Yeni papa Ratzinger'in daha önceki dönemlerde yaptığı açıklamalar Türkiye'ye yönelik önyargılı yaklaşımını ne bir şekilde ortaya koyuyor.
Ratzinger, "Türkiye'nin tarihi ve kültürel bağlamda, öteden beri AB karşısında bir başka kıtanın temsilcisi olduğu"nu savunuyor ve "Türkiye'nin Avrupa ile Arap dünyası arasında bir köprü vazifesi görmesi daha uygundur. Bu ülkenin İslami bir temeli vardır. Dolayısıyla Türkiye Avrupa'dan farklı bir ülkedir" içerikli konuşmalar yapıyor..
Vatikan'ın en önemli kurumlarından Dinsel Öğretiler Kurulu Başkanı Kardinal Joseph Ratzinger, AB'nin temellerinin Hıristiyanlığa dayandığını savunarak, "Türkiye'yi AB'ye kabul etmek hata olur" iddiasında bulundu.
Ratzinger, İtalya'nın Lazio bölgesinde yaptığı konuşmada, Avrupa'ya Türkiye'nin de dahil edilmesinin "vahim bir hata" olacağını öne sürdü.
Kardinal Ratzinger, "Türkiye'nin tarihi ve kültürel bağlamda, öteden beri AB karşısında bir başka kıtanın temsilcisi olduğu"nu da savunarak, "Türkiye'nin Avrupa ile Arap dünyası arasında bir köprü vazifesi görmesi daha uygundur. Kemal Atatürk her ne kadar laik bir Türkiye kurmuş olsa da, bu ülkenin yine de İslami bir temeli vardır. Dolayısıyla Türkiye Avrupa'dan farklı bir ülkedir. Zira Avrupa, her ne kadar bugünkü siyasiler haksız biçimde yadsıma eğiliminde olsalar da Hıristiyanlık temeline sahip laik devletler bütünüdür" diye konuştu.
ABD'den Tepki
The New York Times başyazısında, Avrupalı liderleri, Türkiye'nin Müslüman olduğu için AB'ye alınmamasını isteyen Kardinal Ratzinger'e kulak asmamaya çağırdı.
ABD'nin önde gelen gazetesi The New York Times, Vatikan'ın Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğine engel olmaya çalışarak, sahasının dışına çıktığını yazdı ve AB'yi, Türkiye'nin tam üyeliğinin siyasi yararlarını düşünerek, kilisenin görüşlerine kulak asmamaya çağırdı.
"Türkiye'ye hayır demek" başlıklı bir başyazı yayımlayan gazete, Hıristiyanlığı AB Anayasası'nın nihai taslağına geçirmek konusunda Avrupalı liderleri ikna edemeyen Katolik Kilisesi'nin, Avrupa ile Hıristiyan kimliğini örtüştürmek için yeni bir yol bulduğuna dikkat çekti ve "şimdi Vatikan, Türkiye'nin AB adaylığını engellemek istiyor" dedi.
Kışkırtıcı Kardinal
Katolik Kilisesi'nin en yüksek düzeyli ilahiyatçılarından Alman Kardinal Joseph Ratzinger'in, geçen hafta Le Figaro gazetesine verdiği mülakatta, ezici çoğunlukla Müslüman olan Türkiye'nin, "Avrupa'yla daimi tezatlık içinde bulunduğunu" ve "bu ülkeyi Avrupa'ya bağlamanın hata olacağını" belirttiğini kaydeden The New York Times, şöyle devam etti:
"Başkalarının işine burnunu sokan dünyanın diğer din adamları gibi, Kardinal Ratzinger de, önemli bir siyasi tartışmayı alevlendiriyor. Dinsel farklılıkları siyasi sürecin, kişisel inançları da evrensel değerlerin üzerine çıkarıyor. Ama Kardinal'in son zamanlarda diğer konularda aldığı kışkırtıcı tutumların aksine, AB'nin genişlemesi konusu, Kilise'nin sahasının dışında."
İslam'la sentez
Başyazıda, Kardinal'in, Avrupa'nın Hıristiyan olduğunu, bu nedenle de Türkiye'nin Avrupa'ya ait olmadığını savunduğu da belirtilerek, "Oysa Kardinal, Türkiye'nin AB üyeliğinin olası sonuçlarını dikkate alırken, Hıristiyanlığın en iyi geleneği olan yardımseverlik ile, en iyi Müslüman geleneği olan sosyal adaleti birleştirme potansiyelini vurgulasaydı, bu güzel bir yenilik olurdu" denildi.
Papazların korkusu
Kardinal ve diğer muhafazakar din adamlarının, Türkiye'nin AB'ye girmesi halinde, en çok laiklikten ve Hıristiyan kimliğinin kaybolmasından kaygı duyduğunu vurgulayan The New York Times başyazısında şöyle denildi:
"Kendi siyasi geleceğini AB üyeliğine bağlamış olan Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Kardinal'in yorumlarına omuz silkti. AB de, Aralık'ta Türkiye ile katılım müzakerelerini başlatıp başlatmamaya karar vereceği zaman aynı şeyi yapmalı ve Türkiye'nin üyeliğinin siyasi yararları lehine düşünüp, Kardinal'in görüşlerine önem vermemelidir. Hepimiz, Katolik Kilisesi'nin daha açık görüşlü bir tavır takınmasını umuyoruz."
'Türkiye Araplara katılsın' demişti
Vatikan Dinsel Öğretiler Kurulu Başkanı Kardinal Joseph Ratzinger, Türkiye'nin AB'ye değil Araplara katılması gerektiğini öne sürmüştü. Le Figaro'ya konuşan muhafazakâr dinbilimci, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan Türkiye'nin, geleceğini Hıristiyan kökenli AB yerine, bir İslam ülkeleri örgütünde araması gerektiğini savunmuş ve Osmanlı İmparatorluğu'nun geçmişte Viyana kapılarına dayandığını hatırlatmıştı. Ratzinger, Türkiye'nin her zaman Avrupa için tezat oluşturacağını, Avrupa'ya bağlanmasının hata olacağını ileri sürmüştü.
Vatikan tarafından temmuz ayının sonunda yayımlanan ve feminist ideolojiye karşı savaş açılan bildiride de Ratzinger'in imzası bulunuyordu. "Kilise ve Dünyadaki Erkek ve Kadınların İşbirliği" başlıklı bildiride, feminizmin güç ve cinsiyet eşitliği için verdiği mücadelenin, geleneksel aile kavramına zarar verdiği ve eşcinsel evliliklerinin normal sayıldığı bir ortam yarattığı iddia ediliyordu. Ratzinger, aile yapısındaki bozulmada hükümet politikalarının da etkili olduğunu kaydederek yetkilileri, çalışan kadınların aile sorumluluklarını reddetmeyeceği koşullar yaratmaya çağırıyordu.