'Yargı, milletin ön bahçesi olacak'

Başbakan Erdoğan, yargıyı 'birilerinin arka bahçesi' olmaktan çıkaracaklarını söyledi.

Erdoğan, "(Onama mı istersin, bozma mı) diyerek belli çevrelerin arzusuna göre karar veren bir yargıdan, vicdanıyla karar veren bir yargıya geçişi tamamlayacağız" ifadelerini kullandı...

Başbakan Tayyip Erdoğan, tahliye iddialarıyla gündeme gelen yüksek yargıyı ağır bir dille eleştirdi. Yargıyı birilerinin arka bahçesi olmaktan çıkaracaklarını belirten Erdoğan, "(Onama mı istersin, bozma mı) diyerek belli çevrelerin arzusuna göre karar veren bir yargıdan, vicdanıyla karar veren bir yargıya geçişi inşallah tamamlayacağız" diye konuştu.

Kararı hükümet mi verdir?

Erdoğan, AK Parti Genel Merkezinde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları toplantısındaki konuşmasında, Hizbullah sanıklarının tahliyesiyle ilgili hükümetin hedef alınmasından yakındı. Başbakan, "Bu tahliye kararlarını hükümet mi verdi? Bu tahliye kararlarını yargı verdi. Bakın, aynı yargı, benimle ilgili 24 saatte dosyayı Diyarbakır'dan alıp Ankara'ya getirebildi. Aynı yargı 5 gün içerisinde Sayın Erbakan ile ilgili kararı anında dosyaya getirtip verebildi. İşlerine geldiği zaman böyle oluyor.

1 ay önce verebilirlerdi

Aynı zamanda isimlerini vermeye bile gerek görmüyorum ama biliyorsunuz meşhur Erzincan dosyası, vs. Bunlar süratle yürütülebildi" ifadelerini kullandı. Erdoğan, Hizbullah'la ilgili kararın 1 ay önce verilebileceğine dikkat çekti. Erdoğan, son 4 yılda 5 kez, hakim ve savcı alımları için yürütmeyi durdurma karan verildiğini hatırlatırken "Sonra da çıkıyorlar, iş yükümüz fazla, personelimiz az diyerek hükümeti suçlama yoluna gidiyorlar" eleştirisinde bulundu.

Almanya bizden özür dilemeli

Başbakan Erdoğan, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Türkiye'yi Kıbrıs'ta işgalci olarak niteleyen açıklamalarına sert cevap verdi. Merkel'in sözlerinin Türk tarafını rencide ettiğini vurgulayan Erdoğan şu ifadeleri kullandı:

"Bunlar tarih bilgisinden yoksun ve bizzat Sayın Merkel'in önceki ifadeleriyle aleni şekilde çelişen açıklamalardır. Almanya Başbakanı, Kıbrıs meselesine ne kadar Fransız kaldığını göstermiştir. Almanya Başbaka-nı'nın, Almanya içinde Türkler üzerinden yürüttüğü popülist siyaseti şimdi Kıbrıs'a kadar taşıması, özellikle Türkler aleyhine açıklamalarla Rum kesimine şirin görünme çabaları son derece manidardır. Bu tavır ve açıklamalar, uzak görüşlü, vizyon sahibi bir lider görüntüsü vermemektedir. Sayın Merkel'in tarih bilgisini gözden geçirmesini ve adada uzlaşma için her türlü fedakarlığı gösteren Türk tarafından özür dilemesini beklediğimizi de ifade etmek istiyorum.''

Kıbrıs ile ilgili süreci takip eden liderin Angela Merkel olmadığını belirten Erdoğan, kendisinin bu süreç içinde yer aldığını hatırlatarak şunları kaydetti:

''Eğer halef-selef olduğu Sayın Schröder'in yazdığı eseri okuma zahmetinde bulunursa burada Türklere karşı ne denli ahlaksızca davranıldığını, o süreci yaşayan lider olarak Schröder ifade ediyor. Verilen sözlerin nasıl yerine getirilmediğini Schröder çok açık ve net ifade ediyor. Sayın Schröder'i kahve içmeye davet ederse süreci öğrenmiş olur. Bur-genstock'u biz yaşadık Merkel yaşamadı."

Annan raporunun hala açıklanmadığını belirten Erdoğan, BM ve AB'nin bu noktada sorumlu olduğunu vurguladı.

Kıbrıs'tan bir gram alamazsınız

Başbakan Erdoğan, hâlâ Türk kesiminden taviz istendiğini dile getirdi. Başbakan şöyle devam etti: ''Hala suçlu aranıyor, hala Türkler versin, Türkiye versin... Kusura bakmayın. Bütün olumlu yaklaşım şu ana kadar Türklerden gelmiştir, Türkiye'den gelmiştir. Biz garantör ülke olarak görevimizi yaptık ve Kuzey Kıbrıslı Türk soydaşlarımız da ellerinden geleni bugüne kadar yaptılar. Ama bizden kalkıp da bu noktada anlaşmalar çerçevesinde olmayan şeyler istenecek olursa burada hiçbir zaman bunu bulamayacaksınız. Kuzey Kıbrıs'tan bu noktada bir gram alamazsınız, vermeyiz. Bunu bileceksiniz. AB'ye Türkiye'yi alalım, bunun karşılığında Kuzey Kıbrıs'tan şunları koparırız... Bunu bekliyorsanız, kusura bakmayın bunu da alamazsınız. Çünkü biz her zaman söyledik, Kıbrıs olayını siyasi istismar konusu yapmayız, yaptırtmayız.''

Sekiz yıldır kimin içkisine karıştık?

Başbakan Erdoğan, her seçim öncesi tezgaha çirkin oyunların sürüldüğünü söyledi. Tütün ve alkol konusundaki düzenlemelerin 'içki yasağı' şeklinde yansıtıldığını hatırlatan Erdoğan şöyle konuştu: ''8 yıldır, en küçük, en marjinal hadiseler büyütülerek adeta bir rejim meselesine dönüştürülüyor. Birileri, ısrarla ve inatla bize gizli niyetler, gizli hedefler, gizli ajandalar izafe ediyor.

Tıksırıncaya kadar içiyorlar

8 yıldır hangi özgürlüğü kısıtladık? 8 yıldır kimin yaşam tarzına müdahale ettik? Kimin yaşamına, giyimine kuşamına müdahale ettik? Herkes istediği gibi giyiniyor, istediği gibi eğleniyor, istediği gibi içiyor, hangisine dedik ki, sen ne kadar viski içiyorsun, şarap içiyorsun, ne kadar bira tüketiyorsun? Böyle bir derdimiz oldu mu? Iksırıncaya tıksırıncaya kadar içiyorlar..." Erdoğan, muhafazakar olduklarını ve aile değerleri ile tarihi şahsiyetlerin kendileri için önemli olduğunu da sözlerine ekledi.

Ucube için 'Kral Çıplak' dedim

Erdoğan 'ucube' olarak nitelediği Kars'taki heykelle ilgM tavrını sürdürdü. Erdoğan, "Kralın çıplak olduğuna işaret ettim. Gözü olan iz'anı olan herkes güzelle çirkin^ estetikle ucubeyi birbirinden ayırataür Bunun için, ille de asil bir aileden gelmeye, sırça saraylarda büyümeye gerek yok" dedi.

Erdoğan, ardından muhalefetin tavrını eleştirdi. Sadece siyasi muhalefetin değil, sivil muhalefetin de edebi, terbiyeyi, üslup ve erkanı terk ettiği bir süreçten geçtiklerini vurguladı. Bu kesimlerin sadece milletin siyasi tercihlerini değil, milletin beğenilerini, değerlerini, estetik anlayışına da hakaret ettigo ileri sürdü.

Politika Haberleri

Hakem Sınavları ve Atamalarda Şaibe İddiası
KABİNE SONRASI FON AÇIKLAMASI
Numan Kurtulmuş: "Netanyahu, saldırganlığını tüm dünyaya göstermiştir"
GÜNEYDEN GELEN KONYA'YA GİRMEYECEK
YURT DIŞINDAN 714 SUÇLU İADE EDİLDİ