devleti" eleştirisinin doğru olmadığını savunarak, "Bu bir yargı paketidir. Uygulamadan kaynaklanan problemler olmuştur. 'Altı-yedi ayda uygulamada bu kadar sorun mu oldu' deniyor. Bir kaydını tutmuş değilim ama Türkiye'de Şubat ayından bugüne kadar belki bir milyonun üzerinde hazırlık dosyası oluşmuş olabilir. Cumhuriyet savcıların ve adli kolluğun eli kolu bağlanmış vaziyettedir. Bununla ilişkili olarak zamanında terazinin ölçüsünü kaçırmışsak bunu da düzeltmemiz elzemdir. Bunu düzeltiyoruz, olay budur. Biz hukukun üstünlüğüne, hukuk devletine, temel hak ve hürriyetlerine saygılıyız" değerlendirmesinde bulundu.
-"Dengeyi oturtmamız lazım"
Paketin tartışılacağını vurgulayan Can, "Mukayeseli hukuktan da akademik çevrelerden yararlanacağız. Ayrıca teklifin görüşmelerine uygulayıcılar da gelecek. Makul şüphe ile somut delil kavramı arasında bir dengeyi oturtmamız lazım. Tabii ki olur olmaz yerlerde insanların en kutsalına da girilmesi doğru bir şey değil. Bu doğru değil demekle birlikte, şartlar oluştuğu halde başkaca delil yoksa sırf aramayla maddi gerçek ortaya çıkarılacaksa bunun önünün de kapanmamalıdır. Bu dengeyi oturtmamız lazım" görüşünü ifade etti.
Malvarlığına el koymanın belli bir kesim için yapıldığının ifade edildiğini belirten Can, "Bununla hiç hiç alakası yok. Bu da Şubat ayında yapılan değişiklikle ele alınmalı. Tehdit suçunda da düzenleme yapıyoruz. Malvarlığına tehdit aldı aya kadardı, ayrım vardı orada. Hürriyeti tehdit yoktu. Hürriyeti tehdidi de madde metnine ekledik. Malvarlığına tehdit ve hürriyete tehdit ile diğer tehditlerle birlikte altı aydan iki yıla kadar düzenledik, nitelikli tehdidi oluşturduk. Ağırlaştırıcı sebep var; kamu görevlisi ve kamu nüfuzunu kullananlar için iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası getiriliyor. Kanun nesneldir, objektiftir, genel düzenleyici işlemlerdir. Kanunlar, ihlal edenlerin hepsini vurur" diye konuştu.