Trafikte yaşanan tartışmalar, çoğu zaman sözlü sataşmaların ötesine geçerek cezai sorumluluk doğurabiliyor. Özellikle bir kişiyi hedef alarak sürekli korna çalmak, Yargıtay içtihatlarına göre yalnızca bir trafik kuralı ihlali olarak görülmüyor.
Yargıtay, bu tür eylemleri rahatsız edici, küçük düşürücü ve huzur bozucu nitelikte kabul ederek, somut olayın özelliklerine göre hakaret suçu kapsamında değerlendirebiliyor.
“Korna yalnızca uyarı amacıyla kullanılabilir”
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Burak Evci, trafikteki agresif davranışların hafife alınmaması gerektiğini belirtti.
Evci, “Yargıtay’a göre korna yalnızca uyarı amacıyla kullanılabilir. Bir kişiyi hedef alarak, kasıtlı ve ısrarlı biçimde korna çalmak, karşı tarafı rencide edici nitelik taşıyorsa hakaret suçunu oluşturabilir” dedi.
Evci ayrıca, kısa süreli uyarı ile öfke amacıyla yapılan sürekli korna arasında hukuken ciddi fark bulunduğunu vurguladı.
Trafikte öfke, mahkeme salonuna taşınabiliyor
Bu tür davranışların yalnızca ceza davalarına değil, aynı zamanda manevi tazminat taleplerine de konu olabildiğini belirten Evci, şunları kaydetti:
“Direksiyon başında yapılan her hareket hukukun denetimi altındadır. Trafikte öfkeyle yapılan bir davranış, kişiyi sanık sıfatıyla mahkeme salonuna taşıyabilir. Öfke kontrolü, artık sadece ahlaki değil, hukuki bir zorunluluk haline gelmiştir.”