Yeni Türkiye'nin inşası için...

Şenol Metin

YENİ TÜRKİYE'NİN İNŞASI İÇİN;

‘YENİ ANAYASA, YENİ ZİHNİYET’

24 Ekim Pazartesi günü Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından organize edilen ‘Yeni Anayasa Perspektifinde Sendikal Haklar’ Paneli vardı. Memur-Sen’e bağlı sendikalarımızın yönetimlerinin büyük destek verdiği panelde Hak-İş ve Türk-İş’Te üst düzey kurumsal bir katılım gösterdi. Çalışma Bakanlığı Hukuk Müşaviri Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Faruk BİLİR’in vizyonu ile hazırlanan panelde hemşehrimiz Çalışma Bakanlığı Hukuk Müşaviri Oğuzhan TEKİN, meşakkatli yıllarda Eğitimciler Birliği Sendikası ve Memur-Sen İzmir İl Başkanlığı yapan şimdi ise İş Kurumu Genel Müdür Yardımcısı olarak birikimini kamuya aktaran Abdurrahim ŞENOCAK, Memur-Sen Eğitim Danışmanı Tarkan ZENGİN ve Çalışma Genel Müdürü Nurcan ÖNDER sunumları ile katılımcı sendikacılara Yeni Anayasa Perspektifinde Sendikal Haklar bağlamında önemli paylaşımlarda bulundular. Çalışmanın mutfağında bulunan ve hiçbir aksamaya mahal vermeden Konya konukseverliğinin müstesna örneğini gösteren İş Kurumu İl Müdürü Sendikacı dostum Emrah KELEŞ’i de ayrıca zikretmek bir hakkın teslimi açısından gereklidir.

Başkanlık ile yeniden gündeme gelen Anayasa tartışmaları bağlamında;

 ‘Yeni Anayasa yeni bir zihniyet planında doğmalıdır. Bu zihniyet ise Yeni Türkiye’yi inşa etmelidir.’ Yeni Türkiye’nin inşası için zihniyet planında ilk yapılması gereken 82 anayasasının Devlet öncelikli, 60 Anayasasının toplum öncelikli zihniyetinin terkedilerek birey (fert-insan) öncelikli bir Anayasa olarak  kurgulanmasıdır. Batılı anlatımla Özgürlükçü bir Anayasa, bizim anlatımımız ile Şahsiyet Temelli bir Anayasa hedeflenmelidir. Bu husustaki görüşlerimiz için…  https://www.memleket.com.tr/yeni-bir-zihniyet-yeni-bir-anayasa-yeni-bir-turkiye-20958yy.htm

https://www.memleket.com.tr/yeni-anayasa-arayisinda-ozgurluk-ve-guvenlik-paradoksu-22509yy.htm

Yeni Anayasada çalışma hayatına ve sendikal haklara ilişkin genel bir konsensüsün bulunması umut verici olmakla beraber Özgürlükçü bir Anayasanın dolayısı ile Yeni Türkiye’nin inşasında Çalışma Hayatına ve Sendikal Haklara ilişkin çerçevenin genişletilmesi bir zorunlulktur. Anayasa ve Anayasaya bağlı olarak çıkarılacak alt hukuksal metinlerde bazı düzenlemeler yapılmalıdır.

82 Anayasasının memurlara tanımadığı bir hak olan Sendika Hakkı memurların mücadelesi sonucunda iki defa iyileştirilerek revize edilmekle beraber, mevcut durum sınırlı bir örgütlenme hakkı vermektedir. Memurların Sendikal Haklarını, gerçek manada kullanabilmesi, tanınması Türkiye’nin Demokratikleşme Süreci açısından çok önemlidir.

1964 tarihli 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun tesis ettiği, memur ile devlet arasındaki statüter ilişkiye dayalı modelin uygulanabilirliği kalmamıştır. Eşitler arası bir ilişki modeli sunan sözleşme modeli ve bu modeli hayata geçirecek olan Toplu Sözleşmelere işlevsellik kazandırmak hayatidir. Taraflar, Toplu sözleşme masasını değerli kılacak her türlü fedakarlığı göstermelidir.

Yine 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Yeni Türkiye’yi memurlar boyutunda yönetmek için uygun bir metin olmadığını defaatle ifade etmiştik. Bu kanun için söylenebilecek tek olumlu husus iş güvencesidir. Ancak trajediye bakın ki yalnızca iş güvencesi boyutunda tartışılmaktadır ve diğer hususlar gündeme dahi gelmemektedir.

Yeni Türkiye’nin inşasında bir başka stratejik karar da, Memurların ve onun örgütü Sendikaların siyaset yasağına r son verilmesi kararıdır. Bu yasak anlamsız ve işlevsizdir. Bu yasağın sonlandırılması ile siyasetin insan kaynağı yeniden yapılanacaktır. Siyaset kurumu daha nitelikli insan kaynağına kavuşacaktır. Mevcut durumda siyasetin öznesi siyasi partiler, mekanı/mutfağı bürokrasi, nesnesi ise millet dolayısı ile O’nun mutememmim cüzü memurlardır. Bu yasağın sonlandırılması ile Yeni Türkiye bir ayak bağından daha kurtularak millet ve mutememmim cüzü memurlar siyasetin nesnesi olmaktan kurtularak siyasetin mekanı/mutfağında bulunma şansını elde edecektir ve en önemlisi de siyasetin öznesi olabilecektir. Siyaset kurumu da bürokrasiye bağımlılıktan kurtularak doğru karar alma yeteneğini maksimize edecek karara dayanak verileri bürokrasi ile benzer veri kaynaklarına ve insan kaynağına sahip olan sendikalar üzerinden check etme imkanına kavuşacaktır. 

Siyaset yasağı bahsinde söylenebilecek son şey ise sendikalara belli şartların oluşması halinde yasa önerisinde bulunma yetkisinin tanınmasıdır. Parlamenter rejimde parlamento üyelerine ve hükümete verilmiş olan yasa önerisinde bulunma yetkisi Başkanlık sistemi ile beraber Başkana da tanınacaktır. Bu yetkinin sendikalara da tanınması halinde doğrudan demokrasinin iyi bir örneği olacaktır.

Yeni Türkiye için bir zihniyet devrimine ihtiyacımız var. Bu zihniyet devrimi için ise Yeni Anayasa şart…

Başkanlık ile ilgili görüşlerimiz bir sonraki yazımızda inşallah…

Yorum Yap
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.