Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin 25 Mart 2009'da hayatını kaybettiği şüpheli helikopter kazasıyla ilgili yürütülen soruşturmada çok çarpıcı detaylara ulaşıldı. Güvenlik birimlerinin hazırladığı yeni bilgi notu; kaza bölgesindeki savaş uçaklarının hareketliliği, hava mahrem imamlarının olay öncesi ve sonrasındaki gizemli görüşme trafiği ve kan donduran ByLock mesajları ile olayın arkasındaki FETÖ bağlantısını gözler önüne seriyor.
Helikopteri Savaş Uçakları mı Düşürdü?
Soruşturma dosyasında yer alan güvenlik raporlarına göre, helikopterin kırıma uğradığı anlarda bölgede üç savaş uçağı uçuş yapıyordu. Amasya'dan kalkan iki F-16'nın yanı sıra, Malatya Erhaç Havalimanı'ndan havalanan bir F-4 savaş uçağının radar kayıtlarında bir süreliğine kaybolduğu saptandı. Radardaki bu kaybolmanın; radarın kapatılması, ani irtifa değişikliği veya alçak uçuş kaynaklı olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Devlet Denetleme Kurulu'nun (DDK) geçmiş raporlarında da işaret edildiği gibi, jetlerin oluşturduğu şiddetli hava basıncının bilinçli veya bilinçsiz olarak helikopterin düşmesine yol açmış olabileceği değerlendiriliyor.
F-4 Pilotundan Adil Öksüz'e Uzanan Karanlık Ağ
Kaza esnasında bölgede olduğu düşünülen F-4 savaş uçağının pilotlarından Ali Armağan, kazadan sadece 5 gün önce Malatya'ya gitmişti. İlerleyen yıllarda FETÖ üyeliğinden hüküm giyerek hapis yatan Armağan'ın, 2010 yılından itibaren operasyonel hat kullanarak FETÖ'nün sivil imamı Adil Öksüz ile yoğun bir irtibat kurduğu tespit edildi. Hatta Adil Öksüz'ün evinde bulunan, örgüt elebaşı Fetullah Gülen'e ait bir kitabın üzerinde Ali Armağan'ın eşinin parmak izlerine rastlanması, bu karanlık bağı daha da somutlaştırdı.
Olay Öncesi ve Sonrası Şüpheli Mahrem İmam Trafiği
Dosyadaki en sarsıcı bulgulardan biri de kazanın hemen öncesi ve sonrasında yaşanan olağandışı seyahat trafiği. Dönemin İstanbul Hava Mahrem İmamı Erol Sağlam'ın kazadan 4 gün önce Malatya'ya giderek buradaki mahrem imam Ali Cingitaş ile buluştuğu belirlendi. Bu ikilinin ortak irtibatı olan Cağfer Sarıkaya ise, 15 Temmuz'un kilit isimleri Harun Biniş ve Adil Öksüz ile birlikte kazadan sadece iki gün önce ABD'ye uçtu.
Kazanın hemen sonrasında ise Malatya'daki mahrem imam Ali Cingitaş'ın İstanbul'a geçerek, daha önce hiçbir iletişimi olmayan Akıncı Üssü'nün sivil yöneticisi Kemal Batmaz ile yüz yüze görüşmesi, yetkililer tarafından oldukça şüpheli bulundu.
ByLock İtirafları ve Gülen'in Kan Donduran Talimatı
Soruşturmada ele geçirilen ByLock yazışmaları, olayın bir kaza değil, planlı bir suikast olduğuna dair güçlü şüpheler barındırıyor. Örgütün üst düzey sorumlularından Mehmet Durakoğlu ile Ömer Hakan Kısıkkaya arasındaki bir mesajlaşmada, "Yazıcıoğlu hadisesi" üzerine İstanbul'da acil bir heyet toplandığı ve durumun "Tereyağından kıl çeker gibi halledildiği" ifadeleri yer alıyor. Aynı mesajda elebaşının bu durumu "Sürecin en sıkıntılı hadisesiydi" sözleriyle değerlendirdiği aktarılıyor.
Örgütten ayrılan Abuzer Dilekçi'nin emniyete verdiği ifade ise suikast talimatının en tepeden geldiğini iddia ediyor. Dilekçi'nin anlatımına göre; Muhsin Yazıcıoğlu'nun örgütün yanında yer almayı reddetmesi ve aleyhinde kullanılabilecek hiçbir açığının bulunamaması üzerine, Fetullah Gülen bizzat "Ortadan kaldırın" talimatı verdi.
Tüm bu yeni bulgular ışığında genişletilen soruşturmada, gözaltına alınan 29 şüphelinin sorgusu devam ediyor. Adli makamlar, Türkiye tarihindeki bu karanlık olayın üzerindeki sır perdesini aralamak için FETÖ'nün mahrem yapısına yönelik incelemelerini derinleştiriyor.