Devre arasında yönetim, yoğun eleştirilerin hedefinde olmasına rağmen ihtiyaç duyulan bölgelere 9 yeni transfer yaptı. Kâğıt üzerinde doğru hamlelerdi. Ancak Konya için kağıt değil, saha konuşur. Çağdaş Atan döneminde yaşanan uzun galibiyet hasreti, futbolcuların isteksiz görüntüsü ve sahaya yansımayan ruh, tribünle takım arasına kalın bir duvar örmüştü. O duvar yıkılmadan bu şehirde hiçbir plan işlemezdi.
Ve tam o noktada, Konyaspor hafızasına kazınmış bir isim yeniden sahneye çıktı:
İlhan Palut.
Bu şehir onu tanıyor.
Bu şehir onunla yaşanan başarıları, Avrupa gecelerini, dolu tribünleri unutmadı. Bugün İlhan Palut sadece bir teknik direktör olarak değil; tribünle takım arasında kopan bağı onarmak için kulübeye çıktı.
Maçın sonucu mu?
Skor tabelasında 0-0 yazıyordu.
Ama tribünlerde okunan bambaşka bir şeydi: umut.
Yaklaşık 20 bin taraftar, küskünlüğünü bir kenara bırakarak tribündeki yerini aldı. Uzun zamandır görülmeyen bir atmosfer vardı. Daha da önemlisi, bu kez taraftar “bekleyen” değil, inanmak isteyen taraftı. Çünkü sahadaki Konyaspor; önceki haftaların aksine istekli, tempolu, baskılı ve pozisyon üreten bir oyun ortaya koydu.
Gol gelmedi.
Maç başladığı gibi bitti.
Ama Konyaspor bu kez oyun olarak kazandı.
Süper Lig’in güçlü ekiplerinden Göztepe karşısında sergilenen futbol, doğru dokunuşlarla bu takımın yeniden ayağa kalkabileceğini gösterdi. Taraftar bunu gördü, hissetti ve alkışladı. Çünkü bu şehir futbolu bilir; mücadele eden takımı her zaman bağrına basar.
İlhan Palut’un maç sonrası sözleri de aslında tribünlerin neden dolduğunu özetliyordu:
“Temel hedeflerimizden biri Konyaspor tribünlerini tekrar tıklım tıklım doldurmak. Büyük başarılara imza atmak ve taraftarları heyecanlandıracak bir oyun anlayışı ortaya koymak istiyoruz.”
İşte Konya’nın duymak istediği cümle tam olarak buydu.
Şunu net söylemek gerekiyor:
Bugün tribünlerdeki tepki geçmişin değil, ihmalin sonucuydu. Taraftar sabırsız değildi, taraftar haksız değildi. Taraftar sadece Konyaspor’un ruhuna yakışan bir mücadele görmek istiyordu. Bugün o ruhun ilk kıvılcımı yakıldı.
Bu maç bir başlangıç maçıydı.
İlhan Palut’un dönüşü, yeni transferlerin adaptasyonu ve tribünlerin yeniden dolması… Hepsi birleştiğinde bu şehir tekrar ayağa kalkar.
Bugün umut vardı.
Yarınlar için fazlası da olabilir.