Yaş 10; yolun neresi?

Yaş 10; yolun neresi?

Ünlü şair Cahit Sıtkı Tarancı ne de güzel söylemiş, “yaş 35 yolun yarısı” diye…

Gençlik yıllarında, hatta lisede o doyumsuz aşkları yaşarken, bu şiirin şarkısını da bir başka duygu ile dinlerdim.

Şimdi kendime göre, “İnşallah çalışacağım son basın kuruluşu olur” diyerek kapısından adımımı attığım Memleket Gazetesi’nde 10. yılımıza girmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Yıllar basın kuruluşları için tıpkı bir insanın yaşı gibidir. Her yaşın kendine has güzelliği, coşkunluğu ve olgunluğu vardır. 10 yaşındaki bir çocuk nasıl hayata yeni başlamış ve dünyaya o tertemiz penceresinden bakıyorsa biz de onuncu yılına adım atan bir gazete olarak yerinde duramayan bir çocuk gibi hareketliyiz ve girdiğimiz her yolda mutluluğu, başarıyı arıyoruz. Aslında 10 yıl bir basın kuruluşu için çok yenidir; ama bir dönüm noktasıdır.

Gazeteciliğin iğne ile kuyu kazmak gibi bir şey olduğuna inanırım. Bir basın kuruluşunda ister patron olun isterse muhabir olun hayatınız her gün her saat sizin topluma tohum atmanız gibidir. Yani siz hep verici olmak zorundasınız. Siz herkese yardımcı olmak zorundasınız. Gözünüz kapalı herkesin elinden tutmak, insanları kucaklamak zorundasınız.

Bir de olaya tersten bakalım kan kaybederken iğnenin ucu gibi damla damla erirsiniz. Yani nasibinizde ve kaderinizde büyümek varsa milim milim zirveye doğru tırmanırsınız ama yanlışlarınızla inişteyseniz o da aynı şekilde adım adım olur. Zirveye ulaştığınız zaman o sert rüzgârı hissettiğiniz anda yükseklerde dolaştığınızı anlarsınız veya ne zaman acı sonla duvara toslarsanız o da sizin tükenişiniz demektir.

İşte bizim mesleğimiz bir ipteki cambaz gibi her adımı, her cümlesi sıkıntılıdır. Sonu ya mutluluk ya da hüsran olabilecek şekilde geçen bir ömürdür.

Memleket Gazetesi olarak geriye dönüp baktığım zaman o ilk günlerde büyük patron Adem Alemdar, paranın patronu İsmail Alemdar ve bu isimlere ağabeylik yapmak için sürekli koşturan Hasan Alemdar vardı. Allah’a şükür geride kalan 9 yılın ardından Memleket’in üst yönetiminde hiçbir değişiklik olmadan zirveye doğru koşuyoruz. Yine o günlerde bir tek muhasebe ile uğraşan Salim Kuzu kardeşimiz, bir de tahsilat için motoruyla koşturan Muhammet Yavuz… Oysa bugün onca genç kardeşimiz bizimle birlikte mesai harcıyor, gazeteyi her geçen gün bir adım öteye taşımanın gayretini veriyor.

Gazetenin çıktığı o ilk büroyu hatırlıyorum da; acı ile tebessüm etmeye çalışıyorum. Numune Hastanesi’nin otoparkına bakan bir daire. Şehrin valisinden belediye başkanlarına, iş adamlarından vefalı dostlara herkes oraya koşuyordu. Bugün ise gururla hatta biraz da övünerek kendimize ait gazete binamızın tüm odalarını dostlarımıza gezdirirken geçmişimizi hatırlıyor ve geldiğimiz noktaya şükrediyoruz.

Memleket bugün sadece bir gazete değil yayın grubu olarak günlük üç gazetesi, haftalık bir gazetesi, aylık dergisi, iki ayda bir yayınlanan ekonomi dergisi, sayısız sektör dergileri ile kendisini sürekli geliştiren internet sayfası ve belki de unuttuğum yayınları ile yaşına boyuna bakmadan bir basın devi olma yolunda koşuyor

Farkındayım zaman zaman da öyle hızlı koşuyor ki bu sürat başımızı döndürüyor; ama hep şükrediyorum ki Cenab-ı Allah’ım aklımızı başımızdan almasın, başımızı öne eğecek hatalar yaptırmasın.

Yine duam bir on yıl sonra da yine burada olabilmek. Elbette böyle bir istek ne kadar gerçekçi ve samimi olur bilemeyiz. Ama biz isteyelim ve inanalım. Gerisi de Allah’tan diyelim.

10 yıl sonra yine böyle bir yazı yazabilmek ümidi ile önce patronumuz Adem Alemdar’a, sonra sırasıyla benim gibi zor bir adamı çeken ve çalışan mesai arkadaşlarıma ve tabiî ki velinimetimiz olan dostlarım ve okurlarımıza sonsuz saygı ve şükranlarımı sunuyorum. 

Yerel Haberleri

MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?
ARANAN ŞAHISLARA SIKI TAKİP
BİR İLÇE SULAR ALTINDA
KONYA'NIN SU GÜVENLİĞİ