“Yeni bir dünya kurulur ve biz de orada yerimizi alırız”

Mustafa Yiğit

İsmet İnönü’nün   bu ünlü sözünü çok duymuşuzdur.  Bu sözü İnönü ABD Başkanı Lyndon Jhonsan’a yazdığı mektuba karşılık söyler  söyler. Mektubun tarihi  5 Haziran 1964’tür.

Peki bu cevap neden verilmiştir?  O dönem şimdi yaşadıklarımızla çok örtüşmektedir.

Yine ayın şekilde Türkiye üzerinde büyük baskılar vardı. Türkiye’ye yönelik baskı bu sefer Kıbrıs üzerindendir.

Büyük güçlerin  Türkiye üzerinde büyük düşleri her zaman vardı o gün de bu gün de var olmaya devam edecek.

Dün Sevr’di bugün başka başka emperyal dayatmalar söz konusudur…

İttifakların adı değişmiştir, ancak hedefleri değişmemiştir…

Türkiye bu bölgenin, bu coğrafyanın ve mazlumların sözcüsü olmaya devam ettiği sürece de değişmeyecektir.

Mağripli ünlü sosyolog İbni Haldun’un sözüyle “Coğrafya kaderdir” ve biz bu kaderimizle yaşamak zorundayız.

Hem tarih hem coğrafya bizi buna mecbur kılmıştır.

Bu öyle hayıflanacak bir mecburiyette değildir…

Bu aynı zamanda büyük bir onurdur.

İşte, Bu mektup da  o gün  Batılıların o düşlerine verilen en önemli cevaplardan biridir.

Çok ses getirmiş, Türkiye’nin önemini ve tarihi duruşunu en iyi şekilde anlatmıştır.

Bu cevabın öncesi vardır.

İnönü, Time dergisine demeç verir. Batının ittifak anlayışını sorgular.

Demeç Milliyet’te geniş yer bulur.

Gazetenin öne çıkardığı söz işte bugün konuştuğumuz o meşhur sözdür: “Yeni şartlarla yeni bir dünya kurulur. Türkiye de bu dünyada yerini bulur.”

Tarih: 16 Nisan 1964. Yani Johnson mektubundan 1,5 ay kadar öncedir.

Mektuptan önce bu cevap aslında TİME dergisi röportajında verilmiştir büyük güçlere…

Evet o gün de tıpkı bugünkü gibi Türkiye’yi bölmeye çalışmaktadırlar.

O gün de içeride ve dışarıdaki Türkiye düşmanı lobiler hareket halinedir.

Ancak devlet  o gün de bugün de hiç değişmemiştir.
Gerekli yerlere gerekli mesajlar  verilmiştir.

Türkiye büyük ve güçlü bir ülkedir.

Kimse bu büyüklüğe gölge düşüremez, kimse bu büyüklüğü dikkate almadan politikalarını belirleyemez.  Dünyada yaşanan gelişmeler bunu her gün yeniden teyit etmektedir.