Yeme Bozuklukları

Ali Şeker

Bazı insanlar için yemek, sadece yemek değildir.

Bir ihtiyaçtan çok, kontrol edilmesi gereken bir alan, bastırılan duyguların sessiz sahnesi, bazen de kendilik algısının merkezine yerleşen bir mücadele alanıdır.

Yeme bozuklukları, dışarıdan çoğu zaman “yeme davranışı” gibi görünse de, içeride çok daha derin bir psikolojik sürecin yansımasıdır.

Burada mesele sadece kilo ya da beslenme değildir.

Mesele, duygularla, kontrolle ve benlik algısıyla kurulan ilişkinin bozulmasıdır.

Anoreksiya Nervoza

Anoreksiya nervoza, kişinin kilo alma korkusu ve beden algısındaki çarpılma ile karakterize bir yeme bozukluğudur.

Kişi çoğu zaman çok zayıf olmasına rağmen kendini olduğundan daha kilolu algılayabilir ve bu algı üzerinden yoğun bir kontrol ihtiyacı geliştirebilir.

Kısıtlayıcı tip

Bu alt tipte kişi yeme miktarını ciddi şekilde sınırlar. Kalori kontrolü, seçici beslenme ve aşırı kısıtlama ön plandadır. Amaç genellikle “kontrol hissini” sürdürmektir.

Tıkınırcasına / çıkarma (purge) tip

Bazı dönemlerde kısıtlama kontrolü bozulabilir ve tıkınırcasına yeme atakları görülebilir. Ardından bu davranışın yarattığı kaygıyı azaltmak için telafi edici davranışlar (örneğin çıkarma davranışları) devreye girebilir.

Bulimiya Nervoza

Bulimiya nervozada temel döngü “tıkınırcasına yeme” ve ardından gelen telafi davranışlarıdır.

Kişi kısa sürede kontrolsüz şekilde yüksek miktarda yiyecek tüketebilir. Bu durum genellikle yoğun bir duygusal boşalma ya da kontrol kaybı hissiyle birlikte yaşanır.

Purge tip

Telafi davranışları (çıkarma, aşırı egzersiz gibi) belirgindir.

Non-purge tip

Telafi davranışları daha çok aç kalma, yoğun egzersiz ya da benzeri davranışlarla görülür.

Bu döngü çoğu zaman gizli ilerler ve kişi dışarıdan “normal besleniyor” gibi görünebilir.

Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu

Bu tabloda kişi tekrarlayan şekilde tıkınırcasına yeme atakları yaşar.

Bulimiyadan farklı olarak bu ataklardan sonra düzenli telafi davranışları görülmez.

Yeme davranışı genellikle hızlıdır, kontrol kaybı hissi yoğundur ve sonrasında suçluluk, utanç ve rahatsızlık duyguları baskın hale gelir.

Burada yemek, çoğu zaman duygusal regülasyonun bir yolu haline gelir.

OSFED (Diğer Spesifik Beslenme ve Yeme Bozuklukları)

Bazı durumlar anoreksiya, bulimiya ya da tıkınırcasına yeme bozukluğu kriterlerini tam karşılamaz ama yine de klinik düzeyde belirgin bir yeme davranışı sorunu vardır.

OSFED, bu “klasik kalıplara tam uymayan ama klinik olarak önemli olan” tabloları kapsar.

Yani görünüm farklıdır ama temel sorun çoğu zaman yine benzer eksenler etrafında döner: kontrol, beden algısı ve duygusal düzenleme.

Yeme bozuklukları, “irade zayıflığı” ya da “dikkat çekme davranışı” değildir.

Bunlar çoğu zaman kişinin duygularını düzenleme, kontrol etme ve kendini ifade etme biçimlerinin bedene yansımasıdır.

Yemek, burada beslenme işlevinin ötesine geçerek psikolojik bir düzenleme aracına dönüşür.

En önemli adım, yeme davranışını sadece fiziksel bir mesele olarak görmemektir.

Tıbbi değerlendirme her zaman önemlidir; ancak yeme bozuklukları çoğu zaman psikolojik ve davranışsal bir bütünlük içinde ele alınmalıdır.

Multidisipliner yaklaşım (psikiyatri, psikoterapi, diyetetik ve gerektiğinde aile çalışmaları) en etkili yoldur.

Amaç kişinin “yemekle savaşını kazanmak” değil, yemekle kurduğu ilişkiyi yeniden düzenlemektir.

Yeme bozukluğu yaşayan bir insan “iradesiz” değildir.

Sadece kontrol etmeye çalıştığı alan, fark edilenden çok daha derindir.

Ve belki de en önemli gerçek şudur:

Bazen insan yemekle değil…

yemek üzerinden kendisiyle konuşur.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.